Kulliyatlar - 130. Sayfa - Ibrahimtenekeci
Kim, kimdir?
|
Bindiğimiz minibüsün şoförü, uzun ve meşakkatli bir uğraştan sonra, önündeki
minibüsü sollamayı başardı. Fakat, tam arayı açmak üzereyken, yolculardan
biri, “müsait bir yerde inecek” var dedi. Şoför, bu isteği duyar duymaz, geriye dönüp öyle bir bakış baktı ki; bu bakış, ne Avrupa Birliği kriterlerine uygundu, ne de örf ve adetlerimize. Tabii durmak zorundaydı ve durdu. Haliyle, önündeki aracı sollamak için harcadığı onca emek de ziyan olup gitti. İlk bakışta komik gibi görünen bu olay, Türkiye’nin yetmiş yıllık tarihini özetlemek adına, en ideal örnek. Türkiye, önündeki engelleri aşıp tam gaza basmaya başlıyor ki, birileri, ya müsait bir yerde aracı durdurup iniyorlar ya da şoförü indiriyorlar. 28 Şubat süreci de böyle bir şeydi... Refahyol Hükümeti, gerçekten de önemli başarılara imza atmış ve Türkiye’nin önündeki birçok engeli ortadan kaldırıp hal ve gidişatı iyiye doğru hızlandırmıştı. Bu gidişatın Müslümanlar için hayırlı, Türkiye’nin sırtından geçinenler için zararlı olduğunu gören ziyniyet; arabanın hızını kesmek ve bu olumlu durumu engellemek için, olmadık yollara girişti. Başarılı da oldular. Bu, madalyonun bir yüzü. Diğer yüzünde ise, başarısız olanlara gaz verme yöntemi var. Yani, başarılı olanların gaza basmaları engellenirken, başarısız olanlara habire gaz veriyorlar. Bugünkü hükümete gelelim: Rakamlara göre, iki buçuk yıllık AKP iktidarının Türkiye’ye maliyeti 110 milyar doları geçmiş. Dış borç, dolayısıyla dışa bağımlılık, her geçen gün artıyor. Bağımsız kaynakların açıkladığı rakamlar, bizlere hiç de iyi şeyler söylemiyor. Ayrıca, sadece rakamsal olarak değil, siyasi olarak da dışarıya bağımlılığımız arttı. Bütün bu olumsuzluklara rağmen, AKP iktidarına nasıl gaz verildiğine bir bakın. Kartel medyasından uluslararası kuruluşlara, IMF’den yahudi lobilerine kadar Türkiye’den menfaati olan herkes, AKP’ye gaz verme yarışında... Bu satırları okuduktan sonra, AKP’nin direksiyon başında olduğunu sanmayın sakın. Kendilerine biçilen rol, muavinlik. Yani, yolculardan ücretleri toplayıp şoföre vermek. Peki şoför kim? Şoför, Türkiye’ye yüksek faizle borç veren malum kesimler. [Evet, hükümetin yaptığı budur: Vatandaştan topladığı vergileri, yaptığı zamların farklarını, sattıkları sanayi tesislerinin karşılığını, alacaklılara yetiştirmek.] Seçim zamanı geldiğinde, aynı odakların halka da gaz verdiğini biliyoruz. Ve bu gaz sayesine, sözkonusu parti iyi oy aldı, yine alabilir. Fakat bizler, kazandığımızı ya da kaybettiğimizi öğrenmek için, sadece skor tabelasına bakmayız, bakmamalıyız...
Tanınmak, bilinmek Önemli olan, bir insanı ya da bir şeyi tanımak değil, bilmektir, diye
düşünüyorum. Ve bu düşüncemden yola çıkarak, tanınan değil, bilinen biri
olmak istiyorum. |
|||||
İslami Okul Okulların En Önemlisi