Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kulliyatlar - 57. Sayfa - Muvahhidlerinakidesi

A'raf

 

Hz. Abdullah b. Abbas (r.anhuma) A'râf'ta duran insanlar için şunları söylemiştir:

A'raf, cennette cehennem arasında bulunan bir sur­dur. A'râf'ta bulunacak olan kimseler, burada olacaklardır.

Allah Teâlâ bunlara lütufta bulunmayı murad edince, bunları "Hayat Nehri"ne götürecek. Bu nehrin kenarları, üzerleri inci ile kaplanmış altın parmaklıklarla çevrilidir. Bu nehrin akıp gittiği yer, misktendir. A'râf'ta bulunanlar, bu nehre atılacaklar. Renkleri düzelecek, göğüslerinde beyaz bir ben oluşacak, onlar, bu beyaz ben ile tanınacaklardır. Onların renkleri düzeldikten sonra Rahman olan Allah, onlara:

"Dilediğinizi isteyin" diyecek.

Onlar, her türlü isteklerini arzedecekler.

Alİah da, onlara:

"Size, bütün istekleriniz yetmiş kat fazlasıyla verildi" diyecek.

Onlar da, cennete gireceklerdir. Onlar, göğüslerindeki beyaz benden tanınacaklar ve kendilerine:

Cennetin miskinleri, denecektir.[1]

Abdullah b. Mes'ud, Huzeyfe b. el-Yeman, İbn Abbas, eş-Şa'bî, ed-Dahhak ve İbn Cübeyr (Allah, cümlesinden razı olsun) derler ki:

Bunlar, hasenatı ve seyyiâtı (iyilik ve kötülükleri) bir­birlerine eşit gelecek bir topluluktur.[2]

Rabbimiz Allah şöyle buyurur:

"Cennet halkı, ateş halkına (şöyle) seslenecekler: 'Bize, Rabbimizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu? Onlar da: 'Evet' derler. Bundan sonra içlerinde seslenen biri (şöyle) seslenecektir: 'Allah'ın laneti zalimlerin üze­rine olsun.

Ki onlar, Allah'ın yolundan alıkoyanlar, onda çarpıklık arayanlar ve ahireti tanımayanlardır.

İki taraf arasında bir engel ve burçlar (A'raf) üstünde hepsini yüzlerinden tanıyan adamlar vardır. Cennete gireceklere: 'Selam size' derler. Ki bunlar, henüz girmeyen fakat (girmeyi) şiddetle arzu edip umanlardır.

Gözleri, cehennem halkından yana çevrilince: 'Rabbimiz, bizi, zalimler topluluğuyla birlikte kılma' derler.

Burcun üstündeki adamlar, kendilerini yüzlerinden tanıdıkları (ileri gelen bir takım) adamlara seslenerek der­ler ki: 'Ne (güç ve servet) toplamış olmanız, ne büyüklük taslamanız (istikbarımz) size bir yarar sağlamadı.

Kendilerine, Allah'ın bir rahmet eriştirmeyeceğine yemin ettiğiniz kimseler, bunlar mıydı? (Cennettekilere de): Girin cennete. Sizin için korku yoktur ve mahzun olmayacaksınız.[3]

"O gün, mü'min erkeklerle mü'min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün, 'bugün sizin müjdeniz, içinde ebedi kalıcılar (olduğunuz) altından ırmaklar akan cennetlerdir." İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.

O gün, münafık erkekler ve münafık kadınlar, iman edenlere derler ki: '(Ne olur), bize bir bakın, sizin nurunuzdan birazcıcık alıp yararlanalım.' Onlara: 'Arkanıza (dünyaya) dönünde bir nur arayıp bulmaya çalışın' denilir. Derken aralarında kapısı olan bir sûr çe­kilmiştir, onun iç yanında rahmet, dış yanında o yönden azab vardır.

(Münafıklar) onlara seslenirler: 'Biz, sizlerle birlikte değil miydik?' Derler ki: 'Evet, ancak siz kendinizi fit­neye düşürdünüz. (Mülümanları acıların ve yıkımların sarsmasını) gözetip beklediniz. (Allah'a ve İslâm'a karşı) kuşkulara kapıldınız. Sizleri kuruntular yanıltıp aldattı. Sonunda Allah'ın emri (olan ölüm) geldi ve aldatıcı da sizi, Allah ile (Allah'ın adını kullanarak, hatta masumca sizden görünerek) aldatmış oldu.'

Artık bugün sizden herhangi bir fidye alınmaz ve inkâr edenlerden de. Barınma yeriniz ateştir. Sizin veliniz (size yaraşan dost) odur. O, ne kötü bir gidiş yeridir.[4]

Huzeyfe (r.a) A'raf ashabım zikredip şöyle dedi:

Onlar, iyiliklerinin kendilerini cehennemden kur­tardığı, kötülüklerinin de kendilerini cennetten alıkoyduğu kimselerdir. Gözleri, cehennem halkına çevrildiğinde:

-Rabbimiz, bizi, zalimler güruhu ile beraber bulundur­ma, derler.

Onlar, bu halde iken Rabbin, onlara gelir (tecelli eder) ve şöyle buyurur:

"Gidin, girin cennete. Muhakkak ben, sizi bağışladım.[5]

Ebu Zür'a İbn Amr İbn Cerîr'den.

Rasulullah (s.a.s)'e, A'raf ashabı sorulmuş ve O, şöyle buyurmuştur:

"Bunlar, kullaradan aralarında hüküm verilenlerin sonuncusudur. Alemlerin Rabbi, kullar arasındaki hük­münü bitirdiğinde:

Sizler, öyle bir kavimsiniz ki, iyilikleriniz sizi cehen­nemden çıkarmıştır. Cennete de girmediniz. Sizler, benim azadlıîanmsınız. Cennetten dilediğiniz yere gidin, buyura­cak.[6]

 



[1] et-Taberî, A.g.e.c.4, sh.53.

İbn Kesir, A.g.e.c.6, sh.2957-£958. İbn Ebu Hatim'den.

[2] İmam Kurtubt, A.g.e.c.7, sh.348.

ayrıca bkz. İbn Kesir, A.g.e.c.6,sh,2955, vd.

[3] A'raf, 7/44-49.

[4] Hadid, 57/12-15.

[5] İbn Kesir, A.g.e.c.6, sh.2957.

[6] İbn Kesir, A.g.e.c.6. sh.2958. Not: Bu hadis, hasen ve mürseldir.