Tutukluluk "Metin, Osman, Ömer, Muzaffer - Külliyat - Sehadedvemetinyuksel - 11. Sayfa
Tutukluluk
"Metin, Osman, Ömer, Muzaffer.. Saniyenin yüzde biri kadar kısa bir zaman parçasının kurbanları!..
Ya biz..
Değil milyonlarca saniyeler üstüste birikmiş bir sürü yılların...
Dünümüzü bugünümüzden ayırdetmek ne mümkün. Günden güne kokuşuyoruz kısır siyaset çekişmeleri içerisinde TV'nin karşısında bürokrasi çarkının arasında. Hepimiz memuruyuz şu kahrolası paçavra düzenin. Asıl yükümlülüğümüzü unutturdular bize, unutuverdik biz de. Geçim kaygusu, çoluk çocuk kaygusu ve en nihayet can kaygusu. Hem sonra ibadet özgürlüğümüz var minarelerden halâ ezanımız aslına uygun okunuyor. Yetmez mi İslâm'ın bu son kalasında Müslümanlara tanınan imtiyaz!..
Metin karın boşluğundaki iki kurşunla yetmez diyor. Heniz 18 yaşında ve yetmez diyor. Darüşşafaka Lisesi'nde inancının kavgasını veriyor. Osman, Ömer, Muzaffer de öyle. Tığ gibi delikanlı. Muzaffer'in bugün akranlarından farklı olarak taşıdığı bir şey var üzerinde. Sol omuzundaki kurşun. Farketmez diyor, tutukluğumuz geçer belki. O kurşun bugün senin benim omuzumda değil de Muzafferin omuzunda ise biraz düşünmek gerek. Şeytanın komandoları kurulu düzenlerine çomak sokmak isteyenlere aman vermiyor çünkü. Bir gün okulun kapısında evinin önünde veya yolda...
Yıldırmak, korkutmak, sindirmek ve nihayetinde öldürmek için aman vermiyorlarl.
Sebep ne biliyor musunuz?...
Tutukluğumuz.
Bir anlık tutukluk birikmiş bir sürü yılların tezahürü.
Bir türlü ateş almıyoruz, kurşun namludan fırlamıyor bir türlü.
Bir şeylerimiz eksik, bir yerlerimiz aksıyor ve bu durum çoğunun hoşuna gidiyor: Namluya sürülmüş atışa hazır ve fakat patlayamıyoruz bir türlü. Vurulan hep biz oluyoruz, pas tutan hep biz oluyoruz, çürüyen hep biz oluyoruz.
Metin, Osman, Ömer, Muzaffer. Bizim tutukluğumuzun kurbanları..."
(27.10.1977
"Teyhid Yayınları "ndan çıkan "Kavmiyetçilik ve İslâm" adlı kitabın "Şehid Metin Yüksel" başlıklı üçüncü bölümünün 220. sahifesinde bundan sonraki olaylar şöyle anlatılıyordu.
İslami Okul Okulların En Önemlisi