Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Vicdansız İnsan Yoktur 3-12-1999 Cuma (Kıyamet) - Nuzulsirasinagorekuran - 28. Sayfa

Vicdansız insan yoktur 3-12-1999 Cuma (Kıyamet)
04/11/2004Prşmb/Millig (Bazı değişikliklerle)
Hz.. Adem’in genlerinde vardık. Binlerce yıldır nesilden nesile yol aldık.Nuh’un (s.a.v.) gemisinde kurtuluşa erdik. Bir kısmımız Firavunla beraber denize battı. Bir kısmımız Musa (a.s.) ile karşıya geçti.
Yolculuk devam etti. Meni halinde ana rahmine yerleştik. Dokuz ay yol aldık. Dünyaya geldik. Yoluculuk devam ediyor. Gurbete giden hep sıla özlemiyle yaşar. “Sılada bir evin bacası olsam” diye türküler yakar. Bir an önce kazanıp dönmeye çalışır. Gurbetin hiçbir şeyi onu eğleyemez.
Müslüman insanda dünya diyarında ömür sermayesini verip sevap kazanarak yürür. Geçici güzelliklerin hiçbiri onu asıl yurdundan alıkoyamaz. O kamaşmayan gözlerle bakar dünya güzelliklerine. Meşruu olanlarından faydalanır, ama yolundan alıkoyacak hiçbir put, düşünce, para, kadın, erkek, makam, rütbe onu engelleyemez.
Dünyanın gayri meşru süs ve eğlenceleri onun gönlünü çalacak olsa hemen Rabbimizin “Yooo, Hayır, Kıyamet gününe yemin ederim ki......” uyarısıyla uyanır. (Kıyamet 1) Kötülüklerden nefret eden bir özelliği bütün insanlara verdiğini hatırlatır. (Kıyamet 2) Nefsi Levvame=Vicdan denilen o görünmez özelliği, Rabbimiz yarattığı her insana vermiştir. Ancak eğitim yoluyla vicdanın üzeri kapatılabilir veya parlatılabilir.
Bu günlerde ateist,komünist vesaire bütün...istlerden Hakkı ve haklı insanları destekleyenlerin yükselmesi, içlerinde gizledikleri vicdan nurunun ....istlikler ve pislikler arasından sızması halidir.
Kapitalizm ve dünya ticaret örgütünü protesto edenlerin çoğunluğunun genç olması, o nefsi levvamenin=vicdanın üzerinin tamamen kapatılamadığının işaretidir.
Havayı, karayı, denizi, kirletenler önce yüreklerini imansızlıkla karartanlardır. Burada şahıslar ve isimleri hiç önemli değil. Japonya’daki kuduz köpekle, Amerika’da ki kuduz köpek iki adamı ısırsalar, ikiside kuduz hastalığına yakalanır. Bu köpekler birbiriyle telefonlaşmazlar. İnternet kullanmazlar. Ama aynı zehiri kusarlar.
Binlerce yıl önceki kafirler: “Bu kemikleri kim diriltecek?” diyerek Peygamberlere itiraz ediyorlardı. Ebu Cehil de aynı itirazı yapıyordu. Günümüz imansızı da aynı şeyi söylüyor.
Mahkûmlara va’z ederken içlerinden biri “Hocam, bir adam denize düşse, balina yutsa, balinayı balıkçılar tutsa, bin parça yapsalar, bin parçayı binlerce insan yese, bu denize düşen adamı Allah nereden bulacak?” demişti de bende “Sen otuz beş sene önce yoktun. Dünyaya geldin, önce süt emdin, sonra Adananın domatesi, Karamanın bulguru, Rize’nin çayı, Trakya’nın ay çiçek yağı, Ayvalığın zeytinyağı, gökyüzünün güneşi, havası, yeryüzünün birçok yiyeceği sende toplandı. Sen dağılışı anlattın bende toplanışı anlattım. Seni toplayan, dağıtınca yine toplar” dediğimde; evet toplar hocam demişti.
Her insanda olan ve her türlü kötülüğü emreden “nefsi emmareyi” yarattığı gibi onu dizginleyen “nefsi levvame yi” : vicdanı da yaratmıştır. Her insanda size bakan bir taraf var. Oradan yaklaşın.
Sonra onun “başıboş yaratılmadığını, (Kıyamet 36) hatırlatın ve gönül denizinde “nefsi emmare” ile “nefsi levvame” dalgalarının çarpışmasında iyi tarafın kazanması için Rahmani hava estirin, Allah’ın ayetleriyle “nefsi levvameyi=vicdanı” destekleyin ve gönül deniziniz dalgadan sonra durulsunda inci gibi hikmetler çıksın ve insanlık ailesi onları gönüllerine gerdanlık olarak taksınlar.
Siz yarına kadar “Hümeze” suresini “Şifa tefsiri 8/365” ten okuyuverin.