TEVHİD RASULLERİN ORTAK ÇAĞRISI - Tevhidrasullaerinortakcagrisi - 1. Sayfa
TEVHİD RASULLERİN ORTAK ÇAĞRISI
Önsöz
Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla. Hamd, Âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
Salat ve Selâm olsun Rasulullah'a, Aline, Ashabına ve kıyamete kadar O'nun izinde giden muvahhid mü'minlere...
Ben, şehadet ederim ki, Allah'dan başka ilâh yoktur ve yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (s.a.s.) Allah'ın kulu ve Rasulüdür... Bütün tağutlan her yönü ve her çeşidiyle reddedip, yalnız ve yalnız yegâne Rabbimiz olan Allah'a katıksız, şirksiz, seksiz iman ettim... Allah'ı Rabb, İslâm'ı din ve Rasulullah Muhammed (s.a.s.)'i önder olarak kabul edip razı olarak inandım...
Alemlerin yegâne Rabbi Allah'a hamd-u senalar olsun ki; "Dâva Dersleri" serimizin altıncı kitabı olan ve "Tevhid - Rasullerin Çağrısı" ismini verdiğimiz bu eserimizi de bitirmeyi bize nasib eyledi...
Muvahhid mü'minlerin hayatının bütününü kuşatıcı bir tek konu var: Tevhid. Muvahhid mü'minlerin, gerek akîde, gerekse amel yönüyle bütün hayatları Tevhid'den ibarettir... Dünya görüşleri Tevhid olduğu gibi, hâl ve hareketleri de Tevhid'dir... Muvahhid mü'minler, tevhid için ve Tevhid'le yaşarlar; Tevhid için ve Tevhid'le ölürler!..
Tevhid, Rasullerin ortak çağrısıdır... Tevhid, bütün muvahhid mü'minlerin Allah'ın rızasını kazanması, için yürüdükleri dosdoğru yolun tâ kendisidir.,. Tevhid, katıksız iman ve takvadır... Tevhid, Allah'dan başka hiçbir hüküm koyucu egemen kabul etmemektir... Tevhid, Allah'dan başka bütün hüküm koymaya kalkışan azgın, zalim ve sömürücü egemen güçleri reddetmektir... Tevhid, gerek ferdî, gerekse toplumsal hayata Allah'ın emirlerini hakim kılmak, Allah'ın nehyettiklerine yaklaşmamaktır... Tevhid, sapasağlam kurtuluş kulpuna yapışmak için tağut-tan kaçınmak ve katıksız bir şekilde Allah'a iman etmektir!..
Rabbimiz Allah'ın vazifeli kıldığı bütün Rasul ve Nebiler, insanları Tevhid hakikatına davet etmişlerdir:
"Andolsun, biz, her ümmete: "Allah'a kulluk edin ve tağuttan kaçının." (diye tebliğ etmesi için) bir Rasul gönderdik.[1]
"Senden önce hiçbir Rasul göndermedik ki, ona, şunu vahyetmiş olmayalım: 'Benden başka ilâh yoktur, öyleyse Bana ibadet edin. [2]
Her kavme, bir Nebî veya bir Rasul gönderilmiş ve onların ortak çağrısı, Tevhid olmuştur... Onlar, Allah'dan başka hüküm koyucu bir egemenin olmadığını, hükmün Allah'a aid olduğunu, Allah'dan başka insanın hayatına müdahale eden bütün hüküm koyucu tağutların reddedilmesinin gerekli olduğunu insanlara tebliğ etmişlerdir... İnsanların, yalnız ve yalnız Rabb, İlâh, Melik olarak olarak Allah'ı kabul edip, yalnızca O'na ibadet etmelerini, yani hayatlarını Allah'ın hükümlerine göre tanzim etmelerini anlatmışlardır... Allah'ın vahyettiği ayetlerini, onlara izah etmiş ve hayatta nasıl uygulanacağını göstermiş, bizzat kendileri yaşayarak önder bir örnek olmuşlardır... Tevhid dinini, yani İslâm'ı insanlara tebliğ eden yegâne Rabbimizin Nebileri ve Rasullerinin dini birdir... Onlar, aynı dini insanlara tebliğ eden, insanlar arasından, Rabbimiz Allah tarafından seçilip vazifeli kılınan kâmil, izzet ve şeref sahibi yüce şahsiyetledir...
Ebu Hureyre (r.a.)'ın rivayetiyle şöyle buyurur Rasu-lulullah (s.a.s.):
"Esasen peygamberler, babaları bir kardeştirler, anneleri ayrı ayrıdır. Dinleri birdir.[3]
Birbirlerinin kardeşleri ve dinleri bir olan bütün Peygamberler (Allah'ın salat ve selâmı üzerlerine olsun), insanlara Tevhid'i bildiriyor, izah ediyor, onların anlamaları için kafaları çatlatırcasma anlatıyorlardı:
"Şu hâlde bil, gerçekten Allah'dan başka ilâh yoktur. [4]
"Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini Allah'a teslim ederse, artık onun Rabbi katında ecri vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar, mahzun olmayacaklardır.[5]
Tevhid'in anlaşılması, idrak edilip inanılması ve hayata egemen olması için örnek önderler olmuşlardı muvahhid mü'minlerin rehberleri olan Rasuller ve Nebîler:
"Kendi nefsini aşağılık kılandan başka, İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun Biz, O'nu dünyada seçtik, gerçekten ahirette de O, salihlerdendir.
Rabbi, O'na: "Teslim ol, dediğinde, (O): Âlemlerin Rabbine teslim oldum, demişti. [6]
İşte önder bir örneğin tavrı!.. Âlemlerin Rabbi Allah'ın, kendisine iman ve ibadet konusundaki teslim olmak davetine hiç tereddüt etmeden icabet etmenin gereğini yerine getirme örneği ve bu konudaki önderlik: İbrahim (a.s.)'ın tavn... Bu tavır, Rasul ve Nebilerden nesillerine, aynı zamanda ümmetlerine bir vasiyettir...
"Bunu, İbrahim oğullarına vasiyet etti. Yakub da: "Oğullarım, şübhesiz Allah, sizlere bu dini seçti, siz de ancak müslüman olarak can verin." (diye benzer bir vasiyette bulundu.)" [7]
Bu eserimizde, Tevhid ve teslimiyeti anahatlanyla izah etmeye çalıştık... Yegâne Rabbimiz Allah'ın emirlerini, nehiylerini ve yegâne önderimiz Rasulullah (s.a.s.)'in hadislerini delil olarak sunduk... Her eserimizdeki usûlümüz gereği, Kitab ve Sünnet, yani Kur'ân-ı Kerim ve Rasulullah (s.a.s.)'in hadisleri ana kaynağımızdır... Bu iki temel kaynak ile birlikte ümmetin imamları olan müctehid ulemânın ictihadlan da, biz muvahhid mü'minlerin yolunu aydınlatan görüşlerdir... Eserde görüleceği üzere, kendi yorumlarımızdan ziyade, konuya delil olarak sunduğumuz ayet-i kerimelerin ve hadis-i şeriflerin izahlarında değerli İslâm ulemâsının yorumlarına öncelik tanınmış, onların görüşleri kaydedilmiştir...
Gerek bu eserimizde, gerekse diğer eserlerimizde ana konumuz Tevhid, yani katıksız imanın anlaşılması olduğu için bazı ayetler ve hadisler, yeri geldikçe bir kaç kez delil olarak zikredilmiştir... Bu tekrarlar, konuya delil olmak açısından mecburiyetten gündeme gelmiştir... İnşaallah, konunun daha iyi anlaşılmasına vesile olur ve "ettekraru'1-hasen" olarak kabul edilir!..
Katıksız bir imanla inanan muvahhid mü'min kullarına şöyle buyurur Rabbimiz Allah:
"Ey iman edenler, rükû edin, secdeye varın, Rabbini-ze ibadet edin ve hayır işleyin. Umulur ki, kurtuluş bulursunuz.
Allah adına gerektiği gibi cihad edin. O, sizleri seçmiş ve din konusunda sizlere bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim'in dini(nde olduğu gibi). O Alİah, bundan önce de, bunda (Kur'an'da) da sizi, 'Müslümanlar' olarak isimlendirdi. Rasul, sizin üzerinize şahid olsun, siz de insanlar üzerine şahidler olasınız diye. Artık dosdoğru namaz kılın, zekat verin ve Allah'a sarılın, sizin Mevlâ'nız O'dur. İşte ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcı.[8]
Muvvahhid mü'minler, Allah'dan başka Rabb, İslâm'dan başka hayat nizamı, Rasulullah Muhammed (s.a.s.)'den başka önder bir örnek, "Müslüman'dan başka bir isim ve bir sıfat kabul etmeyen", izzet ve şeref sahibi şahsiyetlerdir...
Rabbimiz Allah, muvahhid mü'minleri şöyle vasıflandırıp vazifelerini beyan buyurmuştur:
"Siz, insanlar içinde çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz. Ma'ruf (iyi ve İslâm'a uygun) olanı emreder, münker olandan sakındırır ve Allah'a iman edersiniz.[9]
Tevhid, yani Rasullerin çağrısı olan, ondan başka hakikat bulunmayan ve bütün hayatı kuşatıcı gerçeğin gereği budur... Ne mutlu, bu yolun yolcusu olan ve bu yol üzere direnip sabreden muvahhid mü'minlere...
Dâvamızın başı ve sonu, Alemlerin Rabbi Allah'a hamdetmektir.
KUL SADİ YÜKSEL
18 Receb 1421 -16 Ekim 2000
Ihlamurkuyu / Ümraniye
İSTANBUL
[1] Nahl, 16/36.
[2] Enbiya, 21/25.
[3] Sahih-i Buhârî, Kitabu'l - Enbiya, B.50, Hds. 113.
Sahih-i Müslim, Kitabu'l - Fedail, B.40, Hds. 143 - 145.
Sünen-i Ebu Davud, Kitabu's - Sünnet, B.14, Hds. 4675
[4] Muhammed, 47/19.
[5] Bakara, 2/112.
[6] Bakara, 2/130- 131.
[7] Bakara, 2/132.
[8] Hacc, 22/77 - 78.
[9] Al-i îmrân, 3/110.
İslami Okul Okulların En Önemlisi