Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

İnsanlar Dünyada Allah'ı Göremezler - Muvahhidlerinakidesi - 69. Sayfa

İnsanlar Dünyada Allah'ı Göremezler

 

Rabbimiz Allah şöyle buyurur:

"Musa, tayin edilen sürede gelince ve Rabbi O'nunla koşunca: 'Rabbim, bana göster, seni göreyim, dedi. (Allah): 'Beni asla göremezsin, amma şu dağa bak, eğer, o yerinde karar kılabilirse, sen de beni göreceksin.' Rabbi, dağa tecelli edince, onu paramparça etti. Musa, bayılarak yere düştü. Kendine geldiğinde: 'Sen, ne yücesin (Rabbim.) Sana tevbe ettim ve ben, iman edenlerin ilki­yim'  dedi.[1]

İmam Kurtubî (rh.a), Tefsirinde şöyle diyor:

"Musa, tayin ettiğimiz vakitte" va'dolunan vakitte "gelip Rabbi de O'nunla konuşunca" yani, arada herhangi bir vasıta bulunmaksızın kelâmını O'na işitirince, "dedi ki: Rabbim, bana kendini göster de sana bakayım." Bu sözleriyle Hz. Musa, Allah'ı görmek talebinde bulundu ve sözünü işitince, O'nun görmeye şevki arttı. Bunun üzerine yüce Allah: "Buyurdu ki: Beni asla göremezsin." Yani, beni dünyada görmene imkân yoktur."

Rabbimiz Allah şöyle buyurur:

"Gözler O'nu (Allah'ı) idrak edemez, O ise, bütün göz­leri idrak eder. O lâtif olandır, haberdar olandır.[2]

İbn Abbas (r.a) der ki:

Gözler, O'na erişemez" dünya hakkındadır. Ahirette ise Mü'minler, O'nu göreceklerdir.

Çünkü yüce Allah:

"O günde yüzler vardır ki, apaydınlıktır Rabblerine bakacaklardır." (Kıyamet, 75/22-23) diye bu ruyetin gerçekleşeceğini haber vermektedir.

Es-Süddî de böyle demiştir.

Yüce Allah'ın cennette görüleceğine dair varid olan haberler ile indirdiği Kur'ân-ı Kerim'in delaleti dolayısıy­la bu konuda yapılmış en güzel açıklama budur.[3]

Ebu Musa (r.a.)'dan.

Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

"(Allah'ın görülmesini perdeleyen) Hicabı nurdur. Eğer onu açmış olsa, Vechinin Sübuhatı (cemalinin nurları) başarının ihata ettiği bütün mahlukatı yakardı.[4]

Emiru'l-Mü'minin İmam Ömer İbnü'l-Hattab (r.a)'dan.

O zat (Cibril):

Bana, ihsandan haber ver, dedi. Rasulullah (s.a.s):

"Allah'a O'nugörüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Çünkü her ne kadar Sen, O'nu görmüyorsan da O, seni muhakkak görür" buyurdu.[5]

 



[1] A'raf, 7/143.

[2] İmam Kurtubî, A.g.e.c.7, sh.449.

[3] En'am, 6/103.

[4] İmam Kurtubî, A.g.e.c.7, sh.113.

[5] Sahih-i Müslim, Kitabu'1-Iman, B.l, Hds.5. Sahih-i Buhârî, Kitabu'1-İman, B.37, Hds.43. Kitabu't-Tefsir, B.237, Hds.297.

Sünen-i Ebu Davud, Kitabu's-Sünnet, B.17, Hds.4695. Sünen-i Tirmİzî, Kitabu'1-İman, B.4, Hds.2738. Sünen-i İbn Mace, Mukaddime, B.9, Hds.63-64. Sünen-i Neseî, Kitabu'1-iman, B.6, Hds. 4958.