Kaybolan değerlerimizden biri - Ibrahimtenekeci - 77. Sayfa
Kaybolan değerlerimizden biri
| *
‘Kaybolan değerlerimiz’den bahsediyorduk. “Suya gitmek de kaybolan
değerlerimiz arasındadır” dedim. Kısa bir şaşkınlık oldu. Şöyle ki, dedim: Önceden, insanlar suyun ayağına giderdi. Şimdi ise, su insanların ayağına geliyor. Bu ikisi arasındaki fark, sanıldığından daha büyük. Biri suya “aziz”lik payesi veriyor; diğeri, alt tarafı, “iki hidrojen bir oksijen” diyor. Çocukluğumun önemli kısmı, bir dağ köyünde geçti. Köyün bir çeşmesi vardı ve çinko bakraçlarla suya gidilirdi. Suya gitmek, yazın güzel, kışın ise meşekkatli bir işti. Köyün her yerinden mis gibi dereler akardı. Çeşmenin de suyu boldu. Fakat, bu bolluğa rağmen, su, idareli [dikkatli] kullanılır, asla israf edilmezdi. Su, neredeyse damla damla, emek verilerek, özen gösterilerek harcanırdı. Suyun sesini pek duymazdık. Suyu kullanmak, adeta bir kültürdü. Dedem bir maşraba suyla abdest almaya gider, suyun yarısını geri getirirdi. Şehirden gelenler ise, bir maşraba ile yetinmez, bir, hatta iki maşraba su daha isterlerdi. Sular “boş yere” akarken, dedemin sanki canı giderdi. Şimdi, şehirlerde yaşıyoruz. “Hayat standartları” yükseldi. Artık her evde, birden fazla çeşme var. “Şarrr” sesi, evimizden eksik olmuyor. Suya yaklaştıkça, su ile aramız açıldı. Suya ulaşmak kolay bir işe dönüştüğünden, daha doğrusu iş olmaktan çıktığından, onu kullanmak da maharet istemez oldu. Ancak, para sayarken, bütçe hesabı yaparken, lehimize olacak bir plan hazırlarken dikkatli oluyoruz. Abdest alırken veya dişlerimizi fırçalarken harcadığımız suyun hesabını yapan oldu mu hiç? Banyo yaparken, bulaşık yıkarken... Bu hesabı yapmadığımız, suya gereken özeni göstermediğimiz için, hep kabarık gelen su faturalarından şikayet ediyoruz. Çeşmelerden kanalizasyon borularına, gürül gürül sular akıyor. Bizler, “atık su bedeli”nin faturalara yansıdığını düşünsek de, bu bedel, başka şeylere de yansıyor. Mesela, ne evimizin, ne kazancımızın bereketi kaldı. 5.000.000.000 Eski Türk Lirası maaş alanlar bile, geçim sıkıntısından şikayet ediyorlar. * Su ile aramızın açılmasının başka olumsuz sonuçları da oldu. Sözgelimi, artık dere yataklarını, ev yapmak veya ihtiyaç gidermek için kullanır hale geldik. Not: Bu yazı, kıymetli dostum Tuncay Kara sayesinde
yazılmıştır... |
|||||
İslami Okul Okulların En Önemlisi