Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Gâvura Özenti Hastalığı 11-10-2000 (Lokman - Nuzulsirasinagorekuran - 51. Sayfa

GÂVURA ÖZENTİ HASTALIĞI 11-10-2000 (Lokman)
Dünyanın en ünlü filozofu Namkol “Bütün zulümler , haksızlıklar, haddi aşmalar, vahşetler kişilerin kendini ilah yerine koymasından, insanların da onun ilahlığını kabul etmelerinden kaynaklanır. İnsanlar , Allah’ı bir kabul etmeli . Kendilerinin doğumuna sebep olan anne ve babasına iyi davranmalı . Yapılan iyiliklerin en küçüğü bile kaybolmaz. Kişi o iyiliğin mükafatını görür. Kimseye kibirlenme, çalım satarak yürüme, konuşurken kimseyi rahatsız etme.” Diyor.
Kimmiş bu filozof diye, birilerine sormayın. Ansiklopedilere de bakmayın. Namkol, Lokman isminin sondan okunuşudur.
114 sureden meydana gelen Kur’an’ı Kerimin 31 inci suresinin adı da Lokman suresidir. Bu surenin 13 üncü ayetinden başlayarak Lokmanın , oğluna yaptığı öğütler anlatılır. Benim yukarıda verdiğim o öğütlerdir.
12 inci ayette Lokman’a hikmet verildiği ifade edildiğinden Lokman’ın peygamber olduğu söylenir. Peygamber değilse bile Allah’a gönül vermiş salih bir kuldu .
Lokman’a namlok diyerek sözlerini nakletmem bir hastalığımıza dikkat çekmek içindir.
Ünlü bir profesörümüz, değerli bir eserinde elli kadar ayet ve hadisin kaynağını belirtmeden , tırnak içine almadan kendi sözü olarak vermiş ama bazı sözleri “Konfiçyüs diyor ki” diyerek nakletmiş.
Allah’a ortak koşmayacağız. Yani Allah kelamı Kur’anla çağımızda insani bir kural çatıştığında ölümlü insanınkini Allah kelamına tercih etmeyeceğiz. Namazımızı dosdoğru kılacağız, Zekâtımızı hakkıyla vereceğiz.
Ana – babaya iyi davranacağız . Birçok lise ve üniversite öğrencisi İslâmı yaşamaya başlayınca ilk tepki ailesinden geldiğini , ne yapması gerektiğini sorarlar. Bende Lokman’ın oğluna söylediğini söylüyorum. Müşriklik teklifi ile haram tekliflerin dışında ana- babaya itaata devam edeceğiz. Yürüyüşümüz , konuşmamız, kaş göz işaretlerimiz, hiç bir kimseyi rahatsız etmemeli . Konuşurken Yunan’ın felsefesinden değil, Kur’an’ın hikmetinden bahsetmeli. Yiğitlik ve kahramanlıkda zirve isim olarak hep Hz. Ali örnek verilmeli . Adalette Hz. Ömer, dostluk ve sadakatte Hz. Ebu Bekir, edepde ve hayada Hz. Osman örnek verilmeli.
Şiirde, nesirde eğer bir gemi adı geçecekse Nuh’un gemisi demeli. Sabır anlatılacaksa Eyyub’un sabrı dile getirilmeli . İrem bağı , Tuba ağacı, Kevser ırmağıyla tasvirlerin ve teşbihlerin zirvesine tırmanmalı.
Hekimlikte Hipokratı değil,Lokman hekimi , kılıçda Sezar’ın kılıcını değil, Hz. Alinin Zülfekar’ını , örnek vererek konu anlatılmalı.
“Halil İbrahim sofrası” deyimimiz, İbrahim Aleyhisselamın cömertliğini anlatır.
“Karun un hazineleri” deyimi ise kapitalistlerin , kan , gözyaşı ve alın terini altına, dolara döndürüp saklamasını , makam ve rütbesini, hazineyi soymada maske olarak kullananları ifade edilirken kullanılmalı.
Kedi sevgisinde Ebu Hüreyre , köpekle dostlukda “Ashab-ı kehf” dile getirilmeli . Salih Aleyhisselamın devesini kesen kafirlerde unutulmamalı.






KIYAMETİN ZAMANI BELLİ DEĞİL 12-10-2000 (Lokman)
Yedi kat gökyüzünü direksiz yaratan , Yeryüzünde dağlarla dengemizi sağlayan , her çeşit hayvandan çift yaratan, yağmurlar indirip yeryüzünde bitkiler, ağaçlar çıkaran Rabbimiz , neyi nasıl yapacağımızı öğretmek üzere Kur’anı Kerimi indirmiş.
Fiziki hayatımızın güzel ve sıhhatli olması için Rabbimiz in tabiat kanunlarına uymaya çalıştığımız gibi , sosyal hayatımızın da güzel ve sıhhatli olması için Kitabı olan Kur’ana uymamız gerekir.
Kur’ana uymayıp da kendi hevalarına uyarlarsa , tabiat kanununa aldırmayıp kış gününde çıplak gezip hastalanan, veya zehir yutup hastaneye koşan gibi olur.
Çağımızda toplumun şikayet ettiği, siyaset – mafya ilişkileri, fuhşun yaygınlaşması, can ve mal güvenliğinin kalmaması, hırsızlık, yankesicilik, banka içi boşaltmalarının artması sosyal hayatımızın çıban çıkarmasıdır.
Ameliyatlarla çıbanların alınması çare değil. Ciğer rahatsız olunca vücut devamlı pislik üretiyor .. Ciğerin tedavi edilmesi gerekir.
Köklü çözüm, Kur’ana dönüştedir. Lokman suresinin 6-7 inci ayetlerinde Kur’ana kulak vermeyen , eğlenceye dalan, kibirlenerek Kur’ana kulak tıkayan, duymazlıktan gelen insanların acıklı azapla cezalandırılacağını bildir.
Doktor, intihar eden adamı kendi haline terk edivermez. Kur’ana kulak tıkayanlarda, cehennem çukurunun başında, bilgisiz ve kılavuzsuz, atlamaya ve intihar etmeye çalışan insanlar gibidir. Onları kendi haline bırakmak doğru olmaz.
Allah’ın indirdiği kitaba uymalarını isteyeceğiz,yalvaracağız. Rabbine teslim olan kişinin sağlam yere sarıldığını söyleyeceğiz. Allah’ın gizli ve açık nimetlerini hatırlatacağız. Bu nimetlerden bir tanesini bile insanların yaratamadığını , yaratmayanın kendini ilah yerinde koyarak yönetmeye kalkma hakkının olmadığını hatırlatacağız.
Dar ve zor günlerde Allah’a yalvarıp bol ve iyi günlerde unutanlardan olmayalım.
“Hoştur bana senden gelen ,
Ya gonca gül, yahut diken.”
diyenlerden olalım. Her halükârda Allah’ı hatırlayalım; hayatımızı onun kitabına göre ayarlarken örneğimiz onun Rasulü olsun .
Çünkü bir gün gelecek, çocuk atasına , atası çocuğuna fayda vermeyecek. Herkes kendi derdine düşecek.
Peki o kıyamet günü ne zaman ?
Lokman suresinin 34 üncü ayetinde kıyametin ne zaman kopacağının bilgisinin Allah’a ait olduğu ifade edilir. Sevgili Peygamberimize Cebrail: “Kıyamet ne zaman?” dediğinde Efendimiz: “Sorulan, sorandan bu konuda daha bilgili değil” diyerek bilmediğini söyler.
Rasulüne bildirmediğini o günden bu güne kadar kimseye bildirmemiştir. Bu konuda rakam söyleyenler toplumu yanıltırlar. Bu tür sözler kimden gelirse gelsin inanmayınız.
“Yağmuru Allah indirir. Rahimlerde olanı bilir” derken insanlar hiçbir şey bilmez denmiyor. İnsanlar rahimlerdeki çocuğun cinsiyetini bir zaman sonra bilirler. Ama kaderini bilmezler. Hangi yılda ölecek, kiminle evlenecek, kaç çocuğu olacak, huyu /karakteri nasıl olacak, ne kazanacak, nerede evlenecek? bunları bilemez.
Gen mühendisliği fiziki tarafından birçok şifreyi çözse de, ruh’u laboratuara alamadığımızdan , onu göremediğimizden, insanın o yönü meçhul kalmaya devam edecek.