Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Havz Şehid İmam Ebu Hanife (rh - Külliyat - Muvahhidlerinakidesi - 45. Sayfa

Havz

 

Şehid İmam Ebu Hanife (rh.a), "El-Fıkhu'1-Ekber" adlı eserinde şöyle diyor:

"Hz. Peygamber (s.a.s)'in Havzu haktır.[1]

İmam Tahâvî (rh.a) "El-Akîdedu't-Tahaviyye" adlı eserinde şunları beyan eder:

"Allah Teâlâ, Hz. Muhammed (s.a.s)'in ümmetine bir rahmet olarak ikram etmiş olduğu Havz haktır.[2]

Semüre (r.a)'dan.

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurur:

"Her peygamberin bir havuzu vardır ve peygamberler, kendisinin su içmeye geleni daha fazla olursa (bununla) iftihar ederler ve ben, su içmeye geleni en çok olan ola­cağımı umut ediyorum.[3]

Ebu Zerr (r.a) anlatıyor:

Ya Rasulullah, Havz'm kaplan nedir? diye sordum.

(Rasulullah, s.a.s):

"Muhammed'in nefsi elinde olan Allah'a yemin ederim ki, onun kapları gökyüzünün Ülker ve yıl­dızlarından daha çoktur. Hem de açık karanlık gecede! Bunlar, cennetin kaplarıdır. Her kim bu kaplardan içerse, ömrünün sonuna kadar susamaz. Havz'ın cennetten çıkan iki oluğu gürül gürül akar. Ondan kim içerse (bir daha) susamaz. Genişliği, uzunluğu gibi olup Amman ile Eyle arası kadardır.  Suyu,  sütten daha ak ve baldan daha tatlıdır.[4]

Rabbimiz Allah şöyle buyurur:

"Şübhesiz, biz sana, Kevser'i verdik.[5]

.Said b. Cübeyr (rh.a)'den.

İbn Abbas (r.a):

Kevser, Allah Teâlâ'nın O'na, yani Rasulüne ihsan buyurmuş olduğu çok hayırdır, demiştir.

Ebu Bişr dedi ki:

Ben, Said b. Cübeyr'e:

Bir çok kimseler, Kevser'in cennette bir nehir olduğunu söylüyorlar, dedim.

Bunun üzerin Said b. Cübeyr:

Cenneteki o nehir de, Allah Teâlâ'nın O'na ihsan buyurduğu hayırdandır, cevabını verdi.[6]

Abdullah b. Zeyd (r.a)'dan.

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurur:

"Havz başında bana kavuşmanıza kadar sabredin.[7]

Enes b. Malik (r.a)'dan.

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurur:

"Ben, cennette yürüdüğüm sırada bir nehir gördüm. İki tarafından inciden oyulmuş kubbeler vardı.

Ya Cibril, bu nedir? diye sordum.

Cibril:

Bu nehir, Rabbinin sana vermiş olduğu Kevser'dir, diye cevab verdi.

Ben gördüm ki, Onun toprağı-yahud kokusu keskin ve temiz misk gibidir.[8]

 



[1] İmam-ı Azam'ın Beş Eseri, sh.70. Bkz. İmam-ı Azam, Fıkh-ı Ekber Şerhi, sh.262.

[2] Dr. Arif Aytekin, A.g.e.sh.46, md.40. Ayrıca bkz. Taftazânî, A.g.e.sh.257.

[3] Sünervi Tirmizî, Kitabu Sıfatu'l-Kıyame, B.12, Hds.2560.

[4] Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Fedail, B.9, Hds.36. Sahih-i Buhârî, Kitabu'r-Rikak, B.53, Hds.160-161. Ziyade:

"Kokusu, miskten daha hoştur."

Sünen-İ Tirmizî, Kitabu Sıfatu'l-Kıyame, B.13, Hds.2562. Sünen-i İbn Mace, Kitabu'z-Zühd, B.36, Hds.4301-4305. İmam Suyutî, Mütevatir Hadisler, sh.174, Hds.110.

[5] Kevser, 108/1

[6] Sahih-i Buhârî, Kitabu'r-Rikak, B.53, Hbr. 159. Kitabu't-Tefsir, 108-Kevser Sûresi, Hbr. 489.

[7] Sahih-i Buhârî, Kitabu'r-Rikak, B.53 (Bab başlığında) Kitabu'l-Mağazî, B.58, Hds. 330.

[8] Sahih-i Buhâri, Kitabu'r-Rikak, B.53, Hds.162.

Kitabu't-Tefsir, 108-Kevser Sûresi, Hds. 487.

Sünen-i Tirmizî, Kitabu Tefsiru'İ-Kur'ân, B.88,

Hds.3579-3580

Sünen-i Ebu Davud, Kitabu's-Sünnet, B.26, Hds.4748.