Çağlarda Çarpışanlar 11-11-1999 (Adiyat - Nuzulsirasinagorekuran - 14. Sayfa
Çağlarda çarpışanlar 11-11-1999 (Adiyat)
Gam yükünün kervanını çekenler, yüreklere acı salıp feryat biçenler, alın
terlerini kadehlerde şarap diye içenler, meydanlarda mazlumların bağırmasına
izin veren kanunları çıkarıp, onların feryadü figanını çok çığlıklı müzik olarak
dinleyenler bu dünyanın karanlık yüzünü temsil ederler.
İslâm’ın aydınlığına gürültü kopararak saldıranlar, şeytani vesvese ile nefsi
emmarenin sürtüşmesinden küfür, inkar kıvılcımları çıkartanlar, baskınlar
yapanlar, toplumun arasına girip parçalara ayırarak yutmaya çalışanlar ve tozu
dumana katanlar, dumanlı havada malı götürenler bu dünyanın alçak tarafını
tercih edenlerdir.
Nar ile Nur’u yaratan Allah,
Diken ile gülü yaratan Allah,
İblis ile İdris’i yaratan Allah,
Karanlıkla aydınlığı yaratan Allah,
Bu dünyada iblis’in vesvese kıvılcımlarıyla âlemi ateşe vermesine karşılık,
Peygamberlerine vahiy, mü’minlerine Kur’an ve ilham yoluyla toplumları
aydınlatma görevi vermiş.
Dikilen putlarla toplumların gönül ufukları kapatılıp karartılmasına karşılık,
put kıran İbrahimler göndermiştir.
Alın terlerini şarap yerine içenlere karşılık “alın teri kurumadan emeğin
değerini” veren müminler göndermiştir.
Mazlumların feryadü figanıyla inleyen dünya yerine, Adillerin tekbir sesleriyle
inleyen bir dünya istemiştir.
İslamın aydınlığına gürültü çıkararak saldıranlara misliyle mukabele etmeyi,
aklın nakle = Kur’ana dokunmasından fışkıran fikir kıvılcımlarıyla âlemi
aydınlatmayı, bozguncular çetesinin tam ortasına dalıp tarümar etmeyi, dumanlı
havada mal götürenlere malın sahibi Allah (c.c.)’ü tanıtmayı bizlere görev
olarak vermiştir.
Rabbin mülkünden mal çalarak, zimmete geçirerek, göz yaşlarını inciye, kan
damlalarını mercana çevirerek, servete sahip olanlar, Süleyman aleyhisselamın
mührünü çalarak, devlete sahip olan şeytanlar kadar geçici bir süre sefa
sürerler.
Karıncanın dahi gönlünü alanlar, dünyaya sahip olsalar bile gönül terazisinde
dünya sevgisine gönül vermeyenler, Rabbe rağbet edenler, bu yolda yorulmayanlar,
mal çalarak servet, mührü çalarak devlete sahip olanların sonunun geleceğini iyi
bilirler.
Diken olgunlaşınca gül gelir. Fırtınadan sonra rahmet gelir. Kış gidince bahar
gelir. Karanlık koyulaşınca aydınlık gelir.
Mal sevgisi çok şiddetli olanlar leş etrafında dalaşmaya başladılar. Birlikte
olduklarını zannettiklerimizin kalplerinin paramparça olduğunu haber verir
Rabbimiz (Haşr 14).
Kalpleriyle değil işkembeleriyle konuşan, işkembesine indirdiği zıkkım oranında
olayları değerlendirenlerin ahirette içi dış olacak. Göğüslerindekiler hep
meydana çıkacak. Ama Rabbimiz tarihin direklerine çekerek âleme ibret olsun diye
Firavun’un devletini, Karun’un servetini, Musa aleyhisselama iman edenlerin
eline vermiş.
Sülük gibi mala sarılanlar birbirini ezmekte. Köpekler domuzları kovalamakta.
Mafyalar birbiriyle vuruşmakta. Birbirine dost görünen uluslararası ajanlar
birbirinin gizlice işini bitirmekte. Seküler, pozitivist, ateist, ataist etikle
toplum mühendisliğine soyunan, incir çekirdeği kadar dahi olmayan aklının
kalıbına bütün insanları sığdırmaya çalışanların sonu gelmekte. “Yolun sonu
görünüyor.” Bu yolun çıkmaz sokak olduğu belli oldu. “Elbise dar geliyor, elbise
yırtıldı” diyenler kendi kalıplarına göre yeniden kalıp dökmesinler.
Allah’ın insana verdiği cilt=deri çocuğa, delikanlıya, zayıfa, şişmana ve
ihtiyara göre ayarlandığı gibi Allah’ın kanunu olan Kur’an her millete, kabileye
ve sınıfa uygun olur.
Yarına kadar “ŞİFA” tefsirinden “Kevser” suresini okuyup hazır olalım.
İslami Okul Okulların En Önemlisi