Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kulliyatlar - Be Inci Sebep - Raful Melam

 

بســـم الله الرحمن الرحيم

 

Beşinci Sebep

 

Hadis, müctehide ulaşmış ve sahih telâkki edilmiş olur da müctehid sonradan bu hadisi unutur. Bu hal kitap ve sünnet hakkında vârid olmuştur.

Hz. Ömer (r.a.)'in şu kıssası bunun canlı örneklerindendir.

Hz. Ömer (r.a.)'e:

"Yolculuk halinde cünüp olan ve su bulamayan bir adam ne yapar?" diye sorulduğunda:

"Suyu buluncaya kadar namaz kılmaz." diye cevap verir.

Yasir oğlu Ammar (r.a.):

"Ey müminlerin emiri, hatırlamıyor musun? Seninle ben devede (seferde) idik. İkimizin de yıkanmamız gerekti. Ben -hayvanın yuvarlandığı gibi- yerde yuvarlandım, sen ise namaz kılmadın. Durumu Rasûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem)   anlattım, şöyle buyurdular:

"Sana şöyle yapman yeterdi..."

Peygamberimiz tarif için ellerini yere dokundurdu yüzünü -ve bir daha dokundurarak- elleriyle birlikte kollarını meshetti.

Ömer (r.a.):

"Allah'tan kork ya Ammar!"

"İstersen bu hadisi nakletmem?"

"Hayır, istediğini yapmakta seni serbest bırakıyoruz."

İşte bu örnekte Hz. Ömer (r.a.) şahidi olduğu bir sünneti unutuyor ve ona aykırı fetva veriyor. Ammar (r.a.) kendisine hatırlattığı halde hatırlıyamıyor. Fakat Ammar'ı da yalanlamıyarak ona hadisi nakletmesini emrediyor. (Hadisi, Müslim  tamamiyle. Buhari, sünen sahipleri ise buna yakın kısa lafızlara rivayet etmişlerdir.)

Bundan daha yerinde bir örnek de şudur:

Hz. Ömer (r.a.) halka hitabederek şöyle demişti:

"Her kim Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in zevce (eş) ve kızlarına verilenden daha çok mehir verirse kabul etmem (mehri sahibine iade ettiririm.)"

Bu hitabe üzerine bir hanım kalkıp dedi ki:

"Ey müminlerin emiri, Allah'ın verdiği bir şeyden bizi niçin mahrum ediyorsun?"

Hanım devamla şu âyeti okudu:

"Bir kadından ayrılıp diğeriyle evlenmek istediğinizde, kadına kantarla altın vermiş olsanız bile hiçbir şeyi geri almayın" (en-Nisa: 20)  

Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a.) kendi görüşünden vazgeçerek hanımın görüşünü kabul etti. Büyük halife bu âyeti biliyordu, fakat hüküm sırasında (hitabeti sırasında) unutmuştu.

Yine rivayet edildiğine göre:

Cemel savaşında Hz. Ali, Zübeyr (r.a.)'a, Rasûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in ikisine ait olan bir ahdini (sözünü) hatırlatmış, bunun üzerine Zübeyr (r.a.) savaşı terketmişti. (savaştan vazgeçmişti.)

Bu çeşit olaylar selef ve halefte çok kere vaki olmuştur.

 

İÇİNDEKİLER