Kulliyatlar - 22. Sayfa - Esmaulhusna
EL-EVVEL
EL-AHİR
“Başlangıcı olmayan ilk ve nihayeti olmayan son” anlamlarına gelen bu “el-Evvel”
ve “el-Ahir” ismi şerifleri Kur’an-ı Kerim’de birer defa geçmekte. “O ilktir,
sondur, apaçıktır, gizlidir. O her şeyi bilendir” (Hadid 3)
Bizim dilimizde ilk ve son kelimeleri zamana ve mekana ve duruma göre anlam
kazanır. Allah (c.c.) için zaman ve mekan olmadığından bu “ilk” ve “son”
isimleri Onun evvelinin olmadığı, sonunun da olmadığını ifade ettiği gibi
esmasının tecellisiyle ilk yaratanın Allah olduğunu en son yaratanın da yine O
olacağını, kainatı ilk defa yaratan, kıyamette kainatı yok eden, yaratılışdan
kıyamete kadar her şeyi yine yeniden yaratan. O “İlk” ve “son” olan Allah’tır.
“Evvel” ve “Ahir”in yarattıklarının bir başı ve bir sonu vardır. Yaşımız kadar
yaşıyoruz ve bizi ilk defa getiren, son defa götürüyor. Yani O’ndan geldik O’na
dönüyoruz. Öyle ise O’na yaraşır işler yapalım.
İslami hizmetlerde ilk ve öncü olalım. Hayırlı hizmetlerde ilklere imza atalım.
EZ-ZAHİR
EL-BATIN
“Apaçık” ve “Gizli” anlamlarına gelen “ez-Zahir” ve “el-Batın” ismi şerifleri
Kur’an-ı Kerim’de birer defa geçmekte. “O ilktir, sondur, apaçıktır, gizlidir. O
her şeyi bilendir.” (Hadid 3)
İşin ehli olanlar bir sanat eserinden sanatkârın ilmini, gücünü, zevkini,
görebilirler. Anlamayanlar ise öküzün trene baktığı gibi bakıp geçerler.
Her çiçekte, her böcekte, zülfün her telinde, yağmurun her damlasında, elimizin
her çizgisinde Allah (c.c.)ın ilmi, kudreti, san’atı apaçık görülmekte.
Zatı ise görülenlerin parlaklığı nedeniyle gözlerden gizli kalmakta. Çünkü
bugünkü gözler Rabbimizin zatını görecek şekilde yaratılmamıştır. Bir ismi Zahir
olan Rabbimizin yarattığı tenimizi görüyoruz. Ama bir ismi de Batın olan
Rabbimizin yarattığı aklımızı göremiyoruz.
Balı apaçık görüyoruz ama tadını göremiyoruz. Gülü görüyoruz ama kokuyu
göremiyoruz.
Bizlere ten gibi açık, akıl gibi gizli nimetler veren Zahir ve Batın Rabbimize
açıkta ve gizli yerlerde ibadetler yaparken kötülüklerin açığından da,
gizlisinden de kaçınacağız. (A’raf 33, En’am 120)
Verdiği nimetlerden elmayı yerken, görünen rengi ve yuvarlaklığı yanında
görünmeyen tadı, kokusu ve gıdasını hissettiğimizde “Zahir” ve “Batın” olan
Rabbimizi hatırlayacağız.
Yaratılan her şeyin bir görünen, binlerce görünmeyen yönünü öğrendiğimizde yine
“Zahir” ve “Batın” olan Rabbimizi hatırlayacağız demeyeyim, hatırdan hiç
çıkarmayacağız.
İnsanlara yardım ederken gecede, gündüzde, gizlide açıkta vereceğiz. Verirken
biz kendi varlığımızı değil verdiğimizi göstereceğiz.
Yardımı alan isek, verilene değil verene bakacağız ve teşekkür edeceğiz.
Rengarenk süslü ağaçlar üzerinde bize ni’metler sunan Rabbimizin ni’metleri
bizim gözlerimize perde olup materyalizm hastalığına yakalanıp gönül gözü kör
olanlardan olmayalım.
O çiçekler, meyveler, manzaralar, havalar, güneşler, gözümüz aracılığıyla gönül
gözümüzü açsın da, içimiz imanla, dışımız amelle süslensin.
İslami Okul Okulların En Önemlisi