Metin Niçin Öldürülmüş Olabilir - Sehadedvemetinyuksel - 21. Sayfa
Metin Niçin Öldürülmüş Olabilir?
"Şehit edilen Metin Yüksel'i görüp konuştuğumu hiç hatırlamıyorum. Muhterem pederleri Bitlis'li Sadreddin Yüksel hocaefendiyi ise iyi bilirim. Hazret, çok kıymetli bir İslâm âlimidirler. Fetva kapışıdırlar. Dinî ilimlerde olduğu kadar, tarih,ve felsefe sahasında da üstatdırlar. Uzun yıllar Doğu'da müderrislik yapmış, bir hayli hoca yetiştirmişlerdir. Norşin kaynağından gelir köklü ilimleri. 1960'lardan sonra İstanbul'a göçtüler. İlim taliplilerine fahriyen ders okuturlar. Akil, fazıl, gönül erbabı bir âlimdir hocaefendi.
Kendilerine her rastladığımda, mutlaka bir şeyler öğrenmişimdir. Sualim olursa sormuşumdur. Doyurucu cevaplar almışımdır hep.
İstanbul'a gidişlerimin birinde, evlerine davet ettiler. Çok mütevazi, hatta fukara döşemeli bir evdi.
Bize çay ikram ettiler. Kimbilir o çayı getiren belki de bu Şehid edilen Metindi. O zamanlar hoca efendinin çocukları ilkokula gidiyor olmalılar.
Çocuklarını, misafir huzruna çıkarıp onlarla öğü-nürcesine ukalaca laflar konuşturan görgüsüz ve saygısız birinin evinde olmadığımız için, hiç bir çocuğunun siması aklımda kalmadı o gece Hocanın.
Şu da var. Sadreddin efendinin, hele günlük siyasetle hiç alakası da yoktu.
Oğlu Metin Yüksel, anlaşılan çok sevilen, beğenilen, sağlam bir mü'min genç imiş. Gazetelerde çıkan başsağlığı dilekleri de gösteriyor bunu. Şuurlu, faal bir müslümanmış demek ki. Ölümü, öldürülüşü, müslüman kuruluşları acıya boğmuştur.
Başsağlığı mesajı yayınlayan bütün kuruluşların ortak bir Özelliği var: Hiç birisi, hiç bir anarşik olayda yer almamış şimdiye kadar.
Düşünüyor ve diyorum ki, anarşik olayların tamamen dışında kalmış olan bu kuruluşların, çok yakından tanıdığı ve sevdiği bir genci özellikle seçerek öldürmenin herhalde bir amacı olmalı. Onu öldürtenler ve öldürenler, bu müslüman kuruluşları, anarşinin içine çekmek için bu katli işlemiştir. Öyle bir genci, bir hocanın oğlunu seçmişler ki, öldürülüşü büyük yankılar bıraksın; bir çok müslüman kuruluşun ve kişinin tahrikine sebep olsun, sabırlarım taşırsın, mukabelede bulunsunlar. Ve böylece anarşinin hudutları genişlesin. Anarşi müs-lümanlara da bulaşsın. Çünkü malumdur ki, bu sokak olaylarında müslümanlar yer almadığı sürece, beynelmilel mihrakların amaçlan kursaklarında kalacak; anarşi asla gelişmeyecek, belli birkaç fraksiyonun sınırlı çatışmalarından öteye gidemeyecektir.
Bu sebeple, bu öldürülme olayından etkilenen bütün müslüman kuruluşların mutlaka iradelerine hakim olmalarım, tasarlanan oyunlara gelmemelerini diliyorum. Müslüman asla korkak değildir. Mü'min ölümden, canından korkmaz. Ama mümin oyuna da gelmez, gelmemelidir.
Binaullah'ı yıkanın binasını, Allah yıkar elbette. Bir ismi de, "müntakim"dir Hakkın. Müslümanın ne zaman ayağa kalkmasının gerektiğine, dişımizdakilerin değil, içimi zdekilerin karar vereceğini akıldan, çıkarmayalım. Birer fatiha edelim şehit Metin Yüksel'e."
Mart. 1979
Müslüman yayın organları günlerce şehid Metin'i ve şahadeti yazdılar. Millî Gazete'de Affan Gençosman, Şehid Metin'in dilinden düşürmediği, "Şehadet Şehadet sururî inkılâbest" sloganını yazısına boşluk yapmış ve şunları yazmıştı:
İslami Okul Okulların En Önemlisi