5- Müşriklerin Himayesini Kabul Etmek - Yeyuzununvarisleri - 14. Sayfa
5- Müşriklerin Himayesini Kabul Etmek
Rasulullah Saiiaiiahu Aleyhi ve Seiiem, on yıldan fazla bir zaman kendisini himaye eden müşrik amcası Ebu Talib'den kendisini himaye etsin diye bir istekte bulunmamıştı. Ebu Talib, kendi arzusuyla ve kabile töresi gereği kendisiyle kan bağı olan yeğeni Muhammed'i koruması altına aldı. Rasulullah SaîMîahu Aleyhi ve Senem, dini hususunda, kendisine inanmadığı halde koruyan amcası Ebu Talib'e hiç bir taviz vermedi. Ve müşrikler tekliflerini kendisine getirdiği zaman, tüm teklifleri red etti.
Ebu Talib'in Ölümünden sonra Allah Teâlâ'nin ve Rasulullah Saiiaiiahu Aleyhi ve SeiiernSi azılı düşmanı, aynı zamanda Rasulullah Saiiaiiahu Aleyhi ve Seiiem'in amcalarından olan Ebu Leheb, yine kan bağı duygularıyla kendi isteğiyle Rasulullah sal-hUahu Aleyhi ve SeUem'i himaye etmeye başladı. Rasulullah saiiaiiahu Aleyhi ve Seiiem, kısa bir müddet Ebu Leheb'in himayesinde bulundu. Hakikati ap-açık söylediği için, Rasulullah saiiaiiahu Aleyhi ve Seneme kızan Ebu Leheb, Ondan himayesini kaldırdı. Ebu Leheb istiyordu ki, Rasulullah Saiiaiiahu Aleyhi ve seiiem hakikatlerden taviz versin. Bu arzusuna eremeyince eski düş-mahğına devam etti.[1]
Rasulullah Saiiaiiahu Aleyhi ve Seiiem, Taif dönüşü, Mekke Şirk Devleti'nin "vatandaşlık kanunlâıî'na. göre birisinin himayesinde Mekke'ye girmesi gerekliydi. O da Abdullah bin Uraykıt'ı elçi olarak Mekke eşrafından Mut'im bin Adiyy'e gönderip şöyle buyurdu:
"Sen, Mut'im bin Adiyy'e git Ve kendisine, Muhammedi "Rabb'imin bana verdiği Peygamberlik görevini tebliğ edip yerine getirinceye kadar, sen beni himayene alır mısın?" diyor, de."
Elçi, Mut'im bin Adiyy'e gitti ve bunu ona söyledi. Mut'im bin Adiyy; "olur, kendisine söyle, gelsin, himayeme girsin" dedi.[2]
Rasulullah Saiiaiiahu Aleyhi ve Seiiem, bu tavrıyla ümmet için en güzel ömeği de ortaya koydu. Bu tavırdan başka bir tavır olamayacağı için böyle davrandı. Dinden hiçbir taviz verilemezdi. Şartlar ne olursa olsun, Rabb'imiz Allah Ceiie Ceiaiuhu'nün emrettiği şekilde davranılırdı. Allah Ceiie Ceiaiuhu'nün emri ve iradesi buydu. Rasulullah Saiiaiiahu Aleyhi ve Seiiem de öyle davrandı.
Dinden taviz verilerek, bazı menfaatler elde edilebilirdi; fakat bu, Allah Teâlâ tarafından yasaklanmıştı. Hatta Medine döneminde, Mekke müşrikleriyle imzalanan "Hudeybiye And-Iaşması"nda. da, sonuçta görüldüğü gibi hiçbir taviz yoktu.[3]
Yukarıda delilleriyle ortaya konulmak istenen tavırların hiçbiri boşuna değildi. Rasulullah Saiiaiiahu Aleyhi ve Scilem, "Rabbani Mefocf'a uymayan hiçbir şeyi kabul etmemiştir. Yüce önder, lider ve hidayet rehberimiz Rasulullah Saiiaiiahu Aleyhi ve bizim için en güzel metodu ortaya koymuştu. Bu nıetod, Allah Teâlâ tarafından emredilmişti. Sürekli Tevhid akidesini ve pratikte gereğini tamtamına yaşamak, tebliğ etmek, "Daru'l-Erkanf'ı oluşturmak, "Hicretyurdu Medine'yi bulmak, "Davet-Hicret-Cihad" Rabbani metodunu takip etmek, Rasulullah Sal-teuahu Aieym ve Sellem'm izleyicileri için vazgeçilmez bir durumdur. Rasulullah safiallahu Aleyhi ve Seikm, adım adım izlenilmelidir. Nitekim Rabb'imiz Allah Teâlâ buyuruyor:
"Allah ve Rasuîü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min olan bir erkek ve mü'min olan bir kadın için, o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Rasulü'ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıkhkla sapıtmıştır.[4]
Rabb'ine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızm, tam bir teshmiyetle teshm olmadıkça, iman etmiş olmazlar.[5]
Peygamber size ne verirse artık onu alın, sizi neden sakındırırsa artık ondan sakının ve Allah 'tan sakınıp korkun.[6]
Kim Peygamber'e itaat ederse, gerçekten Allah 'a itaat etmiştir. Kim de yüz çevirirse, biz seni onların üzerine
İslami Okul Okulların En Önemlisi