Kulliyatlar - 1. Sayfa - Nuzulsirasinagorekuran
Moğolların taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmadığı bir
dönemde değerli bir ilim adamına hakim ceza olarak tek kişilik hücrede hapis
cezası verince ilim adamı sevinmiş.
Hakim:
– Hayrola niye seviniyorsun? diye sormuş.
İlim adamı:
– Bugüne kadar ilim okumaktan ve okutmaktan nafile ibadetlere zaman
ayıramamıştım. Şimdi hücrede bu ibadetleri yaparım.
Hakim:-hayır sana sürgün cezası veriyorum, demiş.
İlim adamı:– Bu şehirden başka şehir görmemiştim iyi olur. Başka şehirler de
görürüm.
Hakim,idamına karar verince adam daha çok sevinmiş ve “Mü'minin arzusu şehit
olmaktır,” deyince hakim “serbest bırakın” demiş. İlim adamı:
– Bizim hapsimiz halvet, sürgünümüz seyahat, katlimiz şehadet. Biz cennetimizi
göğsümüzde taşırız. Biz nereye gidersek cennetimizle gideriz, demiş.
Can dostlarım, Allah’tan geldik Allah'a gidiyoruz. Güle doğru uçan bülbülü
hiçbir şey engelleyemez. Kafese koysalar teni kafeste canı gül dalında olur.
Pervaneyle ışık arasına girilemez.
Altı milyar insan her nefes alışında Rabbine doğru bir nefes boyu yaklaşmakta.
İnkarcılar trende tersine doğru oturan insanlar gibidirler. Sırtlarını dönmüşler
ama yine de gidiyorlar.
Hedefimiz tertemiz geldiğimiz bu dünyadan en az günahla gitmeye çalışmak.
Bunun için de okumak, ama bizi yaratan, yaşatan ve yöneten Rabbimizin Kitabını
okumak gerekir. Yalnız bilgi için okumayacağız. Neyi nasıl yapalım diye
okuyacağız ve yapacağız.
Karnı aç insan, on tane yemek kitabı okusa karnı doymaz. Okuduğunu yapar da
yerse karnı doyar. Gül demekle güzel koku alınmaz. Balı bilmekle güzel tat
alınmaz. İnsanla İslâm arasına giren şahıs, kurum veya kuruluşların yazdıklarını
ve söylediklerini öğrenmeye kalkarsan ömrün yetmez. Onlara cevap yetiştirmeye
kalkarsan nefesin ve mürekkebin tükenir. Ömür biter laf bitmez. Bugüne kadar
konuşurken yapıp yıktığın hükümetler on binleri aştı. Ama değişen bir şey
olmadı.
Gel bir de beraber yürüyelim. Bu günden itibaren Rabbimizin kelâmı Kur’anla
beraber olalım. Rabb'in rızasını ve cennetini önümüzdeki ödül olarak görelim ve
ona kavuşmak için koşalım. Koşarken sağdan soldan laf atanlara, çelme takanlara
da ödülü gösterip koşmalarını sağlayalım. Cehennemi arkamızda hissedip koşmazsam
ve çalışmazsam beni yakalar ve yakar diyelim.
Birlikte yürürken Kur'an-ı Kerim'in iniş sırasına uygun olarak hayat yolumuzu
Kur'an'a uydurmaya çalışacağız. Engel çıkarırlarsa engeli aşıp devam edeceğiz.
Kaza ve bela gelirse kazanın altında rızayı arayacağız. Dikenler arasında hep
gülü göreceğiz. Hep güllü kelimeler kullanacağız .
Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'inde 2692 defa Allah ismini bize tanıtmış. Firavun'un
adını 74 defa lanetle anmış. Biz bu yazı serimizde çoğunlukla Rabbimiz'in
gösterdiği yolda yürüyeceğiz, ara ara da firavunlaşmış insanların yoluna dikkat
çekerken insanların yüreklerine korku salmamaya, ümit tohumlarını yeşertmeye
çalışacağız. Siz bugün Kur'an-ı Kerim'den Alâk Sûresi'ni ve tefsirini okuyunuz
ben de yarın sûrenin hayatımızla olan alakasını ve karnında gübre taşıyan
tağutun alnının yere nasıl çarpılacağını yazayım.
İslami Okul Okulların En Önemlisi