Kulliyatlar - 2. Sayfa - Ibrahimtenekeci
1876-77 yıllarında Osmanlı ile Rusya arasında cereyan eden 93 Harbi, milletimiz için telafisi mümkün olmayan kayıplara neden olmuştur. Devletimiz, hem geniş ve zengin arazileri düşmana kaptırmış, hem de ekonomik açıdan çok zor bir döneme girmiştir. (Osmanlı’yı yıkan savaş, Birinci Cihan Harbi değil, 93 Harbi’dir.)
93 Harbi’ni ayrıntılarıyla bilmek isteyenlere Mehmet Arif Bey’in Başımıza Gelenler isimli eserini tavsiye edip konumuza devam edelim. (İz yayınları)
Osmanlı devleti, savaşa hazırlanmak için gerekli parayı bulamamış, o yüzden çok sıkıntı çekmiş, Galata tefecilerinden yüksek faiz oranlarıyla borç almak zorunda kalmıştır.
Rusya ise savaş için gerekli kaynağı on yıl önce bulmuş ve hazırlıklarını bu parayla yapmıştır.
Peki, Rusya bu kadar büyük parayı nereden bulmuştur?
Amerika Birleşik Devletleri’nin haritasına bakacak olursanız, Alaska’nın, bu ülkenin en büyük eyaleti olduğunu görmekte zorlanmazsınız. Zaten Alaska, “Büyük Arazi” anlamına geliyor.
Yüzölçümü 1.518.769 kilometre kare. Türkiye’nin neredeyse iki katı...
Bu eyalette 1.800 ada, 3 milyon göl ve 3.000 nehir var. Zengin orman kaynaklarını da unutmayalım.
Alaska’nın en önemli gelir kaynağı deniz ürünleri olarak bilinmesine rağmen, petroldür.
Rusya, işte böyle muazzam bir kara parçasını, 1867 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’ne 7.200.000 Dolar karşılığında satmıştır.
Görünen o ki, Rusya, sırf Osmanlı’yı yenmek için bu satışı gerçekleştirmiştir.
Böylece, Amerika Birleşik Devletleri’nin 93 Harbi’ne etkisi büyük olmuştur.
O yıllarda, özellikle Doğu Anadolu ve Kilikya bölgesinde Amerikalı misyonerlerin cirit attığını, Ermenileri ve Süryanileri örgütlemek için okullar açtığını da dikkate alırsak, bir ekip çalışmasının olduğunu bile söyleyebiliriz. Bu, komplo teorisi falan olmaz.
1870 ile 1914 arasındaki süreci biraz araştırdığımız zaman, Amerika Birleşik Devletleri’nin Osmanlı’ya ciddi haksızlıklar yaptığını ve büyük oyunun bir parçası olduğunu görüyoruz. Bahriye Nazırı ve 4. Ordu Kumandanı Cemal Paşa’nın hatıralarını (Arma yayınları) okursanız, bu gerçeği daha açık görürsünüz.
Amerika, bir anlamda, Alaska’yı Ruslardan alarak, bir taşla üç kuş birden vurmuştur. Hem büyük bir toprak parçasını sınırlarına dahil etmiş; hem Ruslara Osmanlı’yı yenmek için gerekli kaynağı sağlamış; hem de Osmanlı gibi bir cihan devletini saf dışı kalmasını sağlayıp yerine kendisi geçmiştir.
Yunan ordusunu İzmir’e çıkaran donanmada Amerikan gemilerinin olduğunu da, bu devletin hala Lozan’ı imzalamadığını da, şu günlerde Montrö’yü delmeye çalıştığını da hesaba katalım.
Sonra oturup Amerika Birleşik Devletleri’nin bizim mi, yoksa bir başkasının mı “stratejik ortağı” olduğunu düşünelim.
Bunu hükümetimizin üyeleri de düşünsün.
İslami Okul Okulların En Önemlisi