Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kulliyatlar - 31. Sayfa - Sehadedvemetinyuksel

Kardeşim

 

"Bu İslâm dışı zalim düzene ve onun türedilerine karşı Akıncılar çatısı altında vermiş olduğun kah­ramanca mücadele tam müslümanîarın kalbinde ya­şayacaktır.

Kardeşim, Seni her tanıyan ağladı arkandan. Bu düzen ve onun uşakları, bu. gözyaşlarının hesabını bir gün mutlaka verecektir.

Canım Kardeşim,

İran'a hicret etmek istiyordun. Bütün ha­zırlıklarını yapmış ve oradan çağrı mektubunu bek­liyordun. Orada eğitecektin kendini ve ar­kadaşlarını. Ve düzene karşı mukaddes savaşı başlatacaktın. Evet kardeşim, Rabbin sana hep­sinden daha güzelini nasib etti. O'na hicret ettin. En yüce makamlardan birine eriştin. Sık sık ar­zuladığın şehadet şerbetini içtin.

, Metin her zaman öndeydi. Afişte, yazıda, bil­diride, yürüyüşte.

Metin duyguluydu, sevgi doluydu. Kin yoktu kal­binde. Kimseyi öldürmedi.

Düzenin baş düşmanıydı.

Deliydi. İslâm delisiydi. İşi-gücü, gecesi-gundüzü îslâmî mücadeleden ibaretti.

Babası âlim idi. Oğlunun âlim olmasını istiyordu; ama o, ilmiyle amel etmeyen bir âlim olmaktansa, imanıyla âmel eden bir cahil olmayı tercih etti.

Yurt odalarında gece-gündüz okul kitapları ba­şında pinekleyenlere çok kızardı. Onlardan ileride de fayda gelmeyeceğini söylerdi.

Bürokrasiye çok kızardı. Dernekte ayrı bir odası yoktu. Masası salonda idi. döner koltuğu vardı, ama ortası delikti, yırtıktı, sünger yerine gazete ile dol­durulmuştu. Masası çok eskiydi. Zaten pek nadir otururdu oraya. Sandelye üzerinde, hasır üzerinde çok sabahlardı.

İran'daki İslâmî hareketle çok ilgilenirdi. Onunla alakah sayısız afiş ye duvar gazetesi hazırlamıştır. Şehadetinin sabahı İzmir'den gelmişti. Oradaki İran Konsolosluğu'nu komünistlerden almıştı.

Metinin çok sevdiği Farsça bir sloganı hiç unut­mayacağım:

"Şehadet şehadet sururî inkılâbest"

Ağabeyin Edip."

Şehid Metin'in şehadeti üzerine basında çıkan yazılar, Müslümanların tavırları, şehidin ka­tilleri ve mensub oldukları grup tarafından ol­madık iftiralar uyduruldu. Bunun üzerine Sadık Albayrak Millî Gazete'deki köşesinde "Hissî değil inançlı" başlıklı yazısında şunları dile getiriyordu: