Şeref Bilsel ve Şiir Defteri - Ibrahimtenekeci - 146. Sayfa
Şeref Bilsel ve Şiir Defteri
|
Şeref Bilsel, yazdıklarını ve yaptıklarını merak ettiğim şairlerin başında
geliyor. Hem yetenekli, hem çalışkan. Bu iki özelliği bir arada taşıyan
edebiyatçı sayısı çok az. Öyle bir devirde yaşıyoruz ki, gül ihalesine bile fesat karıştırdılar. Böyle bir ortamda, şairlerin görevi, gülden, bülbülden bahsetmek olamaz. Tabii bu, masabaşı şiirler yazılmalı anlamına da gelmiyor. Çünkü hepimizin evi devlet manzaralı. ‘Dışarı’ya çıkıp insan içine karışmadığımız vakit, şiirlerimiz devlet gibi sıkıcı oluyor. Ve bu şartlar altında, edebiyatçılar değil, edebiyat bürokratları, belediye şairleri yetişiyor. Şeref Bilsel, işte bütün bunların farkında. Artık şiir, nasihat eden, öğreten, eğlendiren, bilgiçlik taslayan bir unsur olmaktan çıktı; cephaneliği havaya uçurmak gibi bir şey oldu. O cephanelik ki, toplumsal tembellik, yozlaşma, çürüme, tabular, kalıplaşmış gündelik telaş, sıradanlık, kolaycılık, iktidar... gibi onlarca şeyi içinde barındırıyor. Bilsel, sadece şiirlerinde değil, yazılarında ve hazırlamış olduğu yıllıklarda da bunun mücadelesini veriyor. Mesela, 1999’da Bıldır isimli bir şiir yıllığı çıkarmış ve o yıllıkta, iyi olandan yana tavır koymuştu. Ne arkadaşlık, ne muhit; illa iyi şiir! Oysa o güne kadar hazırlanan yıllıkların neredeyse hepsinde, ölçü, “iyi şiir”den başka her şeydi... Bilsel, altı yıl aradan sonra, yine bir yıllıkla şiirseverlerin karşısına çıktı. Bu kez, Cenk Gündoğdu’yla birlikte çalışmışlar. Şiir Defteri ismini taşıyan yıllık, bugüne kadar yapılmış en kapsamlı, en ciddi, en namuslu çalışma. Neredeyse bütün edebiyat dergileri tek tek taranmış, kayda değer şiirler ve şairler bir kenara ayrılmış. Ve bu şiirler, dört kişiden [Ayten Mutlu, Müslim Çelik, Oğuz Özdem, Serdar Koçak] oluşan seçici kurulun beğenisine sunulmuş. Şiir Defteri, son çeyrek yüzyılı kapsıyor. Şeref Bilsel ve Cenk Gündoğdu tarafından kaleme alınan uzunca bir giriş yazısı, hemen ardından Yusuf Çotuksöken, Tahir Abacı, Orhan Alkaya, Altay Öktem ve küçük İskender’in Türk şiiriyle ilgili emek verilmiş yazıları. Hayır, bitmedi: Seçici kurulun şiirleri seçerkenki ölçülerini, anlayışlarını, tercihlerini anlatan dört sağlam yazı daha. [Bunlara ‘cevap’ da diyebiliriz.] Sonra seçilen şairler: Hüseyin Atlansoy’dan Ali Emre’ye, Baki Ayhan’dan Kadir Aydemir’e, Onur Caymaz’dan Mehmet Erte’ye, toplam yetmiş beş şairin şiirleri. Seçilen şiirlerin bitiminde, usta şair Haydar Ergülen, yetmiş beş şiirin tek tek kritiğini yapmış. O kadar zor bir işe girişmişki, “bir daha böyle bir işe kalkışmak mı, tövbe!” diyor. Zor bir işe kalkışan üç kişi daha var: Sezai Sarıoğlu, Salih Bolat ve Baki Ayhan T. Sarıoğlu, 2004 yılında ilk kitabını yayınlayan şairleri ve kitaplarını tek tek ele almış. Bolat, “Şiir Sanatı” başlığı altında, 2004’te yayınlanan ve şiire dair yazılardan oluşan kitaplara değinmiş. Baki Ayhan, geçen sene dergilerde boy gösteren şiirlere dair notlar düşmüş. Oldukça dengeli notlar! Şeref Bilsel ve Cenk Gündoğdu editörlüğündeki bu büyük çalışma sonucunda, ortaya 334 sayfalık bir eser çıkmış: Şairler, şiirler, dergiler, kitaplar, edebiyat ortamı ve şiire dair kıymetli bilgiler... Şiirle akrabalığı olan herkesin, Şiir Defteri’ni mutlaka edinmesi, okuması gerekiyor. Özellikle, şiire yeni başlayan ya da başlamayı düşünen şair adayları. Çünkü bu kitap, Türk şiirinin yol haritasını çıkarıyor... |
|||||
|
|
|||||
İslami Okul Okulların En Önemlisi