Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kanlı Eller, Nurlu Yüzler - Sehadedvemetinyuksel - 20. Sayfa

Kanlı Eller, Nurlu Yüzler

 

Bunlar kimin ajanları ve uşaktandırlar?

Müslümanın kanma ve canına kast edenler, ne­reden ilham alıyorlar?

Fikir babalan kimdir? Temel düşünceleri nelerdir?

Bunlara benzer soruları sorup cevap alındığında, görülür ki merhum ve mağfur, aziz şehidimiz Metin Yüksel'i öldüren ve öldürtenlerin, Allah'ın indirdiği ile hiç bir ilgileri olmadığı, temel felsefelerinin, be­şeri sistem üzerine bina edilmiş şovenizm esasına dayandığı görülür.

Şimdiye kadar hep komünistlere karşı olduklan söylenirdi, zahiren bu propagandayı yaparlardı. Şimdi hedef değişti. Kurşunlar müslümana sı­kılmaya başlandı.

Bu kendilerine "ÜLKÜCÜ" denenler, bir Cuma vaktinde Fatih Camii'nin etrafında mevzileniyorlar. Müslümanlar bölük bölük cami'e gidiyorlar.

ÇOLUK-ÇOCUK-GENÇ-İHTİYAR Fatih Camii doluyor. Fakat bir fevkalâdelik olduğu göze çarpıyor. Bir akşam evvel Fatih Akıncılan ile Nevşehir Yurdu'ndaki Öğrenciler kavga etmişlerdi. Yurt sa­kinleri Akıncılann yazdıklan ayet meali ye İslâmî sloganlan devamlı sildikleri biliniyordu. Ülkücüler, Cuma namazı için cami'e giden Metin Yüksel'i bek­lemeye koyuldular. Namlulanm Fatih Camii'ne dik­tiler.

Metin, namazdan sonra sünnetleri kılar, duasını yapar ve camiden çıkar. Yanında arkadaşlan da var­dır. Haliç tarafında, Sultan Fatih Türbesi yanındaki açık sahaya gelir gelmez. Karşısından bir ses: "-Metin eller yukan, teslim ol!..."

"-Bakın benim silahım yoktur. Niye ellerimi kal­dırayım." der demez alnından kurşunu yiyor: Ar­kadan Davudi bir ses: "Ya ALLAH!..."

Metin yere düşüyor. İki elini yüzüne kapıyor. Ar­kadaşlan telaşta. Hiç biri bir mukabelede bu­lunamıyor. Çünkü onlar da silahsızdır. Müs­lümanlar öyle öğrenmişler, müslümanın silahı abdestidir, namazıdır ve imanıdır. Gözü dönmüş "Faşistler" yere düşen, Fatih Sultan'm gölgesine sı­ğman Metin'in önüne geliyor, kafasına, kin ve nefret kusarcasma, hunharca bir eda ile kurşunlan sa­yıyorlar.

Bir, iki, üç, dört, beş...

Ve arkasından kaçışıyorlar.

Camiden çıkan cemaat bütün manzarayı görüyor.

Kanlı eller canavarca yetişen bir iradeye teslim olmuş kaçıyor, arkasından nurlu yüzler, ibadetten yeni aynlmış simalar bakakaîıyoflar.

Balkan komitacılan da bundan yetmiş sene Önce aynı şeyi yapmışlar. Fatih Medreselerinde okuyan talebeleri cami ile birlikte kurşunlamışlardı.

Artık camide kim, dışında kim yer alıyor, belli oldu.

Tıpkı gece ile gündüz gibi, Hak ve batıl gibi... Veyl batılda olanlann haline!."

26.2.1979

Mehmed Akif İnan, Yeni Devirdeki "Metin Niçin Öldürülmüş Olabilir?" başlıklı yazısında Türkiyeli Müslümanları teskin etmeye ça­lışıyor ve şöyle diyordu: