Millî Gazete, Vebalden Kurtulmak için Kurulmuştu - Külliyat - Ibrahimtenekeci - 124. Sayfa
Millî Gazete, vebalden kurtulmak için
kurulmuştur
|
1950’li yıllardan itibaren, İstanbul’da emsali görülmemiş bir imar hareketi
başlar. Bunun adı, her ne kadar ‘imar hareketi’ olsa da, aslında yapılan,
tam bir yıkımdır. Sadece, Topkapı ile Aksaray arasındaki Vatan Caddesini
açmak için, irili ufaklı elli beş [55] caminin yıkıldığı söylenir. Bu
camilerin kimi dörtyüz beşyüz yıllıktır, kimi de biricik mimari özelliklere
sahiptir. Ve bu camii katliamından, yurt genelinde fazla kimsenin haberi olmaz. Çünkü dini hassasiyetleri olmayan hakim medya, bu yıkımı gündeme getirmez. O dönemde, Müslümanların güçlü bir gazetesi olsaydı, mutlaka kamuoyu oluşur, oluşturulur ve bu camilerin kılına bile dokunamazlar; projelerini, güzergahlarını değiştirmek zorunda kalırlardı. Ama, böyle bir mecburiyet içinde kalmadılar. Millî Gazete’nin ortaya çıkışı, işte bu gibi mecburiyetlerden kaynaklanıyor. Ve bu gazetenin niçin çok satması gerektiği, özellikle, Genel Yayın Yönetmenimiz Necdet Kutsal’ın editör yazılarında sık sık dile getiriliyor. Hüsrev Hatemi’nin hatıralarında okumuştum. 1960’lı, 70’li yıllarda, sinemalarda, filmlerin arasında mola verilir ve dünya haberleri gösterilirmiş. İşte bu haberlerin birinde, Arap-İsrail Savaşı’ndan bir kare göstermişler. İsrail askerleri bir Mısır tankını ele geçiriyor, Mısırlı askerleri şehit ediyor ve tanka bayraklarını dikiyorlar. Salondaki insanların neredeyse hepsi, heyecanlanıyor, ayağa kalkıyor ve sevinç çığlıkları eşliğinde İsrail askerlerini alkışlıyorlar. Yani, can-ı gönülden yahudileri destekliyorlar. Millî Gazete’nin temeli, işte o yıllarda atıldı. Ve şimdi, elhamdülillah, Türk halkının neredeyse hepsi, yahudileri değil, Müslümanları tutuyor, destekliyor. Millî Gazete’ye, bundan daha güzel ödül mü olur? Çünkü hem Allah katında, hem de insanlık nazarında, büyük bir utancın ortadan kalkmasına yardımcı oldu. *** İçinde bulunduğumuz dönem, bize, sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin sakinlerini ve bu sakinlerin haklarını değil; dünyanın her yerinde yaşayan Müslümanları koruma/kollama mecburiyeti de getiriyor. Çünkü Müslümanlar hiç bu kadar sahipsiz, hiç bu kadar dağınık, hiç bu kadar zor durumda olmamıştı. Millî Gazete’nin üzerine düşen, misyonu ve kuruluş felsefesi gereği, dünya Müslümanlarına daha çok sahip çıkması, yayınlarını bu yönde arttırmasıdır. Mesela, son aylarda, özellikle Londra’daki patlamalardan sonra, birçok Avrupa ülkesi, İslami cemaat liderlerini ve camii imamlarını sınırdışı etmeye başladı. Amaçları, Müslümanları başsız bırakmak. İşte bu amaç doğrultusunda, sözgelimi Fransa, 12 imamı sınır dışı etti. Üstelik bu imamların hepsi, Fransız vatandaşı. Ve bu da hukuka aykırı bir uygulama. Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy, imamların sınır dışı edilmesine şu kılıfı uyduruyor: “Nefreti körükleyen bu imamların, genç Müslümanların zihnini bulandırmasına izin vermeyeceğiz...” Geçen gün bu sayfada, eli silahlı bir papazın fotoğrafını yayınlamıştım. O papaz, veya Irak’taki camide yaralı bir Müslümanı şehit eden Amerikan askeri nefreti körüklemiyor da; camide namazını kılan, namaz kıldırıp Müslümanlara nasihat edenler körüklüyor. Olacak iş mi bu? Ama oluyor. Millî Gazete, sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da okuyuculara ulaşan bir gazete. Ayrıca, gazetemizin internet sitesine, günde, iki yüz binin [200.000] üzerinde ziyaretçi giriyor. Ziyaretçiler genellikle yurt dışından. Yapmamız gereken, mesela bu sınır dışı haberini gündeme taşımak, peş peşe konuyla ilgili yayınlar yapmak ve bir kamuoyu oluşturmaktır. Fransa’daki imamlar için iş işten geçmiş olabilir, ama 200 Müslümanı sınır dışı etmek için arama başlatan İtalya için iş işten geçmiş değil. Yayınlarımızla bir şeyi değiştiremezsek bile, vebalden kurtulmuş oluruz. Ve bu da, az şey değildir... |
|||||
İslami Okul Okulların En Önemlisi