Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Neden Şimdi? - Külliyat - Ibrahimtenekeci - 108. Sayfa

Neden şimdi?
 

1955 yılının 6 ve 7 Eylül tarihlerinde, provokasyon sonucu tahrik edilen binlerce insan, azınlıkların yaşadığı semtlere akmış ve azınlıklara ait işyerini, evleri tahrip edip yağmalamıştı.
Olayın üzerinden elli yıl geçti. Ve elli yıl sonra, Hürriyet, Milliyet, Sabah, Radikal gibi gazeteler, birden bire bu olayı keşfettiler.
İlk kez gün ışığına çıkan fotoğraflar, yağmalanan yerlerin listeleri, o günleri yaşayanların ifadeleri, köşe yazıları, özür dilemeler, pişmanlıklar vs. [Bu kampanyanın ardından, Varlık Vergisi de gündeme gelirse hiç şaşırmam.]
Bütün bu haberleri okuyunca, insanın, “neden şimdi” diye sorası geliyor. Elli yıldır herkesin bildiği bu olayı birden bire gündeme getirmenin, gündem oluşturmanın, adeta bir kampanyaya dönüştürmenin amacı ne olabilir?
Yağma fotoğraflarını birinci sayfalarına dev boyutlarla yerleştirenler, azınlıkların korkup kaçmalarını duygusal bir üslupla anlatanlar, kime, ne gibi mesajlar vermek istiyorlar?
Avrupa Birliği ile müzakerelerin başlayacağı 3 Ekim tarihine sayılı günler kala, 6/7 Eylül olaylarının bir suçlu piskolojisiyle gündeme getirilmesi, özürler dilenmesi; milleti, sözde Ermeni soykırımını kabule hazırlamak olabilir.
Malum, Avrupa Birliği sürecinde, bu konu başımızı çok ağrıtacak; bizden, soykırım yaptığımızı kabul etmemiz istenecek.
Bugün, 6 / 7 Eylül olaylarından dolayı özür dilenir, mağdurlara tazminat ödemek kabul edilir ve Türk halkı bunu kabullenirse; yarın da diğerini kabullenebilir.
Bilmiyorum, kampanyanın amacı belki de budur. Bunun yanı sıra, şu da olabilir: Bu gazetelerin temsil ettiği zihniyet, 6 / 7 Eylül olaylarının üzerinden, “azınlık” olarak kabul ettikleri kesime mesaj veriyor olabilirler: “Dikkat edin, akıllı olun, yoksa... 1955’te azınlıkların başına gelen, 2005’te de sizin başınıza gelebilir” gibi bir mesaj.
Evet, toplumumuz, 1950’li yıllarda da provokasyona açıktı, şimdi de öyle. Son bir haftada yaşanan olaylara bir bakın. Tahrikler, provokasyonlar, İstanbul’dan Diyarbakır’a kadar yaşanan olaylar...
O zamanki medya ile, bugünkü medya arasında da, ciddi bir fark olduğu söylenemez. [Bir kaç istisna hariç.] Dün, halkı tahrik eden bazı gazeteler, 6 / 7 Eylül olaylarına sebep olmuştu. Bugün ise, mesela, yukarıda adı geçen dört gazeteden birinin başyazarı, köşesinde, “PKK Karadeniz’e sızacakmış. Sıkıyorsa sızsın” diye yazdı. Bu yazıdan iki gün sonra, PKK Karadeniz’e sızdı ve çatışmalar yaşandı. Eğer bu yazıyı içimizden biri yazsaydı ve sonucu böyle olsaydı, “ağır tahrik” suçlamasıyla, kendisini mahkemede bulurdu.
Sonuç olarak: 6 / 7 Eylül olaylarının bu şekilde gündeme getirilme nedeni olarak iki şık yazdım. Ama ikisi de doğru olmayabilir, başka şıklar da olabilir.
Mesela, gönüllerini alıp, özürler dileyip, buradan giden gayrimüslimlerin tekrar Türkiye’ye dönmesini sağlamak.
İstanbul’u; Müslüman, hıristiyan ve yahudilerin hep birlikte yaşadığı bir “dünya şehri” yapmayı hedefleyen projeler dikkate alındığında, bu da akla yaktın geliyor.