Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Metin Niçin Öldürülmüş Olabilir - Sehadedvemetinyuksel - 21. Sayfa

Metin Niçin Öldürülmüş Olabilir?

 

"Şehit edilen Metin Yüksel'i görüp konuştuğumu hiç hatırlamıyorum. Muhterem pederleri Bitlis'li Sadreddin Yüksel hocaefendiyi ise iyi bilirim. Haz­ret, çok kıymetli bir İslâm âlimidirler. Fetva ka­pışıdırlar. Dinî ilimlerde olduğu kadar, tarih,ve fel­sefe sahasında da üstatdırlar. Uzun yıllar Doğu'da müderrislik yapmış, bir hayli hoca yetiştirmişlerdir. Norşin kaynağından gelir köklü ilimleri. 1960'lardan sonra İstanbul'a göçtüler. İlim ta­liplilerine fahriyen ders okuturlar. Akil, fazıl, gönül erbabı bir âlimdir hocaefendi.

Kendilerine her rastladığımda, mutlaka bir şeyler öğrenmişimdir. Sualim olursa sormuşumdur. Do­yurucu cevaplar almışımdır hep.

İstanbul'a gidişlerimin birinde, evlerine davet et­tiler. Çok mütevazi, hatta fukara döşemeli bir evdi.

Bize çay ikram ettiler. Kimbilir o çayı getiren belki de bu Şehid edilen Metindi. O zamanlar hoca efendinin çocukları ilkokula gidiyor olmalılar.

Çocuklarını, misafir huzruna çıkarıp onlarla öğü-nürcesine ukalaca laflar konuşturan görgüsüz ve saygısız birinin evinde olmadığımız için, hiç bir ço­cuğunun siması aklımda kalmadı o gece Hocanın.

Şu da var. Sadreddin efendinin, hele günlük si­yasetle hiç alakası da yoktu.

Oğlu Metin Yüksel, anlaşılan çok sevilen, be­ğenilen, sağlam bir mü'min genç imiş. Gazetelerde çıkan başsağlığı dilekleri de gösteriyor bunu. Şu­urlu, faal bir müslümanmış demek ki. Ölümü, öl­dürülüşü, müslüman kuruluşları acıya boğmuştur.

Başsağlığı mesajı yayınlayan bütün kuruluşların ortak bir Özelliği var: Hiç birisi, hiç bir anarşik olay­da yer almamış şimdiye kadar.

Düşünüyor ve diyorum ki, anarşik olayların ta­mamen dışında kalmış olan bu kuruluşların, çok ya­kından tanıdığı ve sevdiği bir genci özellikle seçerek öldürmenin herhalde bir amacı olmalı. Onu öl­dürtenler ve öldürenler, bu müslüman kuruluşları, anarşinin içine çekmek için bu katli işlemiştir. Öyle bir genci, bir hocanın oğlunu seçmişler ki, öl­dürülüşü büyük yankılar bıraksın; bir çok müs­lüman kuruluşun ve kişinin tahrikine sebep olsun, sabırlarım taşırsın, mukabelede bulunsunlar. Ve böylece anarşinin hudutları genişlesin. Anarşi müs-lümanlara da bulaşsın. Çünkü malumdur ki, bu sokak olaylarında müslümanlar yer almadığı sürece, beynelmilel mihrakların amaçlan kursaklarında ka­lacak; anarşi asla gelişmeyecek, belli birkaç frak­siyonun sınırlı çatışmalarından öteye gi­demeyecektir.

Bu sebeple, bu öldürülme olayından etkilenen bütün müslüman kuruluşların mutlaka iradelerine hakim olmalarım, tasarlanan oyunlara gel­memelerini diliyorum. Müslüman asla korkak de­ğildir. Mü'min ölümden, canından korkmaz. Ama mümin oyuna da gelmez, gelmemelidir.

Binaullah'ı yıkanın binasını, Allah yıkar elbette. Bir ismi de, "müntakim"dir Hakkın. Müslümanın ne zaman     ayağa     kalkmasının     gerektiğine,  dişımizdakilerin değil, içimi zdekilerin karar ve­receğini akıldan, çıkarmayalım. Birer fatiha edelim şehit Metin Yüksel'e."

Mart. 1979

Müslüman yayın organları günlerce şehid Metin'i ve şahadeti yazdılar. Millî Gazete'de Affan Gençosman, Şehid Metin'in dilinden dü­şürmediği, "Şehadet Şehadet sururî inkılâbest" sloganını yazısına boşluk yapmış ve şunları yazmıştı: