“Benim Adam Yanlış Yapmaz” Demeyin 24-11-1999 (Abese) - Nuzulsirasinagorekuran - 23. Sayfa
“Benim adam yanlış yapmaz” demeyin 24-11-1999 (Abese)
Başı göğe değen dumanlı dağlarda biten kar çiçekleri, dağların dibindeki
derelerde biten nar çiçeklerine hava atmaz Çünkü renkleri ve kokuları
kendiliklerinden değildir. Yücelerden yüce olan Rabbimizden geldiğini bilirler.
Saraylarda oturanların kulübede oturana hava atmaya hakları yoktur. Çünkü
ikisinin de teni topraktan meydana gelmiştir. Toprağın toprağa hava atma hakkı
yoktur.
Efendimiz: “Arabın Arap olmayana üstünlüğü yoktur. Arap olmayanın Arab’a
üstünlüğü yoktur. Üstünlük takvadadır” buyurmuş. Bir hadisinde “hepiniz
Adem’densiniz, Adem’de topraktandır” buyuruyor.
Kara Bilal’ın (Habeşi) nin teni ile Ebu Cehil’in teni aynı topraktan beslenip
büyüdüler ama Bilal’ın gönlüne İslam’ın nuru girince 1400 sene sonra bile
milyonlarca Bilal olarak adı yaşamaya devam ediyor. Aşkı ilahi toprağı göğe
uçuruyor. Sevgili Peygamberimizi yedi kat semanın ötesine götürüyor.
Geçen hafta sonu konferans için Almanya’ya gittim. Konferanstan önce üniversite
öğrencileriyle dört saatlik bir sohbet yaptık. “Bu sarışın mavi gözlü Almanlara
kinle, nefretle bakmamalarını söyledim. Bunlar peygamber çocuğu dedim.
Hepsinin Hz. Adem’in torunu olduğunu hatırlattım. Köyünüzden çok sevdiğiniz bir
insanın oğlu veya torunu Almanya’ya gelse ona yol gösterirsiniz, yardım
edersiniz. İşte bu insanlık ailesinin tamamı Hz. Adem’in torunu. Bunlara
İslam’ın yolunu gösterin” dedim.
Profesöründen, kapıcısına kadar ayırım yapmadan İslam’ı anlatmalarının üzerinde
durdum. Sevgili Peygamberimiz bir defa Mekke’nin ileri gelenlerine İslam’ı
anlatırken oraya gelen bir körün “Ya Rasulellah, bana da anlat” dediğinde
Efendimizin yüzünü buruşturarak ona sırt dönmesi “Abese” suresinin indirilmesine
sebep olmuş ve Efendimiz uyarılmış. Onun şahsında kıyamete kadar gelecek
insanlık ailesi uyarılmıştır.
Kur’an bizim yürüyüşümüze karışır. Jest ve mimiklerimiz, konuşurken ses tonumuz
ve seçtiğimiz kelimelere kadar her şeyin güzel ve faydalı olmasını, kimseyi
rahatsız etmemesini ister.
Kör görmüyor diye, onu alaya almak için kaş göz oynatmayınız. Onu yaratan bizi
görüyor ve uyarıyor. Mekkeli o eşraftan olan müşrikler Müslüman olmamışlar.
Beyinlerinde taşıdıkları şirk pisliğini bilgi zannedip kibirlenmişler. Ama o kör
Abdullah b. Ümmü Mektum Müslüman olmuş. Medine valiliği yapmış, İran’ın fethine
katılmıştır.
“Karıncanın gönlünde taht kuran Süleyman olur” demişler. Biz yaratılmışların en
değerlisi insanın gönlünü kazanacağız. Bir garibin gözyaşının saraylar
yıktığını, bir mazlumun ahının nice köşkler yaktığını insanlık çok gördü de
tecrübelerini “Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste” kalıbına dökerek bir
küpe gibi gönül kulaklarımıza takıverdi.
Bilallerin, Ammarların, Selmanların samimiyetiyle, gayretiyle İran, Mısır,
Suriye, Yemen, Bağdat fethedildi. Ancak Rustem’in gücü, Kisra’nın saltanatı,
Bizansın servetiyle daha çok hizmet ederiz deyipte garipleri yanlarından
kovanlar kaybettiler.
Zengin-fakir, amir- memur, güzel-çirkin ayırımı yapmadan kişilerin insan
olmalarına önem vereceğiz. Adil zengin ile zalim fakir çatışsa biz adilin
yanında yer alacağız. Babanızla Yahudi mahkemelik olsa, Yahudi haklı olsa
Yahudi’nin hakkını teslim edeceksiniz. Bu dünyada babanızın yanında yer
alırsanız ahirette babanızla karşı karşıya gelip düşman olursunuz. Sözün özü:
Hakkın yanında olacağız. “Benim adam yanlış yapmaz” demeyeceğiz.
En iyisi yarına kadar “Kadr” suresini “Şifa” tefsirinden bir okuyuverin.
İslami Okul Okulların En Önemlisi