Kulliyatlar - 22. Sayfa - Muvahhidlerinakidesi
İnsan Peygamber
Rabbimiz Alİah, yeryüzünde imtihan ettiği insan kullarına, onlarla kendisi arasında elçilik yapacak ve emirlerini insanlara ulaştıracak, yine insanlardan Rasuller ve Nebî'ler seçip vazifeli kıldığında, küfür ve şirklerinde çok ileri gidip hadlerini aşanlar itiraz ettiler. Allah, kendilerine kendileri gibi bir insan göndereceğine, elçi olarak bir melek göndermeliydi bu inatçı kâfir ve müşriklere göre... Ya da bu insan peygamberlerin peygamberliklerine şahid melekler olmalıydı ve onlar da bu melekleri görüp şahid-liklerine şahid olmalıydılar... Veya Allah, onların aralarında çok itibarlı olan kişileri seçmeliydi peygamber olarak... küfür ve şirkte ayak direten kafir ve müşrikler, böyle mantıksız ve saçma bahaneler öne sürüyorlardı inanmamak için...
Rabbimiz Allah, insan kullarına, insan olan peygamber gönderince, inadçı müşrik ve kâfirlerin tavırlarını, Kur'ân-ı Kerim'de beyan buyurmuştur...
Şöyle buyurur Rabbimiz Allah:
"Allah, risaletini (elçiliğini) nereye (veya kime) vereceğini daha iyi bilir.[1]
"Allah, meleklerden Rasuller seçer ve insanlardan da. Şübhesiz Allah, işitendir, görendir.[2]
"Kendilerine hidayet geldiği zaman, insanları inanmaktan alıkoyan şey, onların: 'Alİah, elçi olarak bir beşeri mi gönderdi?' demelerinden başkası değildir.
De ki: 'Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik."
De ki: 'Benimle aranızda şahid olarak, Allah yeter. Kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir.[3]
"Bundan önce inkâr edenlerin haberi size gelmedi mi?
İşte onlar, işlerinin vebalini taddılar. Onlara acı bir azab vardır.
Bu, kendilerine apaçık belgelerle elçiler, geldiği halde: 'Bizi, bir beşer mi hidayete ulaştıracak?" demeleri ve bu yüzden inkâr edip saparak yüz çevirmeleri nedeniyledir. Allah da (onlara karşı) müstağni olduğunu (hiç bir şeye ihtiyacı olmadığını) gösterdi. Allah, Ganî'dir, Hamid'dir.[4]
"Dediler ki; 'Bu elçiye ne oluyor ki, yemek yemekte ve pazarlarda dolaşmaktadır. O'na, kendisiyle birlikte uyarıcı olacak bir melek indirilmesi gerekmez miydi?
Ya da kendisine bir hazinenin bırakılması veya (ürünlerinden) yemekte olduğu bir bahçesi olması (gerekmez miydi)?' Zulmedenler dedi ki: 'Siz, olsa olsa ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.[5]
"Senden önce gönderdiklerimizden gerçekten yemek yiyen ve pazarlarda gezen (elçi)lerden başkasını göndermiş değiliz. Biz, sizin kiminizi kimi için deneme (fitne konusu) yaptık. Sabredecek misiniz? Senin Rabbin görendir.
Bize kavuşmayı ummayanlar dediler ki: 'Bize meleklerin indirilmesi, ya da Rabbimizi görmemiz gerekmez miydi?' Andolsun, onlar, kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir azgınlıkla baş kaldırdılar.[6]
"(İnkâr edenler) derler ki: 'Ona, bir melek indirilmeli değil miydi?' Eğer bir melek indirilseydi, elbette iş bitirilmiş olurdu da sonra kendilerine göz açtınlmazdı.
Onu, eğer bir melek kılsaydık, elbette erkek (suretinde bir melek) kılardık ve mutlaka katmakta oldukları
(şüpheleri) yine katardık.[7]
"Gerçek şu ki, biz, onlara melekler indirseydik, onlarla ölüler konuşsaydı ve herşeyi karşılarına toplasaydık, Allah'ın dilediği dışmda-yine onlar inanmayacaklardı. Ancak onların çoğu cahillik ediyorlar.[8]
İslami Okul Okulların En Önemlisi