Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Bakan beye bir avuç tokat - Ibrahimtenekeci - 106. Sayfa

Bakan beye bir avuç tokat!

İslam dinine ve Son Peygamber Hz. Muhammed’e (sav) inananlar, utanılacak durumda olamazlar. Bilakis, utanılacak ve de acınacak durumda olanlar, bu halkanın dışında kalanlardır.
“Akil”li adamlar grubunun lideri olan kişi, şu ya da bu nedenle, Müslümanların utanılacak durumda olduğunu söylemiş. Bakanlık seviyesine kadar yükselmiş bir Müslümanın, “İslam dünyasının utanılacak halde olduğunu” söylemesi, gerçekten de utanılacak bir durumdur. Sözlerini doğru kabul edersek eğer, İslam dünyasının utanılacak halde olduğunun en açık göstergesi, Bakan beyin kendi durumudur. Üstelik, bu talihsiz sözleri bir Avrupa ülkesinde*, oryantalist bir ağızla söylemiştir.
Hak ile Batılı kıyaslayıp Batılın lehine fikir beyan etmek, bir Müslümana yakışacak davranış tarzı değildir. Ve bu örnek, bu kişilerin geldikleri noktayı göstermesi adına önemlidir. Demek, “değişim” dedikleri bu imiş.
Mesele, maddi anlamda geri kalmışlık ise, bu, pekala çalışarak, çabalayarak giderilebilir. Fakat, Batı dünyası için geçerli olan ahlakî geri kalmışlık, kolay kolay düzeleceğe benzemiyor.
Evet, Batı, aya çıkmıştır. Bu doğrudur. Fakat üst kattaki komşusuna çıkamamıştır. Nitekim, Katrina’dan sonra yaşananlar, bunun en açık delilidir.
Batı dünyasında, “kendini kurtarma”nın karşılığı maddi zenginliktir, servettir. İslam dünyasında ise, kişi, ancak inancının gereğini yaparsa, Allah’ın emirlerini yerine getirirse kendini kurtarmış olur.
“Akil”li bir insan, dinleri ve toplumları birbiriyle kıyaslarken, aynı değerleri ölçü almaz. Almamalı da. Sözgelimi, bizler, canımızı ortaya koyarak bu vatanın sahibi olmuşuz. Amerikalılar ise, ortaya bir sermaye koyarak vatan sahibi olmuşlar. Alaska Ruslardan, Lousianna Fransızlardan satın alınmış. Dolayısıyla, Türklerin, Amerikalılara nazaran daha vatansever olması, şaşılacak bir şey değildir.
Konuyu çarpıttığımı ve demogoji yaptığımı düşünenler olabilir. Ki, söyledikleri ile yaptıkları birbirini tutmayanların en büyük silahı budur. Mesela, başörtüsü yasağını kaldırmak için bir şey yapmak istemeyenlere, seçimden önceki konuşmalarını hatırlattığınız vakit, sizi, ya konuyu çarpıtmakla ya da demogoji yapmakla suçlarlar.
Bu konu da biraz böyle. Batı dünyasında sosyal adeletin olduğunu, buna karşılık İslam dünyasında pek olmadığını söyleyen kişiye; Amerika’daki zencileri, Avusturalya’daki Aborjinleri, Avrupa’daki Çingeneleri örnek verdiğiniz vakit, aynı tepkiyle karşılaşırsınız.
Bugün, Avrupa’nın zenginliği, hırsızın zenginliğidir. Avrupalılar, çalışarak değil, çalarak zengin olmuşlardır. Asya, Afrika ve Güney Amerika’nın zenginlikleri, yüzyıllar boyunca Avrupa’ya taşınmıştır. Eğer Afrika’da insanlar açlıktan ölüyorsa, Arjantinliler borç içinde yüzüyorsa, Hindistanlıların yarısı günde 1 dolarla yaşamak zorunda kalıyorsa; bunun tek nedeni, Avrupalıların aç gözlülüğüdür. Dolayısıyla, sosyal adalet konusunda Avrupa’yı örnek göstermek, ancak “büyülenmeyle” açıklanabilecek bir durumdur.
İslam dünyası ise, her zaman veren el olmuştur. Mesela Osmanlı, yatırımlarının büyük kısmını Balkanlara yapmıştır.