Kulliyatlar - 53. Sayfa - Yeyuzununvarisleri
Fitneci Kim?
Son yıllarda değerli âlimlerimiz ve bilgili yiğit mü-cahidlerimiz, bazı çevrelerce "fitneci" diye isimlendirilip, öylece propaganda yapılarak yanlış tanıtılıyorlar. Bu çirkin iftira bazılarınca bile bile, bazılarınca da bilmeyerek söylenip, yaygmlık kazanmaktadır.
Değerli İslâm âlimlerimizden ve yiğit mücahidlerimizden oluşan "Hizbullahî müslümanlar", şuurlu veya şuursuz, şimdiye kadar gizlenmek istenen gerçekleri gün yüzüne çıkarınca, birçok kişinin keyfi kaçtı ve huzuru bozuldu. "Canım, zamanı mıydı? Bu zamanda bunlar söylenir mi? Halk bunlardan anlamaz" diye söylenmeye başladılar. Daha da ileri giderek, "bu | gibi konuların yazılması, konuşulması ve yayılması fitne çıkarır. Bunları söyleyenler de fitnecidirler" gibi ithamlarda bulunmayı kendileri için günlük vird edinenlerin^ bu kadar tedirgin olmalarının altında başka sebepler aramak gerekir. Yoksa bunlar, gerçekten Islâmî kaygılarla hareket edenlerden değiller. Bu tipler, tağutî sistemlerde kendilerine göre bir düzen kurmuş, işini rayına koymuş ve elde ettikleri geçici menfaatlerin bozulmasının hayatlarına mal olacağına inanmış tiplerdir. Onlar, "Dam'ş-Şirk" olan Mekke'de putların gölgesinde ve Ebu Cehillerin emrinde yaşarken, onlara rıza gösterip vatandaşlık görevlerini en iyi bir şekilde yerine getirirken; Allah Teâlâ'ya da, mevcut şirk rejiminin izin verdiği ölçülerde kul olmak istemektedirler.
Bu "hem putun dediği olur, hem de Allah'ın dediği..." man-tıksızliğıyla hareket edip, "Tanrının hakkı Tanrı'ya, Sezar'm hakkı Sezar'a" sloganını şiar edinenler, yarasalara benzerler. Hep gece olmasını, hep karanlıkların kalmasını isterler. Onlar, gerçeklerin ortaya çıkmasını istemezler. Gerçekler, güneş gibi ap-açık ve parlaktır. Gerçekler, gündüz gibi ap- aydınlı kür. Yarasalar aydınlık olmasını istemez. Çünkü onlar geceye ve karanlığa alışmışlardır. Belki de alıştırılmışlardır. İşte onların hiç hoşlanmadığı aydınlık tüm boyutlarıyla ortaya çıkınca, feryadı basıyor ve kendi çaplarında kıyametleri koparıyorlar... Onların gözleri bu güneş karşısında kamaşıyor ve kör oluyorlar. Bundan dolayı gerçeklerin ortaya çıkmasını engelliyor ve çeşitli çirkin iftiralarla olayı örtbas etme çabasında bulunuyorlar.
Değerli, muvahhid ve mücahid âlimlerimizden birşey sorulduğunda, Allah Teâlâ'dan başka hiç kimseden korkmadan, gerçek ne ise ap-açık söylemektedirler. Aynı sorular, bilgili mücahidlerimizden sorulunca yine tüm açıklığıyla gerçekler ortaya konulmaktadır. Gerçekler oıtaya çıkınca, gelenekçi dindarlar ile Allah Teâlâ'nın Kitab'ı Kur'ân-ı Kerim'i kendilerine geçim kaynağı yapan sözde hocaların canları sıkılıyor ve huzurları kaçıyor. Çünkü onlar da biliyor veya seziyorlar ki, eğer gerçekleri kabul edecek olurlarsa, durumları tamamen değişecek, yükleri artacak ve mes'uliyetleri ölçüşünce gayret göstermek zorunda kalacaklardır. İşte bu mukaddes yüke hamal olmak istemeyenler, gerçeklere karşı savaş açıyor ve gerçekleri ortaya koyanları, "fitne çıkarmak"\a. suçlayıp, Şeytanî hayata hamal oluyorlar.
İslami Okul Okulların En Önemlisi