Kulliyatlar - 9. Sayfa - Esmaulhusna
El-BASÎR
“Her şeyi en iyi gören” anlamına gelen “el-Basîr” ismi şerifi Kur’anı kerimde 47
defa zikredilmiştir. “Nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir. Allah
yaptıklarınızı en iyi görendir.” (Hadid 4) ayetiyle yaptıklarımızın görüldüğüne
dikkat çekiliyor. Her şeyi gördüğü haber veriliyor. (Mülk 19)
Herşeyi gören, yarattıklarına göz verebilir. İnsan kendi gözünü görme gücü
zayıflayıp giderken çaresiz kalıyor. Göz doktorlarımız göz yapamıyor. Gözlük
yapıyor. Rabbimiz başımıza iki göz vermiş birde gönül gözü vermiş.
Başımızdaki iki gözün pasını, katarağını silmek için göz doktorları yarattığı
gibi, gönül gözümüzü cilalamak için kitaplar, Peygamberler ve salih kullar
göndermiş.
Rabbimizin bizi her zaman ve her yerde gördüğünü bildiğimizden, kapalı kapılar
ardında dümen çevirmek, haram yemek, zina etmek, ihanet etmek, yalan söylemek,
zimmet, irtikap gibi suçları işleyemeyiz.
Günümüzde Allah’a imanı olmayanlar “filan devlet şu anda beni görüyor,
söylediğimi işitiyor, siyasi geleceğimi yok etmemesi için onun adıyla konuşmaya
başlayayım, onu öveyim” diyor.
İşte Basîr olan Allah’a imanın bize verdiği izzet ve şeref bu dünyada başlıyor.
Biz kul’a kul olmuyoruz.
el-HAKEM
“Hükmeden” anlamına gelen “el-Hakem” ismi celili Kur’anı kerimde “O, size kitabı
apaçık indirmişten, ben Allah’dan başka Hakem’mi ararım” (En’am 116) ayetinde
bir defa geçmiştir.
Hakimiyetin kayıtsız şartsız Allah’a ait olduğunu (En’am 57, Yusuf 40,67), en
güzel hükmedenin Allah olduğunu (Maide 50) Hükmünün temyiz edilemeyeceğini (Ra’d
41) hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmeyeceğini (Kehf 26), O’nun dışında hüküm
koyanların sonucunun ne olacağını bilmeden cahilce hüküm koyduğunu (Maide 50)
O’nun indirdiğiyle hükmetmeyenlerin durumlarına göre kafir, zalim ve fasık
olduğunu (Maide 44,45,47) bildiren, Allah’a iman edenler Ondan başka Hakem
tanımazlar. Kullar için bu kelime mecazi anlamda kullanılabilir. Nisa suresinin
35 inci ayetinde eşler arasındaki arabuluculara “Hakem” kelimesi kullanılmıştır.
Allah’ın koyduğu kurallara göre hüküm verenlere de “Hakem” veya “Hakim” denir.
Rabbimizin tabiata koyduğu kanunlar konusunda kimse tartışmıyor. Herkes tabiat
kanunlarına uyuyor. Uyduğu oranda mutlu oluyor.
Kafirin vücudunda dahi Allah’ın hükümranlığı geçerli. Kalbini çalıştıran, kanını
dolaştıran, her hücresine gıda veren, saçının her teline renk veren Allah
(c.c.).
Dünyanın en gelişmiş hasta hanesinde, en iyi doktorlar gözetiminde beş
dakikalığına Allah’ın değilde doktorların kendi vücuduna hakim olmasını
istemeyen ateist=gâvur bir insan nasıl olurda hayatında Allah’ın hükümlerini
reddedip kendisi kendi hayatının bütün sorunlarına hükmedebilir? Beynimizin
kılcal damarında kan pıhtılaşan vücut felç oluyor. Beynimizin yönetimi bize
bırakılsa insan bir dakikada yok olur. Vücudun her tarafından çıbanlar, yaralar,
felçler görülür.
Toplum vücudunda Allah’ın hakimiyeti çekilip alınırsa toplum vücudunda inkar,
terör, soygun, gasp, öldürme, yaralama, zina, rüşvet, ırza geçme, güvensizlik,
baskı, zorbalık hastalıkları çoğalır.
Rabbimiz, Sevgili Peygamberimize: “Andolsun ki; eğer sana gelen bu ilim (Kur’an)
dan sonra onların hevalarına uyarsan, şüphesiz sende zulmedenlerden olursun”
(Bakara 145) buyurur. Yanlış teraziyle tartan, dünyanın en adil insanı da olsa
yanlış tartar. Onun için tabiatı bir denge üzere yaratan, yarattığı tabiat
kanunlarında hiçbir eksikliği ve fazlalığı olmayan Allah (c.c.)ın koyduğu
Kur’andaki kurallarda toplum vücudunun selameti ve sıhhati için koyulmuştur.
El-Hakeme iman eden bizler O’nun koyduğu, Rasulünün uyguladığı kurallara uyarak
yanlış terazileri Kur’ana göre ayarlayacağız. Yanlış teraziyle tartarak çıkar
sağlayanları engelleyeceğiz. İnsanların tabiat kanunlarına uyduğu gibi Kur’ana
göre yaşamaları için gayret göstereceğiz. Toplum vücudunun çağdaş sorunlarını
Kur’an ve Sünnet ışığında çözeceğiz.
İslami Okul Okulların En Önemlisi