Salih amel, yani Allah
(c.c)'ın Kur'an'da belirlediği işleri yapmak ilahi ihsan'ın ta kendisidir. Çünkü, zaten
ihsan, iyi işler yapmakla elde edilir.
Hasen ve doğru işler de,
Allah
(c.c) ve Rasûlü'nün (s.a.v) sevdiği şeylerdir.
Bunlar da, yukarda belirttiğimiz
gibi, Allah
(c.c) ve Rasulü'nün (s.a.v) vacib veya müstehab olarak insana yüklediği vazifeler,
emirler manzumesidir.
Kur'an-ı Kerim'de ve sahih hadislerde,
yani sünnette bulunmayan, sonradan heva heveslerine bağlı insanlar tarafından
uydurularak dine sokulan bid'atlara gelince:
Söyleyen söylemeye, yapanlar
yapmaya devam etselerde asla meşru olamazlar.
Çünkü şeriata aykırı her şey
yasaktır İslam dininde.
Allah
(c.c) ve Rasûlü (s.a.v) bunların hiç birini sevmez. Böyle olunca
da,
bid'atlar
ne hasenattan, ne de iyi
işlerden sayılmazlar.
Nasıl ki fuhuş ve zulüm gibi caiz olmayan
(yasaklanmış)
bir fiili işleyen kimse, hasenat ve salih amel
yapmış sayılmazsa...
Yüce Allah mealen şöyle
buyurmaktadır:
"Rabbine ibadet ve itaat
ederken, kimseyi ortak koşmasın O'na"
(Kehf: 18/110)
Yine mealen:
"Bütün varlığını Allah'a
teslim etti, tamamen O'na yöneldi"
Bu ayeti kerimede dini sadece
Allah
(c.c)'a ait kılma anlamı vardır. Din yalnız Allah
(c.c)'ındır.
İhlas ve samimiyet hususunda
Hattab'ın oğlu
Ömer (r.a.) şunu söylemektedir:
"
Allahım! amelimin (işlerimin)
hepsinde beni samimi kabul et, ihlaslı kıl. Bütün yaptığım işleri yalnız senin
için yapmama izin ver,
başka hiç kimseye ondan pay
düşürme!..."
İyazoğlu Fudayl Yüce
Allah'ın:
"O hanginizin daha güzel
amelde bulunacağını sınamak
(imtihan etmek) için ölümü dirimi de yaratandır"
(Mülk: 67/2)
Ayeti kerimesini şöyle
açıklamıştır:
"Âyette
geçen amelce en güzel demek, "amelin
en
ihlâslı (halis)
ve en
doğrusu" demektir".
O'na sordular:
En
ihlâslı
(halis) ve en doğru amel ne demektir?
Fudayl şöyle cevap verdi:
" Bir amel ne kadar ihlâslı olsa da,
doğru olmayınca kabul olunmaz.
Doğru olup da ihlâslı
olmasa yine makbul (kabul) olmaz.
Ancak, hem ihlâslı ve hem de
doğru olduğu zaman Allah
(c.c)
katında makbul (kabul) olur.
İhlâslı amel, amelin yalnız
Allah
(c.c) için yapılmış olmasıdır;
Doğru amel ise sünnet üzere (sünnete
uygun)
işlenmiş
(yapılmış)
amellerdir."
(İşte şu âyette
kastedilen mânâ budur)