MUVAHHID AİLEYİ KURMAK - Muvahhidaileyikurmak - 1. Sayfa
MUVAHHID AİLEYİ KURMAK
Önsöz
Hamd, Âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. ' Salat ve Selâm olsun Rasulullah'a, Âline, Ashabına ve O'nun izinde giden muvahhid mü'min müslümanlara...
Ben, şahadet ederim ki, Allah'dan başka ilâh yoktur ve şahadet ederim ki, Muhammed (s.a.s.) O'nun kulu ve Rasulüdür.
Yegane Rabbimiz Allah (Azze ve Celle), şöyle buyurur:
"Ey iman edenler, kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Üzerinde oldukça sert, güçlü melekler vardır. Allah, kendilerine neyi emretmişse, ona isyan etmezler ve emredildiklerini yerine getirirler.[1]
"Dâva Dersleri" serimizin ikinci kitabında, muvahhid ailenin kuruluşunun tçmel ilkelerini ele almaya ve izah etmeye gayret ettik... Kendimizi ve ehlimizi, yakınlarımızı, yakacağı insanlar ve taşlar olan ateşten nasıl koruyacağımızı anlatmaya çalıştık... Müstekbir kâfirlerin ve yerli mür-tedlerin egemen olduğu işgal altındaki İslâm topraklarında esaret altında yaşayan müstaz'af mü'min müslümanların, kendilerini ve aile halkını nasıl koruyacağının yollarını tesbit etmeye çaba gösterdik... Her konumuzda olduğu gibi, bu konumuzu da ele alırken, dertlerimizi dile getirirken, temel kaynağımız, hayat düsturumuz Kur'ân-ı Kerim ve yegane
Bunun dışında İslâm Milleti için birer rehber ve rahmet olan kıymetli İslâm ulemâsının tesbitleri ve görüşleri de, yolumuzun aydınlanmasına yardımcı oldu...
Abdullah b. Ömer (r.anhuma)'ının rivayetiyle yegane önderimiz Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurur:
"Her birerleriniz çoban ve her birerleriniz sorumludur. İmam (devlet başkanı) bir çobandır, o da (yönettiklerinden) sorumludur. Erkek, kendi aile ferdleri üzerinde bir çobandır, o da, bunlardan sorumludur. Kadının da, kocasının evi üzerinde bir çobandır, o da, eli altındaki 1 erden sorumludur. Köle de, efendisinin malı üzerinde bir çobandır, o da, sorumludur. Dikkat edin! Her birerleriniz çoban ve her birerleriniz sorumlusunuz.[2]
Önderimiz Rasulutlah (s.a.s.)'in beyanıyla birer çoban olup güttüklerinden sorumlu olan muvahhid mü'minlerin, sorumluluklarının neler olduğu ve nasıl yerine getirilmesi gerektiği üzerinde durulmuş ve çözümler sunulmuştur...
Yegane Rabbimiz Allah (Azze ve Celle), şöyle buyurur:
"Mü'minler, gerçekten felah bulmuştur.
Onlar, namazlarında huşu içinde olanlardır,
Onlar, tümüyle boş şeylerden yüz çevirenlerdir,
Onlar, zekata ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir.
Ve onlar, ırzlarını koruyanlardır.
Ancak eşleri, ya da sağ ellerinin sahib olduklarına (cariyelerine) karşı (tutumları) hariç. Bu konuda onlar, kınanmış değillerdir.
Fakat kim bundan ötesini ararsa, artık onlar, sının çiğneyenlerdir. (Yine) onlar (mü'minler), emanetlerine ve ahidlerine riâyet edenlerdir.
Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır.
İşte (yeryüzünün hakimiyetine ve ahiretin nimetlerine) varis olacak onlardır.[3]
Yeryüzünün varisleri olan muvahhid mü'minlerin nasıl yetişmeleri ve çevrelerini nasıl Islâmîleştirme!eri gerekiyor? Sorusuna Kitab ve Sünnet'ten delillerle cevab verilmiştir...
Gayr-ı müslim müstevli tağutî rejimlerin baskısı altında bulunan müstaz'af müslümanların, iç ve dış değişimlerini ne ölçüde ve nasıl gerçekleştirmelerinin ilkeleri üzerinde durulmuştur...
İslâm inkılâbının, değerler İnkılâbı olduğu bilinmektedir... Cahiliyye ve cahiliyyeye aid olan bütün değerlerin a-yaklar altına alınması, hayata İslâmî değerlerin hakim kılınmasıdır İslâm inkılâbı!...
İnkılâb, kalblerin, beyinlerin, hayata bakış açısının ve hayatı yorumlamanın, bir hâlden diğer bir hâle geçmesidir... Kalbdeki küfrün, şirkin, nifakın ve irtidadın, Tevhide ve i-mana dönüşmesi, böylece hayata bakış açısının ve hayatın yorumlanması materyalistlikten kurtulup İslâmîleştirilmesi, İslâm inkılâbıdır...
Abdullah b. Ömer (r.anhuma)'nın rivayetiyle önderimiz Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurur:
"Ey muhacirler cemaatı, beş şey vardır ki onlarla mübtelâ olacağınız zaman (hiçbir hayır kalmaz) Ben sizlerin o şeyler (dönemin)e erişmenizden Allah'a sığınırım. (O şeyler, şunlardır:)
Bir milletin içinde zina (fuhuş) ortaya çıkıp nihayet o millet, bu suçu alenî olarak işlediğinde, mutlaka içlerinde taun hastalığı ve onlardan önce gelip geçmiş milletlerde vuku bulmamış hastalıklar yayılır.
Ölçü ve tartıyı eksik yapan bir millet, mutlaka kıtlık, geçim sıkıntısı ve başlarındaki hükümdarın zulmü ile cezalandırılır.
Malların zekatını vermekten imtina eder her millet, mutlaka yağmurdan menedilir (kuraklık cezasıyla cezalandırılır) ve hayvanlar olmasa, onlara yağmur yağdırılmaz.
Allah'ın ahdini ve Rasulü'nün ahdini bozan her milletin başına, mutlaka Allah kendilerinden olmayan düşmanı musallat eder ve düşman, o milletin elindekinin bazısını alır. Ve imamları (yani devlet adamları) Allah'ın kitabıyla amel etmeyip Allah'ın indirdiği hükümlerden işlerine geleni seçtikçe (yani diğer hükümleri uygulamadıkça) Allah, onların azabını kendi aralarında kılar (yani iç fitne, fesad ve a-narşi gibi azablarla tazib eder)[4]
Kendisi sadıkların en sadığı ve söyledikleri doğruların en doğrusu olan yegane önderimiz Rasulullah (s.a.s.)'in bu beyan buyurduklarını okuyan her akh ve şuuru yerinde olan insan, bugün içinde yaşadığımız gayr-ı îslâmî ortamın ne olduğunu ve niçin bu hâle geldiğini çok iyi bir şekilde anlar... Ve yegane Rabbimiz Allah (c.c.)'in şu buyruğu ile karşı karşıya gelir:
"Hakkı, batıl ile örtmeyin ve sizce de bilinirken hakkı gizlemeyin." [5]
Rabbimiz Allah, kurtuluş yolunu beyan buyurmuştur: "Eğer o ülkeler halkı, iman edip takva yolunu tutsa-lardı, gerçekten üzerlerine hem gökten., nemde yerden (sayısız) bolluklar (bereketler) açardık. Ancak onlar, yalanladılar. Biz de, onları kazanageldikleri nedeniyle yakalayıverdik. [6] Ve yine buyurur Rabbimiz Allah (Azze ve Celle):
"Kim de, kendisine dosdoğru yol apaçık belli olduktan sonra, Peygambere muhalefet ederse ve mü'minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu, döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!.[7]
Böyle buyurur yegane Rabbimiz Allah ve böyle buyurur yegane önderimiz Rasulullah (s.a.s.)...
Muvahhid mü'minlere, mutlaka yerine getirmeleri gerekli olan ânın vacibi ve olmazsa olmaz vazifeleri, İslâm topraklarını işgal edip parçalayan tağutı egemen güçlerin yıkmaya çalıştığı muvahhid aileyi yeniden kurmaktır!... islâm Cemaatının çekirdeği olan muvahhid ailenin yeniden inşâsı için, İslâm ölçüşünce tüm gayret ve imkânların harcanması gerekir... Bu eser, muvahhid ailenin kurulmasına bir katkı olur inşaallah!...
Dâvamızın başı ve sonu, Âlemlerin Rabbi Allah'a hamd etmektir...
Kul Sadi Yüksel
Ümraniye Zilhicce/1417-Mayıs/1997
[1] Tahrim, 66/6
[2] Buharî, Nikâh, B.82, Hds.118 Müslim, İmare, B.5, Hds.20 Ebu Davud, Haraç, B.l, Hds.2928 Tirmizî, Cibad, B.27, Hds.1757.
[3] Mü'minun, 23/1-10.
[4] İbn Mâce, Fiten, B.22, Hds.4019 İmam Malik, Muvatta', Cihad, Hbr.26, Abdullah İbn Abbas (r.anhuma)!dan.
[5] Bakara, 2/42.
[6] A'raf, 7/96.
[7] Nİsâ, 4/115
İslami Okul Okulların En Önemlisi