Şehid Metin Yüksel - Sehadedvemetinyuksel - 12. Sayfa
Şehid Metin Yüksel
"Metin Yüksel ve üç arkadaşının kurşunlanmasının üzerinden iki seneden fazla bir zaman geçmişti. Metin, Allah'ın yardımı ile yiğit bünyesinde kurşunlara meydan okumuş, kısa zamanda iyileşmiş ve tekrar Fatih Akıncıları'mn reisliğinde mukaddes mücadeleye aralıksız devama başlamıştı. Komünistlerin ateş çemberinden kanlı bir imtihanla geçmeye muvaffak olan Metin'in düşmanları araşma, Fatih semtinde akıllarınca İslâmî hareketi kırmak isteyen ve bu semti avuçlarına almak sevdasına düşen kavmiyetçiler de katılmıştı. Fakat, Metin ye arkadaşları kuru gürültüye pabuç bırakmıyor, İstanbul'un bu semtinde ne komünistlerin ve ne de kavmiyetçilerin at oynatmasına müsaade etmiyorlardı. Semtte komünistler hemen hemen kalmamıştı. Ancak, birkaç ırkçı gece karanlıklarından istifade ile şuraya buraya afiş yapıştırmak, propaganda yapmak sev-dasındaydı. Zaman zaman başka yerlerden topladıkları militanları ile Fatih Vakıf Yurdu'nu tehdide çalışıyorlardı ama, sonlan hep hüsranla neticeleniyordu.
Irkçılara göre, Fatih semtinin ekseriyeti müs-lüman plan halkı, partilerine bulunmadık bir oy deposu idi. Ne var ki, Metin ve arkadaşları lanetlenmiş zihniyetin semte el atmasına mani oluyorlardı. Nihayet Metin'i tehditlere başladılar.. Haberler uçuruyorlardı. "Şöyle yaparız., böyle yaparız..." gibilerinden. Karanlığa kurşun sıkıp, sokak aralarında yılan gibi kayboluyorlardı. Metin, bu durum karşısında adına yakıştığı gibi davranıyor, metanetini kaybetmiyor, arkadaşlarına da aynı hasleti öğütlüyordu. Bir kalleşlikle karşılaşabileceği aklının ucundan bile geçmiyordu. O Türkiye çapında ve hatta Türkiye'yi de aşan bir alanda tağûtî düzenlere, emperyalizme karşı verilen İslâmî Mücadelenin saflarını güçlendirebilmek arzusuyla yanıp tutuşuyordu. Üç-beş kavmiyetçiyi kaale almıyordu. Üç-beş aldatılmışla kaybedilecek zaman yoktu.. Onlar için hidayet duasında bulunuyor, Allah'Tan ıslahlarını niyaz ediyordu."
İleriki sahifelerde anlatılacağı gibi, İzmir'deki olaylara müdahele eden Şehid Metin, olayları Müslümanların lehine yatıştırdıktan sonra İstanbul'a döner.. Tarih 23 Şubat 1979'dur. Gün ise, Müslümanların haftalık bayramı olan Cuma'dır. Cuma namazını Fatih Camii'nde kılan şehid Metin, Cuma namazı çıkışı, Fatih Camii avlusunda daha önce planlanan bir suikastla şehid edildi. (Rehimellahu aleyh)
Olayı o günün yayın organlarından naklediyoruz. Çünkü olayı sıcağı sıcağına yaşayanların kaleminden dinlemek daha iyi ve gerçeğe daha uygundur.
O yılların İslamcı kesiminin en güçlü sesi olan, haftalık "Tevhid" gazetesinin 10. sayısında "Metin Yüksel Şehid Düştü" manşetiyle olayı Ümmete duyururken, Millî Gazete ve Yeni Devir gazeteleri de Şehid kardeşlerinin Şe-hadet haberlerini veriyorlardı.
"Tevhid" gazetesi şöyle diyordu:
İslami Okul Okulların En Önemlisi