Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Millî Gazete, Vebalden Kurtulmak için Kurulmuştu - Külliyat - Ibrahimtenekeci - 116. Sayfa

Millî Gazete, vebalden kurtulmak için kurulmuştur

1950’li yıllardan itibaren, İstanbul’da emsali görülmemiş bir imar hareketi başlar. Bunun adı, her ne kadar ‘imar hareketi’ olsa da, aslında yapılan, tam bir yıkımdır. Sadece, Topkapı ile Aksaray arasındaki Vatan Caddesini açmak için, irili ufaklı elli beş [55] cami yıkılmıştır. Bu camilerin kimi dörtyüz beşyüz yıllıktır, kimi de biricik mimari özelliklere sahiptir.
Ve bu cami katliamından, yurt genelinde fazla kimsenin haberi olmaz. Çünkü dini hassasiyetleri olmayan hakim medya, bu yıkımı gündeme getirmez.
O dönemde, Müslümanların güçlü bir gazetesi olsaydı, mutlaka kamuoyu oluşur, oluşturulur ve bu camilerin kılına bile dokunamazlar; projelerini, güzergahlarını değiştirmek zorunda kalırlardı. Ama, böyle bir mecburiyet içinde kalmadılar.
Millî Gazete’nin ortaya çıkışı, işte bu gibi  mecburiyetlerden kaynaklanıyor. Ve bu gazetenin niçin çok satması gerektiği, özellikle, Genel Yayın Yönetmenimiz Necdet Kutsal’ın editör yazılarında sık sık dile getiriliyor.
İbret verici bir örnek
*Hüsrev Hatemi’nin hatıralarında okumuştum. 1960’lı, 70’li yıllarda, sinemalarda, filmlerin arasında mola verilir ve dünya haberleri gösterilirmiş.
İşte bu haberlerin birinde, Arap-İsrail Savaşı’ndan bir kare göstermişler. İsrail askerleri bir Mısır tankını ele geçiriyor, Mısırlı askerleri şehit ediyor ve tanka bayraklarını dikiyorlar.
Salondaki insanların neredeyse hepsi, heyecanlanıyor, ayağa kalkıyor ve sevinç çığlıkları eşliğinde İsrail askerlerini alkışlıyorlar. Yani, can-ı gönülden yahudileri destekliyorlar.
Millî Gazete’nin temeli, işte o yıllarda atıldı. Ve şimdi, elhamdülillah, Türk halkının neredeyse hepsi, yahudileri değil, Müslümanları destekliyor.
Bir caminin çinisi sökülse, şamdanı çalınsa, herkesin haberi oluyor...
Millî Gazete’ye, bundan daha güzel ödül mü olur? Çünkü hem Allah katında, hem de insanlık nazarında, büyük utançların ortadan kalkmasına yardımcı oldu.
Sadece bu iki örneği yanyana koyduğumuzda bile, rahatlıkla şunu söyleyebiliriz: Millî Gazete, vebalden kurtulmak için kurulmuştur.
Millî Gazete’nin tirajı yüzbinlere ulaşınca, bugün canımızı sıkan ve yakan şeyler de, Allah’ın izniyle ortadan kalkacaktır. Ben böyle inanıyorum.
Sadece ‘burayı’ düşünemeyiz
*İçinde bulunduğumuz dönem, bize, sadece sınırlarımız içinde yaşayan insanları değil; dünyanın her yerindeki Müslümanları koruma/kollama mecburiyeti de getiriyor. Çünkü Müslümanlar, hiç bu kadar sahipsiz, hiç bu kadar dağınık, hiç bu kadar zor durumda olmamıştı.
Millî Gazete, misyonu ve kuruluş felsefesi gereği, sadece ‘burayı’ düşünerek yayın yapmamaktadır.
Dünya coğrafyasına baktığımızda, bir zamanlar birbirlerini doğrayan hıristiyanların ve yahudilerin, bugün, birleşip Müslümanları hedef aldıklarını görüyoruz.
Bir yandan İslam beldelerini işgal ediyor, bir yandan kendi içlerindeki Müslümanlardan kurtulmaya çalışıyor; bütün bunlar yetmezmiş gibi, bir de misyonerler vasıtasıyla özellikle gençlerimize kanca atıyorlar.
Millî Gazete’yi takip edenler, bu gazetenin, Müslümanlara yönelik kötülükleri önlemek için elinden gelen çabayı sarfettiğine şahittirler. Müslümanları uyarmak ve uyanık olmalarını sağlamak... Müslümanları birbirlerinden haberdar etmek... Bir Müslümanın derdini, çilesini, diğer Müslümanlara duyurmak...
Bizim için, İstanbul ile Kudüs’ün, Bursa ile Bağdat’ın, Konya ile Şam’ın, Edirne ile Kahire’nin, Türk ile Arap’ın, Kürt ile Boşnak’ın bir farkı yoktur. Dolayısıyla, “kişisellik” kavramı/kelimesi bu gazetenin uzağındadır.
İşte bunun içindir ki, Sudan’dan, Malezya’dan, Pakistan’dan, Nijerya’dan bir Müslüman ülkemize geldiği zaman, önce gazetemizi ziyaret ediyor.
Evet, sadece kendimiz için değil, bu kardeşlerimiz için de çaba sarfetmeliyiz. Çünkü, herkesin gözü bizde. Özellikle mazlum Müslümanların...