Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Hizmette sınır vardır ama harcamalarda yoktur - Ibrahimtenekeci - 125. Sayfa

Hizmette sınır vardır ama harcamalarda yoktur

Anadolu’da küçük bir ilçe. Veya kasaba. Doğru dürüst bir çocuk parkı yok, yollar delik deşik, kaldırımlar paramparça, altyapı yarım yamalak, bir konferans salonu ya da kültür binası yok. Ama bakıyorsunuz, böyle bir ilçenin belediye başkanı, festival düzenleyip bir türkücüye ya da popçuya kırk elli milyar para veriyor. Amaç, ilçenin tanıtımına katkıda bulunmak(!)
Bir gazetenin magazin sayfasında küçük bir küpür veya bir televole programına bir iki kare çıkarlarsa, ne mutlu onlara. İlçelerinin tanıtımını başarıyla yapmış oluyorlar(!)
Magazin sayfasındaki kupürü kesip belediye binasının girişindeki panoya asıyorlar ve böylece, ilçelerini dünyadaki herkes tanımış oluyor.
Hoş, yerli ve yabancı turist gelse, ne onları ağırlayacak otellere sahipler, ne de yeterli birikime. Ama olsun, ilçeleri tanındı ya...
Özellikle AKP iktidarından sonra, belediye başkanları, vatandaşa hizmet getirip beldelerini güzelleştirmek yerine; festival düzenlemeyi, üçüncü sınıf ‘sanatçılara’ halkın parasını yedirmeyi tercih ediyorlar.
Adeta birbirleriyle yarış içindeler. “Hizmette” değil, “şovda” yarış.
Türkiye’de belediyeciliğin geldiği noktaya baktığımızda, içinden kolay kolay çıkılamayacak bir durumla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Belediyeler, bir kazanç kapısı olmuş durumda. Belediye başkanlarının çevresini halk değil, iş takipçileri, iş adamları sarmış.
İnsanın içini yakan uygulamaların, israfların, her gün bir yenisini görüyoruz.
Mesela, tozmasın diye, serinlik olsun diye yolu her gün tankerle suluyorlar; fakat yolun kenarındaki yeni dikilmiş fidanlara bir gram bile su vermiyorlar. Fidanların hiçbiri yeni seneye çıkamıyor, kuruyor. Sonra tekrar yeni fidanlar dikiyorlar.
Mesela, servisle işi gidip gelirken, otobanda, Bayrampaşa Belediyesi’nin bir çalışmasına şahit oldum. On gün boyunca, bu çalışmanın her aşamasını gördüm. Otoban kenarındaki yamacı temizlediler, hafif düzlediler, beton attılar, sonra bir metrelik beton harflerle “Bayrampaşa Belediyesi” yazdılar. Çalışma tam bitmişti ki, ertesi sabah, dünya kadar masraf yapılarak ortaya çıkarılan iş, paramparça edilmiş, bir moloz yığınına çevrilmişti. Demek ki, akıllarına yeni bir şey geldi ve fikir değiştirdiler. Nasıl olsa, karışan yok, eden yok...
Bu arada, belediye başkanlarının, kısa sürede akıl almaz servetler edinmesi konusuna hiç girmeyeceğim. Nasıl olsa, her haram lokmanın hesabı sorulacak...

 

Bunu da mı görecektik?

Türkiye Cumhuriyeti’nin yetmiş küsur yıllık tarihine baktığımızda; sağ partilerin cami inşaa etmek, Kur’an kursu ve İmam Hatip okulu açmak, kadrosuz camilere imam tayin etmek gibi bir çaba içerisinde olduklarını; sol partilerin ise bu çabayı engellemeye çalıştıklarını görürüz.
Bu, 1950’li yıllarda da böyle idi, 1990’da da. Fakat, son üç yılda, bu durum tersine dönmüş görünüyor.
Önce, gazetelere yansıyan şu haberi okuyalım: CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Ardahan’ın köylerdeki cami ve imam sorununu Meclis gündemine taşıdı. Öğüt, Diyanet’ten Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın tarafından cevaplandırılmak üzere bir günde elli yazılı soru önergesi verdi.
Ensar Öğüt, önergesinde, “Doğu bölgemizdeki vatandaşlarımız ibadethane yetersizliği sebebiyle ibadetlerini yapamamakta, imam açığı nedeniyle cenazelerini kaldıramamakta, bakımsız ve minaresiz camilerde ibadetlerini yerine getirmeye çalışmaktadırlar” dedi.
Görüldüğü gibi, AKP iktidarı, ilklere imza atmaya devam ediyor.
Dindar insanların oylarıyla iktidara gelen bu partinin dine ve dindarlara olan ilgisizliğine, CHP’liler bile dayanamayıp bir şeyler yapma ihtiyacı hissediyorlar.
Kuşkusuz, birçok Müslüman, bu olaydan da bir “hikmet” çıkarıp AKP’ye toz kondurmamaya devam edecektir.