Kulliyatlar - 8. Sayfa - Esmaulhusna
el-HAFİD
er-RAFİ’
“Alçaltan” manasına gelen “el-Hafid” ismi celili Kur’anı Kerimde Vakı’a suresi
ayet 3 de Kıyametin alçaltıcı ve yükseltici olduğunu haber verir şeklinde geçer.
Kıyameti yapan ve yaratan Allah olduğuna göre, Alçaltan ve yükselten de O’ dur.
“Yükselten” manasına gelen “er-Rafi’” ismi Cemili ise bir defa Rafi’ olarak (Ali
İmran 55) bir defada Rafi-ud-derecat (Mü’min 15) olarak geçmekte. 13 defada
....yükseltti, ....yükseltir şeklinde fiil olarak geçer.
Nefsinin hevasını baş tacı eden, günah sokaklarında gezen, isyan edenleri
cehennemin en alt derekelerine alçaltan Allah (c.c.), nefsinin hevasını ayaklar
altına alan, salih insanlarla beraber olan, iyi ve güzel yerlerde dolaşan,
Rabbine itaat edenleri Cennetin en üst derecelerine yükseltendir.
Kuyunun dibine atılan Yusuf (s.a.v) Mısır’a sultan oldu. Onu atanlar ise bir gün
Yusuf’un önünde secdeye kapandılar.
Yılanları yerde süründüren “Hafid,”kuşları yükseklerde uçuran “Rafi” olan Allah
(c.c.)dır. Gökyüzünü direksiz yükselten (Ra’d 2), Peygamberlerin derecelerini
yükselten (En’am 165), İsa aleyhisselamı kendi katına yükselten (Nisa 185) Hz.
Muhammed’in şanını yücelten (Şerh 4) iman eden, ilim sahibi olanların derecesini
yükselten Allah’a iman eden mü’minlerde Peygamberlerin ve iman eden alimlerin
önüne kimseyi geçirmezler.
Yeryüzünde hiçbir yazarı çizeri, filozofu, siyasiyi, askeri, bilgini Peygamberin
önüne geçirmediği gibi denk bile tutmaz. Allah’ın yücelttiğini kimse alçaltamaz.
Alçalttığını da kimse yükseltemez.
Hz. İbrahim’i, Hz. Musa’yı hepimiz severiz ama Nemrut’la Firavun’un seveni
yoktur.
el-MUİZZU
el-MÜZİLLÜ
Kur’anı kerimde Ali İmran suresi 26 da “Deki: Ey mülkün sahibi Allah’ım! Sen
mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden alırsın. Dilediğini aziz edersin,
dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Sen her şeye Kadirsin” ayetinde
dilediğini zelil edenin Allah olduğunu haber verir. “İzzet Allah’a, Rasulüne ve
Mü’minlere aittir” (Münafikun 8) ayetinden anladığımıza göre Müslüman bir
insanın zelil olması mümkün değildir.
Müslüman, dünyanın en fakir insanı olsa bile o haliyle izzetini korur. Müslüman
en zengin olsa yine malıyla da, haliyle de izzetini korur.
Rabbin sofrasının bitmeyeceğini bildiği için tama’kar olmaz. İnsanları yücelten
kanaattır. Alçaltan ise tama’dır.
Şahin kuşu yücelerde uçarken, bıldırcın ve keklik etiyle havada beslenirken
yeryüzündeki bir arpaya tama’ edince tuzağa tutulur, kanatları yolunur.
Kafir dünyada malıyla yükselse, haliyle yükselmez. Ahirette ise her haliyle
alçaltılır ve cehenneme atılır.
Başkasının servetine el uzatan iki dünyada da horlanır. Başkasının namusuyla
oynayanlarda horlanır.
Haram servetten, haram şehvetten ve haram şöhretten uzaklaşanlar iki
dünyalarında da izzet bulur. Dolu kovayı yükseltirler, boş kovayı kuyunun dibine
atarlar. Gönül imanla, akıl ilimle dolu olursa yükseltiliriz. Yoksa Cehennemin
dibine atılıveririz. Allah korusun.
es-SEMİ’
“Her şeyi işiten” manasına gelen “es-Semi’” ismi celili Kur’anı kerimde 47 defa
geçmekte.
Her şeyin ayarlanması akort edilmesi gerektiği gibi en başta dillerimizin akort
edilmesi gerekir. Sevdiklerimize, dostlarımıza söyleyeceğimiz kelimeleri en ince
gönül eleğinden eleyerek söylemeliyiz. Çünkü dostlarımız o sözleri duymadan
es-Semi olan Rabbimiz işitmekte.
Düşmana söylediklerimizi de işitiyor. (Taha 46) öyle ise Firavuna konuşurken
bile kelimelerin en tatlı ve yumuşak olanını seçeceğiz. (Taha 44)
Rabbimiz “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül,
bunların hepsi yaptığından sorumludur” (İsra 36) derken kulak kelimesini öne
almış. Kulağımızla insanları dinlerken karşımızdaki kim olursa olsun onu
önemseyelim.
Kulağımızdan giren kelimeler gönül denizimizi kirletecek kelimeler olmasın.
Hakkın kelamı birinci sırayı alsın. Kulağında doyumu vardır. Ivır zıvırlar la
doyurursanız Kur’an dinleyemezsiniz.
İslami Okul Okulların En Önemlisi