Kulliyatlar - 28. Sayfa - Esmaulhusna
EL-BEDİ
“Benzersiz ve örneksiz yaratan” anlamına gelen “el-Bedi” ismi Cemili Kur’an-ı
Kerim’de iki defa geçer.
“Göklerin ve yerin yaratıcısıdır. O, bir işe hükmetti mi Onun için yalnızca “ol”
der, o da oluverir” (Bakara 117) İnsanlar yeni bir eser meydana getirmek için
atölye, laboratuvar, araştırma merkezi kurarlar. Tek başına veya ekip halinde
günlerce çalışırlar bir eser meydana çıkar. Sonra seri üretime geçilir ve
üretilenler birbirinin aynıdırlar.
İnsanlar bir şey üretirken tabiat onun hocası olur. Gökyüzünde uçma fikrini
kuşlardan öğrenir, denizlerde yüzmeyi balıklardan öğrenir.
Allah (c.c) evreni yaratırken örnek aldığı yoktur. Yarattığı her şey benzersiz
güzel, faydalı ve sağlamdır.
Bugüne kadar yaratılanlardan hiçbirinin faydasız, kusurlu olduğunu söyleyen bir
fizikçi, kimyager, biyoloji bilgini çıkmamıştır. Biz Rabbimizin bu sanat
galerisinde dolaşırken onun yarattığı insana, hayvana veya bir ağaca haksız yere
bıçak çiziği dahi çekmeyeceğiz.
Ünlü bir ressamın eserine bir çizik çektiğinizi düşünün. Ne olur? Ya Rabbimizin
yarattıkları?
El- Bedia iman edenler olarak sanata saygı göstererek sanatkarına şükrederken
kendi işlerimizin güzel, sağlam ve faydalı olmasına dikkat edeceğiz.
EL- BAKÎ
“Sonu olmayan” anlamına gelen “el-Baki” Kur’an-ı Kerim’de bu kalıpla geçmez.
Ancak ismi tafdıl kalıbıyla ebka olarak “Allah daha hayırlı ve sonu olmayandır”
(Taha 73) diye geçer. Bir de Er-Rahman suresinde 26-27 inci ayetlerde her şeyin
fani Allah’ın baki olduğu ifade edilir. Kainatın en güçlüsü insandır. Dağları
deliyor, denizleri aşıyor, yıldızlara ulaşıyor ama ölümüne engel olamıyor. Gelen
gidiyor.
Dünya yaratılalıdan beri bu böyle devam ettiğine göre getiren ve götüren, bu
tabiat kanunlarını koyup yürürlükte kılan önü ve sonu olmayan biri gerekiyor ki
O da El- Baki olan Allah (c.c) dır.
Şair; “Eğerçi hane-i pür nakşdır sarayı cihan
veli kitabeleri “Küllü men aleyha fan” diyor. Yani Dünya süslü bir saray ama
sarayın duvarında nefis bir hatla yazılmış kitabe var ki o da “Dünyadaki her
şeyin sonu gelecektir” diye yazar. İktibas yoluyla şair er- Rahman suresinin 26
ncı ayetini şiirine alıvermiş.
El- Baki ye iman edenler ne yapsın?
Şair Baki’nin Kehf 46, Meryem 76 ncı ayetlerden ilham alarak “Avazeyi aleme
Davut gibi Sal
Baki kalan bu Kubbede hoş bir sada imiş” dediği gibi kalıcı, faydalı, örnek
olucu söz ve eylemlerle Allah katında ebediliği sağlayalım.
EL- VARİS
“Servetlerin hakiki sahibi” anlamına gelen “el – Varis” ismi şerifi bu haliyle
değil de çoğul haliyle Kur’an-ı Kerim’de üç defa geçmekte.
“Şüphesiz biz öldürürüz, biz diriltiriz ve biz varis oluruz” (Hicr 23) ayetinde
“biz” kelimesini kullanır ve azametini bildirir. “Biz varis oluruz” derken de
yine kendi büyüklüğünü bize bildirir. Kayalar oyarak sarsılmaz evler yapan,
yeryüzüne kazık çakanlar hepsi gitti. Peygamberler, Şehitler, Salihler de gitti.
“Yeryüzü bir kişiye bol iki kişiye dar” diyenler de gitti. Mallarını miras
bıraktığı varisleri de gitti. Bir gün gelir kıyamet kopar insanlar ölür.
Mahşerde toplanır ve Rabbimiz sorar: “Bugün Mülk kimindir? dendiğinde “Her şeye
gücü yeten tek Allahındır” denir. (Mü’min16)
Rabbimiz bu mülkü Hz. Ademe teslim ettiğinde havası, suyu, güneşi, çiçekleri,
böcekleri tertemiz pırıl pırıldı.
Biz çocuklarımıza temiz miras bırakalım. Allah’ın mülkünü kirletmeyelim. Başta
kalbimizi inkarla bedenimizi isyanla kirletmeyelim. Kalp kirlenirse karalar ve
denizlerde kirlenir. Çocuklarımıza temiz bir isim ve helal mal bırakalım.
ER- RAŞİD
“Doğru ve sağlam yolu veren ve o yola ileten” anlamına gelen bu ismi cemili
Kur’an-ı Kerim’de bu kalıpla yok. Ancak İbrahim’e rüşdünü veren (Enbiya 51) Musa
aleyhisselamla yolculuk yapan Allah kullarından birine de rüşdü Allah tarafından
öğretildiği bildirilmekte. (Kehf 66) Allah’ın sapıttığını ruşde doğru yola
götürecek kimsenin olmadığını haber verir. (Kehf 17)
Zalim, zorba yöneticinin zulmünden hicret eden Ashabı Kehf de Rabb’e dûa
ederlerken “Ey Rabbimiz, bize tarafından bir rahmet ver ve şu işimizde bize bir
kurtuluş yolu hazırla” diye dûa etmişlerdi (Kehf 10)
“Er- Raşid” daha tabiatı yaratmadan yaratacağı her şeyi ve yaratılış kanununu
bilen yarattığı peygamberlere indireceği kanunlarla en doğru yola iletecek
olandır.
Firavunun emrinin doğru olmadığını doğruya götürmeyeceğini haber verir. (Hud 97)
Kıyamete kadar Rabbin yolu dışında ona zıt yollar gösteren herkesin yolu
sapıktır. Onun için biz Fatiha suresinde Allah’ın, peygamberlere verdiği doğru
yolu istiyoruz. Allah’ın gazabına uğrayan Yahudilerle sapık Hıristiyanların
yolunu istemiyoruz. Doğru olalım, doğruluktan ayrılmayalım.
ES- SABUR
“Çok Sabırlı” anlamına gelen bu ismi cemili Kur’an-ı Kerim’de geçmemekte el-
Esma-ül Hüsna hadisinde geçmekte.
“Sen kafirlere mühlet ver. Onlara zaman tanı” (Tarık 17) “Eğer Allah insanları
zulümleri sebebiyle cezalandırmış olsaydı, yeryüzünde bir tek canlı bırakmazdı.
Ancak onları belirli bir zamana kadar geciktirir.” (Nahl 61) ayetlerinde
Allah’ın çok sabırlı olduğunu anlıyoruz. “Allah kahretsin, Allah canının alsın,
evini başına yıksın” gibi beddualarımızı Allah kabul etse yeryüzünde adam
kalmaz. Babamız, annemiz, çocuklarımız eşimiz kızınca da sevince de dengeyi
kaçırabilir. Es- Sabur olan Rabbimiz kendini inkar edenlere de ekmek verip su
içiriyor, hava veriyor. İbadetleri yaparken sabredeceğiz. Trilyonları zimmete
geçirme makamında sabredeceğiz. Zina imkanı olduğunda sabredeceğiz. Cihat
ederken sabredeceğiz. Timur’a “sen bu savaşları nasıl kazandın?” diyenin
parmağını Timur ağzına almış. Kendi parmağını da adamın ağzına vermiş. Harp
ısırma sanatıdır. İkimiz de ısıralım demiş. Biraz sonra karşıdaki adam aaaa diye
bağırır. Timur kendi parmağını çeker ama ısırmaya devam eder. Sonra işte ben
sabırla kazandım der.
Şair Taşlıcalı Yahya:
“Sabrı elden komamakdır evlâ
Ki koruk sabrile olur helva.” der.
İslami Okul Okulların En Önemlisi