Barbar ile medeni - Ibrahimtenekeci - 60. Sayfa
Barbar ile medeni
|
İsviçre, dünyanın en medeni ülkesi olarak kabul edilir. İsviçreliler de
halkı. Türklerin imajı ise bu kadar iyi değildir. Avrupalılar, Türkleri hâlâ “barbar” olarak kabul eder. Dünya Kupası elemeleri play-off baraj maçında, Türkiye ile İsviçre’nin eşleşmesi, bana çok ilginç gelmişti. Çünkü “barbar” ile “medeni” karşı karşıya gelecekti. Ve geldi. Daha maç başlamadan, dünyanın en medeni insanları, barbarların milli marşını yuhaladılar. Öyle ya, barbarların marşı mı olurmuş? İçinde “kan” gibi kelimelerin bolca geçtiği bir marş, belli ki, Alp dağlarının yumuşak havasına alışmış bu medeni insanları çok rahatsız etmişti. Çünkü onlar, “kanın ve savaşın” ne olduğunu bilmezlerdi. Sırf bu yüzden, her iki dünya savaşında da tarafsız kalmışlardı. Çikolata imal eden, dünyanın en iyi saatlerini üreten, o meşhur ve zararsız çakı bıçaklarını insanlığın hizmetine sunan, zenginlerin zenginliklerini yöneten parmaklar; savaş, silah, öldürmek gibi şeylere yabancıydı. Marş, zincirleri parçalamaktan söz ediyordu. Doğrusu o değil, şuydu: Barbarlar zincirli olmalıydı ki, tehlike arz etmesin. Artık maçları ve maçtan sonraki gelişmeleri bilmeyen kalmadı. Her iki maçta da yaşanan olaylar, bir başka gerçeği de ortaya çıkardı: İsviçreliler, sadece “medeni” değil, aynı zamanda iyi birer tahrik ustasıydı. Barbarları tahrik ettiler ve kendi ülkelerinde yer alan bir mahkemeyle onları karşı karşıya bıraktılar. Mahkeme de medeniydi ve buradan, barbarları üzmeyecek bir kararın çıkması beklenemezdi. Çıkmadı da. Çıkan ceza çok ağırdı, fakat kimi barbarlar, “buna da şükür” diyerek sevindiler. Çünkü daha fenası olabilirdi. Mesela Türklerin top oynaması yasaklanabilirdi. Buraya kadar okuduklarınızı unutun ve asıl bundan sonra okuyacaklarınıza dikkat edin… Aslına bakarsanız, İsviçrelilerin “medeni” olduğu bir hileden, esaslı bir numaradan başka bir şey değil. “Biz medeniyiz” demekle medeni olunsaydı eğer, bugün, Başkan Bush’u da “medeni” olarak kabul etmemiz gerekirdi. Oysa, aklı başındaki herkes, Bush’un “barbar” olduğu konusunda hemfikir. Türklere, geçmişindeki icraatlarından dolayı “barbar” diyenler, bence, kendi geçmişlerine de bakmalılar. Onlar bakmaz ise, biz bakarız... C.W.C. Oman, dünyanın önde gelen Ortaçağ uzmanlarından. Onun kaleminden çıkan kitaplar, makaleler, ya doğru ya da doğruya en yakın bilgi olarak kabul edilir. Daha üniversite öğrencisiyken bile sağlam eserler kaleme almış ve tüm dünyanın saygınlığını kazanmış. Elimde, Oman’ın Ortaçağ savaş sanatını anlattığı Ok, Balta ve Mancınık isimli kitabı var. Bu önemli kitabın 64. sayfasını açalım ve İsviçrelilerle ilgili bölümü beraber okuyalım. Tabii özetleyerek: “İsviçreli karakterinde, ahlak duygusundan tam bir yoksunluk, kesin bir kötülük ve düşünce darlığıyla birleşmiş son derece yoğun bir yurtseverlik görülür. Bu durum, İsviçrelilerin gerçekten de büyük bir ulus olduğunu söylememizi engeller. İsviçrelilerde, dehşet verici bir vahşet, başkalarının haklarına ilişkin sinik bir küçükseme ve acımasız bir hiçe saymayla birleşmiştir. Yağmacıdırlar. Kibirleri ve en küçük bir kışkırtmayı bile saldırıyla karşılama eğilimleri yüzünden komşu olarak dayanılmaz hale geldiler. Düşman olarak ise, kasıtlı ve soğukkanlı acımasızlıklarıyla ayırt ediliyorlardı. Kendi toprağını umutsuzca savunan yurtseverlerde hoşgörüyle karşılanabilecek amansızlık duygusu, saldırı savaşlarında vahşet haline gelir; ama öldüren taraf hiçbir ulusal çıkarı olmayan ve çıkarı için savaşan basit bir paralı asker ise şeytani denecek kadar insanlık dışı davranışın doruğuna tırmanır. Romalının kana susamışlığı son derece itici olmasına rağmen; 16. yüzyılın pek çok savaşında İsviçreli paralı askerlerin sergilediği gereksiz vahşete ahlaki bir suç olarak asla denk değildir. Örneğin, Novara’da ele geçirdikleri yüzlerce Alman esirini savaştan sonra öldürmüşlerdir.” İşin tuhaf tarafı şu: İsviçrelilerde olmadığı söylenen insani özelliklerin hepsi Türklerde var. İsviçrelilerdeki olumsuz vasıfları ise Türklerde göremiyoruz. Mesela, Türkler “gereksiz vahşet” uygulamış olsaydı, bugün, Balkanlarda bir tane gayrimüslim kalmazdı. İsviçreliler “başkalarının haklarını” yok sayarken; Türkler, “başkalarına” her türlü hakkı tanımıştır. İsviçreliler “ahlak duygusundan tam bir yoksunluk” içindeyken; Türkler, bir ahlak medeniyeti kurmuştur. Bu tür kıyas örneklerini çoğaltabiliriz. Gerçek bu iken, hakiki barbarların “medeni” olarak sunulması, bana çok eğlenceli geliyor. Eminim, şu an siz de çok eğleniyorsunuz. |
|||||
İslami Okul Okulların En Önemlisi