Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Yaşasın Dünya Müslümanlarının İslâmî Kıyam Ve Mücadelesi - Sehadedvemetinyuksel - 38. Sayfa

Yaşasın Dünya Müslümanlarının İslâmî Kıyam Ve Mücadelesi!

 

"Arabistan'ın insanlıktan uzak vahşi bir hayat sürdüğü Cahiliye Devrinde, zulmetleri yırtan ve ce­halet perdesini kaldırıp insanları yüksek bir ahlak ve hayata kavuşturan bir Nur inmişti Arabistan'a; bu "Çöle inen Nur" Server-i Kainat Hazreti Mu-hammed Mustafa Aleyhisselâm idi. Peygamber-i Zişan insanı esfeli sefilinden kurtarıp melekler de­recesine çıkaran yegane hayat nizamı İslâm'ı tebliğe memur edilmişti. Din, önceleri gizli olarak yayılmış, sonraları aşikare tebliğ başlamıştı. O zaman müş­rikler, Ebu Cehiller, Ebu Leheb'ler bu dine karşı çıkmışlar ve müslümanlara eza cefa etmişlerdi. Bir çok müslüman şehit oldu. Din bu şekilde şehitler ve­rerek yayıldı.

Bugün de aynı durum yaşanıyor dünyada ve ül­kemizde, müslümanlar inandıklarından, mümin ol­duklarından Cahiliye düzenlerinin kâfir ve müş­rikleri tarafından işkence ve zulme tabi tutuluyorlar. İslâm için yine şehidler veriliyor.

Bundan önce bir çok kardeşimiz yakın za­manlarda Tağut düzenlerinin bağlıları tarafından şehid edildi. Bunların bir kaçı da kendilerine müs­lüman süsü veren müliyetçi-ülkücüler tarafından katledildi.

Hasan Sürel, 29 Mayıs 1978 günü Konya'da POL-DER'H polisler tarafından, Celil Yıldırım, Ankara'da komünistler tarafından, Hasan Kaya İstanbul'da yine komünistler tarafından, Senai Tan 27.7.1978 günü Elazığ'da, Salih Karavuzoğlu 28.8.1978 günü Mardin'de, Recai Ulutaş 16.9.1978 günü Ga­ziantep'te, Necati Çakıcı 18.9.1978 günü İs­tanbul'da, Zeki Uluçay 7.10.1978 günü Malatya'da, Adnan Çetin 4.10.1978 günü İstanbul'da, Mehmet Baydın 29.6.1978'de İsmail Kendird 11.7.1978'de ve Hanefi Çelikel ,23.7.1978'de komünistler tarafından şehid edildiler. (Allah rahmet eylesin.)

Edirne'de Erdoğan Tuna'nın katili olan ülkücüler son olarak da geçen Cuma günü, (23.2.1979) Fatih Akıncılar Derneği eski başkanı Metin Yüksel kar­deşimizi Cuma namazından çıkarken cami av­lusunda hunharca katlettiler.

Iran müslümanlarının yıllarca süren mü­cadelelerinden sonra müşrik Şah rejimini yıkıp yeni bir İslâm Cumhuriyeti'ni kurmak için el birlik ha­zırlıklara girişmelerinden dolayı yüreğimizin se­vinçle dolu olduğu şu günlerde, böyle menfur ha­diselerle karşılaşmak, kalbimizi sevincin yerine elemin doldurmasına vesile oldu. Maalesef, Abdi İpekçi'nin ölümü dolayısıyla üç-dört gününü ona tahsis eden TRT, kardeşimizin öldürülmesini kısa olarak dahi vermedi. Zaten ne menem olduğu belli olan TRT'den böyle bir şey beklemek saflık olurdu.

Metin kardeşimizi güya milliyetçi, İslâm'dan fer­sah fersah uzak bulunan, komünistlerden sadece ideolojilerinin sembolü ayrı olan, ülkücüler katletti. Şiddetle karşı ve amansız düşmanı olduklarını söy­ledikleri komünizm ve onun müdafileriyle batıl çiz­gisinde birleşmiş bulunan ülkücüler... Bazı saf müs-lümanların "Komünizmi ancak bunlar önleyebilir" diyerek destek oldukları ülkücüler... Sırf gurur ve enaniyeti yüzünden İslamcıları terkeden gösterip ve alkış meraklısı üstadlann üstadı olduğu ülkücüler... "Rehberimiz Kur'an, İslâm Ahlak ve Fazileti" diye müslümanlığı ve müslümanları istismar edip oy av­cılığı yapan MHP mensupları... Hira Dağı kadar bü­yüklükte sınırlı bir müslümanlığı kabul ettiklerini ortaya koyan ülkücüler... Milliyetçilik maskesi al­tında ırkçılık, kavmiyetçilik yapan İslâm dışı akım­ların mübtelası ve müslümanlara "yeşil komünist" diye hakarette bulunan, müslümanlar komünist ol­madığı için sözün kendilerine raci olduğundan ha­bersiz ve tıynetleri hasebiyle komünizme daha mey­yal bulunan ülkücüler... Evet, Metin kardeşimizi bu siyon uşakları katletti. Kardeşimiz şehid ve Cennet-i Ala'ya vasıl oldu. Ama onu öldüren faşistler ne ola­cak, nereye gidecek? Bir müslümanı öldürdükleri için ebedi kalmak üzere Gayya kuyusuna yu­varlanacaklar.

Bu devran böyle sürüp gitmeyecek. Bize de do­ğacaktır, vadettiği günler Hakkın. Vakti geldiğinde, biz, mücadeleye başladığımız zaman girdiğimiz yeri temizler öyle çıkarız. Bir Metin şehit olduysa, yerini .binlerce Metin'ler dolduracak, hem de daha azimli ve bilenmiş olarak... Biz Allah'ın verdiği canı O'nun için harcamayıp da kimin için harcayacağız. Eli kanlı gözü dönmüş imansız katiller İslâmî hareketi durduramayacaklar. Bu fidan şehitlerin kanlarıyla büyüyecek, dal budak salacaktır.

Yaşasın dünya müslümanlannm İslâmî kıyam ve mücadelesi!

Fitne  yeryüzünden   kalkıncaya  ve   din   yalnız Allah'ın oluncaya kadar!

Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.

28-2-1979

Şehid Metin'in şehateti sırasında Fatih Akm­aları sorumlusu Dursun Özcan, olayın görgü tanıklarmdandır. Olayı şöyle anlatıyor: