Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kolaycılık bizden değildir - Ibrahimtenekeci - 147. Sayfa

Kolaycılık bizden değildir..

  Önce, ajanstan geçen bir haberi özetleyip buraya alalım:
- Ankara’da bir şirket, internet üzerinden kabir ziyareti ve bakımı ile dua okutma hizmeti sağlıyor. Şimdilik Ankara, İstanbul ve İzmir’e yönelik hizmetin, yakın zamanda yurt çapına yayılması planlanıyor.
Kabirhizmet.com sitesi üzerinden faaliyet gösteren şirket, insanların yakınlarının kabirlerini sanal ortamda ziyaret etmelerine, onlar için Kur’an-ı Kerim ve çeşitli dualar okutmalarına olanak sağlıyor.
Şirketin hizmetlerinden yararlanmak için öncelikle beş ayrı kategoride sunulan mezar bakım paketlerinden birine abone olmak gerekiyor.
Şirketin genel müdürü, “Henüz üç aydır faaliyet göstermemize rağmen, çok yoğun bir ilgiyle karşı karşıyayız. Abonelerimizin taleplerini karşılayabilmek için toplam on sekiz kişiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
Evet, haber bu. 
Elektronik tesbihler, zikir makineleri, akıllı seccadeler, ezan okuyan saatler, tuşlarına basınca konuşan elifbalar derken, şimdi de bu! Bakalım daha neler göreceğiz?
Net bir şekilde anlaşılıyorki, birileri, Müslümanları kolaycılığa alıştırmak istiyor. Nitekim alıştırıyor da.
Bence, bu projeyi, üç beş uyanık girişimcinin çabası olarak görmemek lazım.
Kolaycılık, bir toplum için en tehlikeli hastalıklardan biridir. Çünkü, bir işin zahmetini çekmeyen kişi, onun değerini bilemez. Bir şeye kolay ulaşan, onu kolay elden çıkarır. “Nasıl olsa zahmet çekmemiştim” der.
Müslümanların son yıllardaki durumuna baktığımızda, birçok şeyi çok kolay elden çıkardıklarını, mücadele etmek yerine kenara çekilmeyi tercih ettiklerini görüyoruz. Öyle ki, “vazgeçmek” en çok kullandığımız yöntem oldu.
Farkındayım, tehlikenin farkında değilsiniz. O halde konuya devam edelim.
Bu sürecin bir diğer tehlikesi de şu: Mesela, her evde, namaz vakti geldiği zaman ezan okuyan bir saat olduğunu düşünün. Durum böyle olunca, insanlar, “yahu kardeşim, camiden ezan okumaya ne gerek var” diyecekler, hatta müezzinlere verilen maaşın boşa gittiğini tartışacaklar.
Elektronik elifba yaygınlaşınca, bu kez Kur’an Kurslarının gerekliliğini sorgulayacaklar.
Bu tür örnekleri çoğaltmak mümkün. Fakat, örnekleri çoğaltmak yerine, şunu söylemeyi tercih ederim: Kolaycılık, bizden değildir...

Birbirini tutmayan...
Avrupa Birliği Uyum Yasaları çerçevesinde birçok yeni kanun çıkarıldı, düzenlemelere gidildi. Ama görüyoruz ki, her zaman olan yine olmakta; kağıtta yazan ile uygulanan birbirini tutmamakta.
Geçenlerde, işte bu çelişkiyi gözler önüne seren güzel bir örnek yakaladım. Bir televizyonun ana haber bültenini seyrediyorum. Bir hırsızlık haberini gösteriyorlar. Hırsızlık ihbarını değerlendiren polisler, hemen olay yerine geldiler ve hırsızın bulunduğu dükkanı kuşattılar. Dükkanın camından içeriye bakan polis, hırsızı görür görmez “Gel lan buraya!” diye bağırdı.
Polisin bu sözleri, alt yazıya şöyle yansıdı: “Oğlum, gel buraya...”