Hesab Şehid İmam Ebu Hanife (rh - Külliyat - Muvahhidlerinakidesi - 43. Sayfa
Hesab
Şehid İmam Ebu Hanife (rh.a), "El-Fikhu'1-Ekber" adlı eserinde şöyle söyler:
"Kıyamet günü hasımlar arasında iyilikler alınarak (hak sahibine verilmesi) kıssas ve hesablaşma olması haktır. İyilikler bulunmadığı takdirde (haklının) kötülüklerinin (günahının) atılması (haksıza yükletilmesi) hak ve caizdir.[1]
Allâme Aliyyu'1-Karî (rh.a), "Fikh-I Ekber şerhî"nde şunları beyan eder:
"Kıyamet gününde, hasımlar arasında misli ile cezalanmak haktır. Yani kıyamet günü, zulmeden kimseden se-vabları alınıp zulmolunana verilir. Zira o günde hak sahibine hakkını vermek için zalim olanın elinde para-pul bulunmaz. Eğer zulmeden kimsenin ibadet ve taatta bulunmamak yahud günahların çok olması, veyahut üzerinde başkalarının hakkı çok bulunmasından dolayı sevabları biter, sevab bulunmazsa, o zaman mazlum olanın günahlarından zalime günah yüklenir. Bu husus, caiz ve haktır. Yani, aklen ve naklen sabit ve caizdir. Bu hususa inanmak vacibdir.[2]
Rabbimiz Allah şöyle buyurur:
"Biz, gökyüzünü, yeryüzünü ve ikisi arasında ulunan şeyleri batıl olarak yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zan-nıdır. Ateşten (görecekleri azabdan) dolayı vay inkar edenlere.
Yoksa biz, İman edip salih amelerde bulunanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi (bir) mi tutacağız?
Ya da müttakileri facirler gibi (bir) mi tutacağız?"[3]
"Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür.
Köî olanla (basiretle) gören bir Mrr.az, iman edip salih amellerde bulunanlarla kötülük yapan da. Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz.
Şübhesiz kıyamet saati yaklaşarak gelmektedir. Bunda hiçbir kuşku yok. Ancak insanların çoğu iman etmiyorlar.[4]
İbnMes'ud(r.a)'dan
Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurui.
"İnsanoğluna beş şeyden hesak sorulmadıkça, onun ayakları kıyamet gününde Rabhinir. katından ayrılamayacaktı:
Ömrünü nerede tükettiğinden,
Gençliğini nerede yıprattığından
Malım nereden Kazanıp,
Nereye harcadığından
Ve öğrendiği ilimde nasıl davrandığından.[5]
Rabbimız Allah şöyle Duymur
"Allah'ın düşmanlarının bir araya getirilip toplanacakları gün, işte onlar, ateşe DölüKier halinde dağıtılırlar.
Sonunda oraya geldikleri aman, işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aieyhicımt; şahidlik edecektir.
Kendi derilerine dediler 'Niye aleyhimize şahidlik ettiniz?' Dediler ki. :Herşeye nutku verip konuşturan
Allah, bizi konuşturdu. Sizi ilk defa O, yarattı ve O'na döndürüleceksiniz.
Siz: işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahidlik eder diye sakınmıyordunuz. Aksine yaptıklarınızın bir çoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz
İşte ,bu, sizin zannınız, Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannıniz. Sizi, bir yıkıma uğrattı, böylelikle hüsrana uğrayan kimseler olarak sabahladınız.[6]
"Bu gün, biz onların ağızlarını mühürleriz, (günahlardan ve sevablardan yana) kazandıklarını, elleri bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şa'nidlik etrnektediı." f:3Zy'
"O pün kendi dilleri, elleri ve ayaklan aleyhlerinde yaptıklarına dair şahidlikte bulunacaklar[7]
O eün Allah, hak ettikleri cezayı noksansız verecektir ve Onlar da, Allah'ın hiç şübhesiz hak olduğunu bileceklerdir[8]
Ebu Hüreyre (r.a)'dan KasuUülah (s.a.s) şöyle buyurur:
Kul.
Ya Rabbi, ben Sana. Senin kitabına ve peygamberlerine inandım. Namaz Kildim, oruç tutum, sadaka verdim, diyecek ve olanca gücüyle hayır senasında bulunacaktır.
Allah Teâlâ:
Öyle ise, şuraya bak! Buyuracaktır.
Sonra Kendisine:
Şimdi sana şahidimizi göndereceğiz, denilecektir.
Kul, kendi kendine:
Aceb bana şahidlik yapacak bu zat kimdir? Diye düşünecek.
Fakat ağzına mühür vurulacak, uyluğuna, etine ve kemiğine:
Konuş, denilecek.
Artık uyluğu, eti ve kemiği onun amelini söyleyecektir. Bu, ona kendi namına bir özür bırakmamak içindir. İşte bu, münafıktır. Allah'ın hışmına uğrayacak olan da budur.[9]
Ebu Hüreyre (r.a)'dan. Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurur: "Kıyamet gününde haklan mutlaka sahihlerine vereceksiniz. Hatta boynuzsuz koyun için, boynuzlu koyundan kıssa alınacaktır.[10]Ebu Hüreyre (r.a)'dan. Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu: "Kimin yanında kardeşine aid haksız alınmış bir hak varsa, o haksızlıktan dolayı hak sahibiyle helâllaşsm. Muhakakk olan şu ki, kıyamette hiçbir dinar ve hiç bir gümüş yoktur. Kardeşinin hakkı için kendi hasenelerinden alınmadan evvel, dünyada onunla helâlleşsin. Ahirette zalimin, o hakkı karşılayacak haseneleri bulunmazsa, kardeşinin seyyielerinden alınır da o zalimin üzerine atıhr.[11]
Ebu Hüreyre (r.a)'dan. Rasulullah (s.a.s):
"Müflis kimdir bilir misiniz?" buyurmuş.
Ashab:
Bizim aramızda müflis, hiçbir dirhemi ve eşyası olmayan kimsedir, demiştir.
Bunun üzerine (Rasulullah):
"Hakikaten benim ümmetimden müflis, kıyamet gününde namaz, oruç ve zekatla gelecek, olan kimsedir. Amma şuna sövmüş, buna zina isnadında" bulunmuş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş, diğerini de dövmüş olarak gelecek. Ve buna hasenatından, şuna da hasenatından verilecektir.
Şayet dâvası, görülmeden hasenatı biterse, onların günahlarından alınarak bunun üzerine yüklenecek, sonra cehenneme atılacaktır" buyurmuşlar.[12]
Ebu Hüreyre (r.a)'dan.
Rasulullah (s.a.s):
"O gün (yer) haberleri anlatacaktır[13] ayetini okudu ve:
"Yeryüzünün haberleri nedir bilir misiniz?" dedi.
Ashab:
Allah ve Rasulü bilir ancak! Dediler.
(Rasulullah) buyurdu ki:
"Yeryüzünün haberleri, erkek ve kadın her kul hakkında, sırtında işledikleri işlere dair şehadet etmesi, falan ve falan günde şöyle şöyle yaptı, demesidir."
Rasulullah (s.a.s):
"İşte yeryüzünün haber vermesi bu, vazifesi bu haberleri de bundan ibarettir!" buyurdu. [14]
Mü'minlerin annesi Aişe (r.anha)'dan.
Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:
"Kıyamet günü hesaba çekilen bir kimse, başka değil, muhakkak helak olur."
Ben:
Ya Rasulullah, Allah Teâlâ:
"Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse,
O, kolay bir hesab (sorgu) ile sorguya çekilecek"[15] buyurmuş değil mi? dedim.
Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s):
"Bu (senin söylediğin) ancak birarzdır. Kıyamet gününde ince hesaba çekilecek kimse muhakkak, azab olunur" buyurdu.[16]
[1] İmam-ı Azam'ın Beş Eseri, sh. 70-71.
[2] İmam-ı Azam, Fıkh-ı Ekber Şerhi, sh.261.
[3] Sad, 38/27-28.
[4] Mü'min. 40/57-59.
[5] Sünen-i Timim, Kitabu Sıfatu'l-Kiyame, B.l, Hds.2531-2532. Tafoerânî, Muceınu's-Sağk Tercümesi, c.2, sh.205, Hds.522. Beyhakî. Kitafaüz-Zühd,. sh.72, Hds.76.
İmam Hafız d-Munzin, A.y.e.c.l, sh.180481, Hds.ö.
[6] Fussilet, 41/19-23.
[7] Yesin, 36/65.
[8] Nur, 24/24-25.
[9] Sahih-i"Müslim, Kitabu'z-Zühd ye'r-Rekaik, Hds.16-17. İbn Kesir, A.g.e.c.ll, sh.5814. İbn Ebu Hatim'den.
[10] Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Birri ve's-Sifa, B.15, Hds.60. Sünen-İ Tirmizî, Kitabu Sıfatu'I-Kıyam, B.l, Hds.2535. İmam Hafız el-Munzirî, A.g.e.c.7, sh.124, Hds.48-49. İmam Ahmed b.Hanbel ve Ebu Ya'lâ'dan.
[11] Sahih-i Buhârî, Kitabu'r-Rikak, B.48, Hds.121. Sünen-i Tirmizî, Kitabu Sıfatu'İ-Kıyame, B.l, Hds.2534.
[12] Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Birri Ve's-Sila, B.15, Hds.59. Sünen-i Tirmizİ, Kitabu Sıfatu't-Kıyame, B.l, Hds.2533. Ahmed İbn Hanbet, Kitabu'z-Zühd, c.l, sh.37, Hds.101. Ayrıca bkz. Abdullah İbn Mübarek, Kitabu'z-Zühd ve'r-Rekaik, sh.345, Hbr. 1626-1627.
[13] Zilzal, 99/4
[14] Sünen-i Tirmizî, Kituba Sıfatu'l-Kıyame, B.7, Hds.2546. Kitabu Tefsiru'l-Kur'ân, B.86, Hds.3573.
İbn Kesir, A.g.e.c.15, sh. 8567. Ahmed b. Hanbel ve Taberânî'den.
[15] İnşikak, 84/7-8
[16] Sahih-i Buhârî, Kitabu'r-Rikak, B.49, Hds.125. Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Cenne, B.18, Hds.79-80. Sünen-i Tivmizî, Kitabu Sıfatu'l-Kıyame, B.5, Hds.2543. Sünen-i Ebu Davud, Kitabu'l-Cenaiz. B.l, Hds.3093. İbn Kesir, A.g.e.c.15, sh.8368. ibn Cerir'den.
İslami Okul Okulların En Önemlisi