Ahiret Hayatının Merhaleleri - Muvahhidlerinakidesi - 31. Sayfa
Ahiret Hayatının Merhaleleri
Küçük Kıyamet: Ölüm
Rabbimiz Allah şöyle buyurur:
Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan etmekteyiz ve siz, bize döndürüleceksiniz.[1]
Her nefis ölümü tadıcıdır, sonra bize döndürüleceksiniz.[2]
Her nerede olursanız ölüm sizi bulur. Yüksek yerlerde tahkim edilmiş şato (Kal'a) larda olsanız bile.[3]
De ki: 'Hiç tartışmasız, sizin kendisinden kaçmakta bulunduğunuz ölüm, şübhesiz, sizinle karşılaşıp buluşacaktır. Sonra gaybi da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)a döndürüleceksiniz. O da, size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.[4]
"Allah, ölecekleri zaman canlarım alır, ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar.) Böylece kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanı(n) ruhunu tutar, öbürünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir. Şübhesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
"Sizi geceleyin öldüren (uyutan) ve gündüzün güç yetirip etkilemekte (yapıp kazanmakta) olduklarınızı bilen, sonra adı konulmuş ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten (uyandıran) O'dur. Sonra en son dönüşünüz
O'nadır. Sonra yapmakta olduklarınızı size O, haber verecektir.[5]
Ebu Hüreyre (r.a)'ın rivayetiyle şöyle buyurur Rasulullah (s.a.s.):
"Sizin biriniz, döşeğine gireceği zaman izarının iç tarafıyla döşeğini silksin. Çünkü o kimse, kendisinin ardından döşeğine hangi mahlukun girdiğini bilmez. Silktikten sonra (sağ tarafına yatsın ve) şu duayı okusun:
Rabbim, ancak senin isminle yan tarafımı yatağıma koydum. Senin isminle de kaldırırım.
(Ey Rabbim), eğer canımı tutup alacaksan, nefsime merhamet ihsan eyle. Eğer salıverip hayata bırakacaksan, hayatımı salih kularını muhafaza ettiğin himayenle muhafaza et.[6]
Rabbimiz Allah şöyle buyurur:
"Ey iman edenler, Allah'dan nasıl korkup sakınmak gerekiyorsa, öylece korkup sakının ve siz, ancak müslüman olmaktan başka (bir din ve tutum üzerinde) ölmeyin.[7]
"(Yusuf dedi ki:) 'Rabbim, sen, bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkânını) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) öğrettin. Göklerin ve yerin yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin araşma kat.[8]
Abdullah b. Amr b. el-As (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulmak isterse eceli, Allah'a ve ahiret gününe iman ettiği halde gelsin.[9]
İbn Abbas (r.anhuma)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Beş şey gelmekten önce, beş şeyin kıymetini bil:
İhtiyarlamadan önce gençliğin,
Hastalanmadan önce sağlığın,
Fakirliğe düşmeden önce zenginliğin,
İşlerin çoğalmadan önce boş vaktin,
Ve ölmeden önce hayatın kıymetini bil!...[10]
Ebu Ubeyd (Sa'd İbn Ubeyd Mevlâ Abdurrahman İbn Ezher, r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Sizin hiç biriniz, sakın ölüm temenni etmesin! Eğer o, salih bir kimse ise (hayatta oldukça) salah ve faziletini arttırması umulur. Eğer fena bir kimse ise, onun da tevbe edip Allah'ın rızasını kazanması umulur.[11]
Ebu Hüreyre (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
Lezzet (ve zevk)leri kesen (ona son veren)i çokça hatırlayınız (yani ölümü çokça hatırlayın.)[12]
Şeddad b. Evs (r.a.)'dan:
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
Dirayetli (akıllı) kişi, nefsine hakim olan ve ölümden sonrası için çalışan kişidir. Aciz kişi de, nefsini kendi nevasına bırakıp da Allah'dan dilekte bulunan kişidir.[13]
Ebu Hüreyre (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s,) şöyle buyurdu:
Ölen hiçbir kimse yoktur ki, pişmanlık duymamış olsun."
Ashab:
Ya Rasulullah onun pişmanlığı nedir? dediler.
Buyurdu ki:
"İyilik eden kişi ise, arttırmamış olduğuna pişman olacak, kötülük eden kişi ise el çekmemiş olduğuna pişman olacak.[14]
Muaz b. Cebel (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Son sözü, lâ ilahe illaİlah olan kimse, cennete gir(meyi hak et) mistir.[15]
Ebu Zerr (r.a.)'ın rivayetiyle şöyle buyurur Rasulullah (s.a.s.):
"Lâ ilahe illallah deyip de, sonra bu ikrar ve iman üzere vefat eden her kul muhakkak cennete girecektir.[16]
Ebu Said el-Hudrî (r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
"Ölülerinize, Lâ ilahe illallah sözünü telkin edin.[17]
Bu hadisin şerhinde şöyle denilmiştir:
"Telkinden murad:
Ölen kimsenin yanında arada sırada, "Lâ ilahe illallah" diyerek ona, bunu hatırlatmaktır. Ta ki, son sözü Tevhid olsun. Çünkü itibar, bir şeyin sonunadır.[18]
Cabir b. Abdillah (r.anhuma)'dan.
Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Sizden biriniz, sakın Allah'a hüsn-ü zan (yani bağışlanma umudu) etmediği halde ölmesin.[19]
[1] Ankebut, 29/57.
[2] Nisa, 4/78.
[3] Cuma, 62/8.
[4] Zümer, 39/42.
[5] En'am, 6/60.
[6] Sahih-i Buhârî, Kitub'd-Daavat, B.12, Hds.16
[7] Sahih-i Müslim, Kitabu'z-Zikr, B.17, Hds.64.
[8] Âl-i İmrân, 3/102.
[9] Sahih-i Müslim, Kitabu'l-İmare, B.10, Hds.46. Sünen-i Neseî, Kitabu'l-Bey'at, B.25, Hds.4173. Sünen-i İbn Mace, Kitabul-Fiten, B.9, Hds.3956.
[10] İmam Hafız el-Munzirî, Terğib ve Terhib, c.6, sh.341, Hds.34. Hakim rivayet edip:
Buhârî ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir, demiştir. İmam Suyutî, Camiu's-Sağir Muhtasarı, c.l, sh.338( Hds.698 (1210)
Abdullah İbnü'l-Mübarek, Kitabu'z-Zühd ve'r-Rekaik, sh.17, Hds.2.
[11] Sahih-i Buhârî, Kitabu't-Temennî, B.6, Hds.10. Sünen-i Neseî, Kitabu'l-Cenaiz, B.l, Hds.1819. Sünen-ı Dârimî, Kitabu'r-Rikak, B.45, Hds.2761. Ahmed İbn Hanbel, Kitabu'z-Zühd, c.l, sh.41, Hds. 117.
[12] Sünen-i Ibn Mace, Kitabu'z-Zühd, B.31, Hds.4258. Sünen-i Tirmizî, Kitabu'z-Zühd, B.2, Hds.2409. Sünen-i Neseî, Kitabu'l-Cenaiz, B.3, Hds.1824. Ahmed İbn Hanbei, Kitabu'z-Zühd. c.l,sh.34, Hds.89. Beyhakî, Kitabu'z-Zühd, çev. Enbiya Yıldırım, İst. 2000, sh.240, Hds.856.
[13] Sünen-i Tirmizî, Kitabu Sıfatu'l-Kıyame, B.14, Hds.2577. İmam Tirmizî {rh.a.J'in notu:
"Bu hadis, hasendir.
''Nefsine hakim olan' sözünün mânâsı kıyamet günüde hesaba çekilmeden önce dünyada iken nefsini muhakeme eder, diyor. Ömer b.el-Hattab (r.a.)'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir:
Hesaba çekilmeden önce. kendinizi hesaba çekin ve büyük arz için de kendinizi donatın! Çünkü kıyamet gününde hesab, ancak dünyada iken kendini hesaba çekenler için hafif olacaktır. Meymun b. Minhan'dan da şöyle dediği rivayet olunuyor:
Kul, ortağına, yemeği nereden ve giyimi nereden? Deyip hesab sorduğu gibi, kendi nefsine de hesab sormadıkça takva sahibi olamaz."
Sünen-i ibn Mace, Kitabu'z-Zühd, B.31, Hds.4259-4260.
İmam Ömer {r.a.J'ın sözü için bkz.
Ahmed İbn Hanbei, Kitabu'z-Zühd, c.l, sh.177. No 631.
[14] Sünen-i Tirmizî, Kitabu'z-Zühd, B.46, Hds. 2514. İmam Hafi2 el-Munzirî, A.g.e.c.6, sh.343, Hds.38. Beyhakî'den.
Abdullah İbnü'l-Mübarek. A.g.e.sh.22t Hds.33.
[15] Sünen-i Ebu Davud, Kitabul-Cenaiz, B.15-16, Hds. 3116. Sünen-i Tirmizî, Kitabu'l-Cenaiz, B.7, Hds.984 (izah kısmın da) Ayrıca bkz.Taberânî, Mu'cemu's-Sağır Tercümesi, c.l.sh.246, Hds.161.
[16] Sahih-i Buhârî, Kitabu'l-Libas, B.24, Hds.44. Sahih-i Müslim, Kitabu'1-İman, B.40, Hds.154.
[17] Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Cenaiz. B.l. Hd.l.
Sünen-i Ebu Davud, Kitabu'l-Cenaiz, B.15-16, Hds.3117. Sünen-i Tirmizî, Kitabu't-Cenaiz, £.7, Hds.983. Sünen-i Nesei, Kitabu'l-Cenaiz, B.4, Hds.1826-1827. Sünen-i ibn Mace, Kitabu'l-Cenaiz, B.3. Hds.1444-1445. Taberâni, Mu'cemi's-Sağir, c.2, şh.473, Hds.772. İmam Suyutî, Mütevatir Hadisler, sh.78, Hds-41.
[18] Ahmed Davudoğlu. Sahih-İ Muslin^ Tercim e ve Şerhi, ist T.y.c.5. sh.107.
[19] Sahih-i Müslim, Kitabu'l Cenne, B.19, Hds.81-82. Sünen-i İbn Mzçe, Kıtabu'z-Zühd, B.14, Hds.4167. Şünen-i Ebu Davud, Kitabu'l-Cenaiz, B.12-13, Hds. 3113.
İslami Okul Okulların En Önemlisi