Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kulliyatlar - 105. Sayfa - Ibrahimtenekeci

Kerkük, Telafer ve diğerleri
 

  Öncelikle şunu belirtmek istiyorum: Bu yazıyı yazmaktaki amacım, Türk-Kürt ayrımı yapmak değil, Amerika’nın oyunlarını deşifre etmeye çalışmaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Amerika’dan, Kuzey Irak’ta yuvalanan PKK ile mücadele etmesini beklerken; onlar, Türkmenlerle uğraşmayı tercih ediyorlar.
ABD’li yetkililer, bizimkilere, “Önce direnişçileri halledelim, sonra PKK konusunda gerekeni yaparız” demişler.
Şimdi, “gerekeni yapmak” sözünün ne anlama geldiğine bir bakalım.
Irak’ın işgal edilmesinden sonra, Kerkük’te, türlü oyunlar ve baskılarla, Türkmenlerin lehine olan nüfus yapısı değiştirildi. Şimdi de, bir başka Türkmen şehri olan Telafer’de katliam sahneleri yaşanıyor ve Türkmenler şehri terk ediyor.
Kerkük ve Telafer şunun için önemli: Irak, Suriye ve Türkiye’yi iyi gösteren haritalara dikkatlice baktığımızda, Kerkük ve Telafer’in bir ‘tampon bölge’ oluşturduğunu göreceğiz. Evet, Kerkük ve Telafer şehri; Irak, Suriye ve Türkiye’de yaşayan Kürt nüfus arasında bir ‘engel’ gibi durmaktadır. Buradaki Türkmenleri başka yerlere yönlendirdiğiniz vakit, nüfus ve nüfuz alanı olarak; bu üç ülkede yaşayan Kürtlerin, harita üzerinde birleştiğini görmemiz mümkün.
Amerika’nın Suriye’ye yönelik tehditlerini ve Türkiye’ye yönelik projelerini de dikkate alırsanız; işin rengi bir anda değişiyor. Tabii İran’ı ve İran’daki Kürtleri de unutmamalıyız.
Amerika’nın, Irak’taki direnişi kırdıktan sonra PKK konusunda gerekeni yapacağını belirtmesi, bence, Kürdistan’ın kurulmasından başka bir ‘anlam’ taşımıyor.
Şurası bir gerçek ki, AKP iktidarının bu niyeti görmeye ne gücü, ne de yeteneği var.
*
Bir de şu soruyu sormak gerekiyor: Amerikalıların, gerçekten ama gerçekten, bölgeye barış ve demokrasi getirmek gibi bir gayeleri var mı?
İngilizler, Birinci Dünya Savaşı’nda Musul, Bağdat ve Basra eyaletlerini işgal etmeye başlayınca, buralarda tutunmanın zorluğunu anlayıp Sünniler ile Şiilerin arasına nifak sokmaya karar verirler. Böylece, bu iki unsur birbiri ile uğraşırken; onlar, işgallerini sağlamlaştırırlar. Bu planın yazışmaları, Türkiye’nin Parçalanması ve İngiliz Gizli Belgeleri kitabında vardır.
Bugün, İngilizlerin yerini, İngiliz-Siyonist medeniyetinin ürünü olan Amerika aldı. Fakat, 1915’lerdeki taktikte bir değişiklik olmadı. Bugün Şiilerin gittiği cami bombalanıyor, yarın Sünni bir din adamı suikaste kurban gidiyor, ertesi gün tekrar Şiilere yönelik bir saldırı oluyor. Zavallı Müslümanlar da bu oyuna kanıp gereken direnişi göstermek yerine, birbirlerine dikkat kesilmek zorunda kalıyorlar.
Bütün bu cinayetler, saldırılar, bombalamalar devam ederken; Amerika da işgalini sağlama almaya çalışıyor.
İşte bu oyunu deşifre edip bozacak tek şey, bölgedeki ülkelerin / Müslümanların birlik olup ortak hareket etmesidir.
İlginç ve acı olanı ise, dindarların oyuyla iktidara gelen partinin, böyle bir birlikteliği ‘çağ dışı’ olarak nitelendirmesidir. Hem de, İslam’ın kalbi sayılan topraklarda, bütün Müslümanların gözü önünde...
İcraatın içinden
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, şehrin ana caddelerine dev afişler asıp vatandaşlara bazı mesajlar vermeye çalışıyor. Mesela, berrak bir gözyüzü fotoğrafının eşliğinde, yoldan gelip geçenlere şu soruyu yöneltiyor: “Dikkat ettiniz mi, gökyüzü hiç bu kadar temiz olmamıştı.”
Doğru; özellikle fabrikaların şehir dışına taşınması ve doğal gaz kullanımının artmasından dolayı, gökyüzü, eskiye nazaran daha berrak, temiz, duru vs. Fakat bunda, son belediye başkanının ne gibi katkısı var?
Bir diğer afişte de, “Dikkat ettiniz mi, İstanbul hiç bu kadar yeşil olmamıştı” deniliyor. Bu cümlenin hemen yanında, ağaçları gösteren bir fotoğraf var.
Bu işlerden az çok anlayan biri, fotoğraftaki ağaçların 15 - 20 yıllık olduğunu anlamakta zorlanmıyor. Yani, geçmiş dönemlerde dikilen fidanları, kendileri dikmiş gibi vatandaşa takdim ediyorlar.
Dikkat ederseniz, AKP iktidarının ve belediyelerin tek marifeti bu: Geçmiş dönemlerde yapılan iyi işleri sahiplenmek; buna karşılık, hatalarını önceki iktidarlara yüklemek...
Bakalım, başka neleri sahiplenecekler?