Kulliyatlar - 11. Sayfa - Esmaulhusna
el-HALİM
“Yarattıklarına yumuşak davranan” anlamına gelen “el-Halim” ismi cemili Kur’anı
kerimde Rabbimizin ismi olarak on bir defa geçmekte.
İbrahim, İsmail ve Şuayb aleyhisselamlar içinde el-Halim-yumuşak başlı kelimesi
kullanılmış. (Tevbe 114, Hud 75, Saffat 101, Hud 87)
“Allah’ın kalplerinizde olanı bildiğini bilin ve ondan sakının. İyi bilinki
şüphesiz Allah bağışlayandır, Halimdir-yumuşak davranandır.” (Bakara 235)
Allah (c.c.) kendisinin yarattığı insanların Allah’ın şeriatına değilde
kendileri gibi insanların kurallarına uyarak onları ilahlaştırdıkları halde
onları hemen cezalandırmayandır. (İsra 141-144)
Yediği yemeğin suyunu mazlumların gözyaşından, sosunu mağdurların kanından temin
eden zalimlerin yaptığından Allah’ın haberi vardır.
“Zalimlerin yaptığından Allah’ı gafil zannetme. Ancak onları(n azabını) gözlerin
belerip kalacağı bir güne erteliyor.” (İbrahim 42)
Eşcinsellerin cezasının tehir edilmesi ve zaman tanınması için Rabbine yalvaran
İbrahim aleyhisselam Rabbimizin kelamıyla “O Halim- yumuşak huylu, yanık
yüreklidir” diye övülmekte. (Hud 75)
Bizler Halim Rabbimize iman edenler olarak yumuşak huylu tatlı dilli, güler
yüzlü, bal gibi sözlü olacağız. Güçlü iken böyle olacağız.
Su, yumuşacık ama kayaları deliyor. Kuru ağaçların tepesine çıkıp çiçeğe
dönüşüyor. Evlerimizi aydınlatıyor. Binlerce ton ağırlığı kaldıran güce
dönüşüyor.
İbrahim’in Halim-yumuşaklığı Nemrutun saltanatına son veriyor. Ancak Akif’in:
“Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum?
Kopar belki ama çekmeye gelmez boynum”
dediği gibi iyilikle yılanı deliğinden çıkarıp zehirli dişlerini zararsız hale
getireceğiz. Kuduz köpek bizi ısırdı diye bizde onu ısırmayacağız. Kendimizi de
kuduzu da tedavi edeceğiz. Sonra da koyuna bekçi yapacağız.
“Eğer Allah insanları yaptıkları yüzünden azapla yakalayıverseydi, yeryüzünde
hiçbir canlı bırakmazdı.” (Fatır 45)
“Allah kahretsin” dediklerimizi Allah yok etseydi, tek başımıza kalırdık. “Ya
Halim” diyelim.
el-AZİM
“Çok büyük” anlamına gelen “el-Azim” ismi celili Kur’anı kerimde Rabbimizin ismi
olarak altı defa geçmekte. Bir defa Kur’anı azim olarak (Hıcr 87) geçmekte. Yüz
defada büyük başarı, büyük mükafat, büyük ahlak, büyük haber, büyük gün, büyük
günah gibi Allah’ın yarattıklarının sıfatı olarak geçmekte.
Yeryüzünün, dağların, denizlerin büyüklüğünü düşünün. Güneşin ve yıldızların
büyüklüğünü ve aralarındaki uzaklığı anlatacak rakam bulunamadığından ışık
yılıyla anlatılmaya çalışıldığını düşünün ve evrenin büyüklüğünü hayal edin.
Hadisi şeriflerde bildirildiğine göre yedi kat gökyüzü, bütün yıldızlarla
beraber, yedi kat yeryüzü “Kürsi” nin yanına atılsa, çöle atılan demirden bir
yüzük gibi kalır. “Kürsi” de “Arşı a’la” nın içine atılsa oda çöle atılan bir
demir yüzük gibi kalır. (Tefsiri ibni Kesir Bakara 255)
“O’nun ilminden yalnız Onun dilediğinden başkasını kavrayamazlar. O’nun kürsisi
gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onların (göklerin ve yerin) korunması O’na ağır
gelmez. O yücedir, çok büyüktür” (Bakara 255)
“Çok büyük” olan Allah’a iman edenler, büyük alim, büyük mimar, büyük sanatçı,
büyük komutan, büyük işveren, büyük işçi yetiştirmeye çalışırlar ve kul yanında
küçülmezler.
el-ĞAFUR
“Günahları örten, çok bağışlayan” anlamına gelen el-Ğafur ismi Kur’anı kerimde
91 defa geçmekte ve buda bize Rabbimizin afvediciliğinin hep öne çıkarılması
gerektiğini ve bizimde Allah’ın kullarının kusurlarını kapatmamız gerektiğini
ifade etmekte.
El-Ğaffar ismi cemilini açıklarken ifade ettiğimiz gibi Rabbimiz vücudumuzun
içini kan, kemik, et, sinirle donatmış, ama dışımıza incecik bir cild perdesi
çekerek güzelleştirmiş.
İçimizden geçen kötü düşünceleri kapatacak bir perde vermiş. İşte el-Ğafur’a
iman eden bizlerde ayıpları, kusurları, günahları teşhir etmeyeceğiz.
İslami Okul Okulların En Önemlisi