Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Derdimizi başkalarına seçtirmek - Ibrahimtenekeci - 5. Sayfa

Derdimizi başkalarına seçtirmek.

Bilmiyorum, siz de farkında mısınız? Türk halkı ne zaman dikkatini milli bir meseleye veya eski topraklarına (Filistin, Irak vs) odaklasa; dikkatimizi dağıtacak, bakışları tekrar aynaya çevirecek bir şey mutlaka oluyor.

Mesela, Amerika’nın Afganistan ve Irak politikasına güçlü itirazların yükseldiği bir dönemde, Levent ve Beyoğlu’ndaki hedeflere “terörist saldırılar” olmuştu. Sonuç malum.

Durduk yerde çıkan veya çıkarılan ekonomik krizleri de buna bağlıyorum.

İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yaptığı insanlık dışı saldırılardan sonra, Türk halkı, adeta tek vücut olmuş, İsrail’in Müslümanlara yaptığı zulme odaklanmıştı. Sağcı ve solcu, Sünni ve Alevi, Türk ve Kürt, aynı anda meydanlara inip İsrail’i lanetlemişti. Bir anlamda, İsrail konusunda “toplumsal mutabakat” sağlanmıştı.

Öyle ki, hassasiyeti en zayıf gazeteler bile, bir şeyler yapmak zorunda kaldı. Çünkü okuyucu tepkisini hafife alınacak bir şey değildir. Mesela Hürriyet gazetesinin internet sitesini dolaşırken, bir okuyucudan gelen şu soruyla karşılaştım: “Beyler, İsrail’in askerleri altın kaplama mı?”

Evet...

Toplumsal tepki en üst boyuta ulaşmıştı ki, Güneydoğu bölgemizde peş peşe askerlerimiz şehit edilmeye başlandı.

Önce beş şehit, bir gün sonra da sekiz...

Ve bir anda, bakışlar, Filistin ve Lübnan’ı bırakıp yurda döndü.

Gündemimiz, önceliğimiz değişti.

O ana kadar İsrail saldırılarını birinci haber olarak veren televizyonlar, şehit askerleri, onların cenazelerini ve acıklı hikayelerini birinci haber olarak ekrana getirmeye başladılar. (“Bir saat önce annesiyle konuşmuştu” gibi.)

Gazeteler de öyle.

Oysa medyamız, daha önceleri şehit haberlerini pek görmüyor, iç sayfalarda küçük haberlerle geçiştiriyordu.

İlginç olan şu ki, sekiz asker çatışmada şehit oluyor, karşı taraf ise bir zayiat bile vermiyor. Nasıl yani? Bu kadar kolay mı?

Konuyu özetlemek gerekirse; bize, derdimizi seçme hakkı tanımıyorlar. Derdimizi seçmeye başladığımız an, başımıza yeni dertler açıyorlar. Diyorlar ki; kendi seçtiğiniz dertlere değil, bizim seçtiğimiz dertlere üzüleceksiniz...

Bu oyunu bozduğumuz an, kuşkusuz, sadece bizler değil, İslam alemi de rahat edecektir...