Aleme Rahmet Olunuz 17-11-1999 (Kafirun) - Nuzulsirasinagorekuran - 18. Sayfa
Aleme Rahmet Olunuz 17-11-1999 (Kafirun)
ABD, AB, AGİT, ASEAN, NAFTA, APEC, AB, KEİ gibi siyasi ve ekonomik kuruluşların
üretimleri, ithalatları, ihracatları, fert başına düşen dolarları, çeşitli
ülkelerdeki üsleri hakkında yazılan, çizilen, balon gibi şişirilen haberler sizi
korkutmasın.
Sistemler, kurumlar ve kuruluşların adı ne olursa olsun, ister krallık, ister
şahlık, ister padişahlık, ister demokratik, ister vakıf, ister birlik, her ne
olursa olsun yöneten insandır.
İnsanda can, kan ve nefis taşımaktadır. Dünyanın bütün ordularına hükmettiği
halde tatmin olmayan, ülkesinin en güzel kızlarına sahip olduğu halde ekranda
gözyaşı döken, dünyada dolaşan dolarlara yön verdiği halde gönlüne yön veremeyen
insanların gönlünü tatmin edecek şey sizin elinizdedir. “İyi bilin ki kalpler
Allah’ın zikriyle/Kur’anıyla tatmin olur.” (Ra’d 28)
Roma ve Bizans’ın karşısında yıllarca direnen İran kisralarının adamları toplu
halde İslam’a girince o güne kadar doğu ekonomi ve siyasetine yön veren güç,
Müslümanların eline geçivermiştir. İslam aleminde taş üstünde taş, omuz üstünde
baş bırakmayan Cengiz’in torunlarından Müslüman olmayan kalmamıştır.
1960 yılından beri Avrupa’ya işçi olarak giden milyonlarca insanımızın çoğunluğu
ilkokul mezunu veya değildi. Avrupalı sosyologlar, psikologlar ve siyasiler bu
kültürsüz insanları işlerinde çalıştırırken kendi içlerinde asimile edeceklerine
inanıyorlardı.
Aradan yıllar geçti, bir tane Müslüman’ın Hırıstiyan olmadığını gördüler. Buna
karşılık on binlerce Avrupalının Müslüman olduğunu, “Müslüman Almanlar”,
“Müslüman Fransızlar”, “Müslüman Hollandalılar” dernekleri kurduğunu ve her
geçen gün Müslüman olanların sayısının arttığını gördüler.
Yaşar Doğu’nun yetiştirdiği güreşçilerimizden biri otuz senedir Almanya’da.
Geçen hafta Türkiye’ye geldiğinde “ne yapıyorsunuz?” dedim. “Eskiden Almanların
sırtlarını yere getirmeye çalışıyorduk, şimdi alınlarını secdeye getirmeye
çalışıyoruz.” Dedi. “Olur mu?” diyenler, Türklere seçilme hakkının verilmesi
konusunda Alman parlamentosunda Hırıstiyan demokratların karşı çıkış sebeplerini
söylerken verdikleri rakamlara bakarlarsa işin gerçeğini anlarlar.
Avrupa’ya para kazanmak için gidenlerimiz, parayı kazanınca Avrupa’nın bağrında
dört bin cami açtı. Buradaki mankurtlarımız batı hukukunu, batının ateist
değerlerini, tercüme etmeye, yüz kişilik dinleyici salonlarında çağdaşlık
üzerine nutuk atmaya devam etsinler. Belki bunlar da batının gözünü boyamada ve
hedef şaşırtmada iyi hizmet ediyorlardır. Kim bilir belki de bilinçli bir
harekettir. Bu kadar iyimserliği benim saflığıma veriniz.
Siz her gün “Fatiha” suresinde “Alemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun” diyorsunuz.
“VEMA ERSELNAKE İLLA RAHMETEN LİL- ALEMİN- Biz seni alemlere rahmet peygamberi
olarak gönderdik, ayetini tekrarlıyoruz. (Enbiya 107) Efendimiz “Dünya bana
mescit kılındı” buyurmuş. (Buhari, Teyemmüm 1)
Bunlar da bize dünya insanı olduğumuzu ve dünya insanına İslam mesajının gitmesi
gerektiğini bildirmektedir. Horasan’da doğan, Endülüs’de okuyan, Bağdat’da kitap
yazan, Mısır’da okutan, Mekke’de ölen alimlerimiz vardı. Çin kaselerini Bursa ya
getiren, Bursa’nın ipeğini Yemen’e götüren, Yemen’in kahvesini Hindistan’a
taşıyan, Hint kumaşını Viyana’ya götüren Hassa tacirlerimiz vardı.
Şimdi yine dünyayı dolaşın. Mideyi ve gönlü doyuracak şeyleri alın satın, yapın,
okuyun, ancak kaybolmamak için merkez Mekke’ye günde beş defa dönün ve “Ey
kafirler! Ben sizin taptığınıza tapmam, yaptığınız kötü şeyleri yapmam” deyin.
Yarına kadar “Fil” suresini “Şifa” tefsirinden okuyuverin.
İslami Okul Okulların En Önemlisi