Oıay Öncesi Ve Sonrası Sesler - Sehadedvemetinyuksel - 37. Sayfa
Oıay Öncesi Ve Sonrası Sesler
Bir gazeteci öldürüldü. Aman neler ve kimlerden ne sesler geldi...
Şehit diyenler bile oldu bu ölüye... En son Yunan gazeteleri bu gazeteci için, ödül koyup yarışma açtı da, herhalde ne niyet peşinde olduğu anlaşıldı...
Ecevit'in bahçesine patlayıcı madde atıldı. Yine kimler telgraf harcamadı.. Demokrasi demek CHP'nin çayırlığı demekmiş gibi..
Şimdi bakalım kimlerden ne ses gelir. Hayatını islâm'a adamış bir genç için ülkemizin en seçkin din alimlerinden birinin İslâm edebiyle yetiştirmiş olduğu bir gencin şehadeti üstüne... Beni konuşturan bana yazdıran sebeplerden en önemlisi bu...
Olay sırasında da şu sesleri işittim.
Bir genç:
Bu işin böyle olacağı belliydi..
Polis koşuyor. Neredeler?
İşte kaçıyorlar.
Bir genç haykırıyor:
Köpekçiler, arkadaşımızı kurşanladı. Cemaati müslimin tanıyın faşistleri.
Bir başka genç ağhyarak:
Müslümanlar; Sizi kandıran faşist ülkücüler, Metin Yüksel'i vurdular...
Bir başkası:
Bunu polis biliyordu. Tedbir almadı. Cami avlusunda müslüman kanı aksın istedi.. Olay sonu bir adam anlatıyor:
Çok mert çocuktu.. Bu havalide solu da ülkücüleri de susturmuştu.
Ben İslâm'a adadım kendimi, derdi hep..
Ve babasını ziyaret edip taziyette bulunuyoruz. Gözleri dola dola konuşuyor o ilim ve fazilet abidesi insan:
Bu çocuğu niçin hedef aldılar? Bunun İslâm'dan gayri bir emeli yoktu. Hani öbür doğulu gençler gibi yabana bir niyeti yoktu, sırf İslâm diyordu.
Ve ekliyordu:
Son günlerde şehitlikten de çok bahsederdi.
Ben de ekliyorum:
İşte sır burada: Onu müslüman olduğu için öldürdüler. Güçlü müslümandan korktukları için! Ve şehid oldu. Kanıyla gömülmeli"
Haftalarca ve hatta aylarca 'Milli Gazete1 -'Tevhid' gibi, sayfalarım Şehid kardeşimiz Metin'e hasreden Yeni Devir'in 3 Mart tarihli nüshasında da Mustafa Ünal, sonunu "Yaşasın dünya müslümanlanmn îslâmî kıyam ve mücadelesi!" diye haykırarak bağladığı yazısında şunları belirtiyordu:
İslami Okul Okulların En Önemlisi