Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Gerçek Hayat (El-Hâkka Süresi 18-4-2001çrşb) - Nuzulsirasinagorekuran - 72. Sayfa

GERÇEK HAYAT (el-HÂKKA süresi 18-4-2001Çrşb)
Nedir gerçek? Beş duyumuzla algılayıp esir aldığımızı zannettiğimiz şey midir? Gül’ü gözümüzle görür,burnumuzla koklarız.. “Gül”kelimesini duyduğumuzda hayalhanemizden rengini ve kokusunu hatırlarız. Ama o bir hayaldir. Elimizle tutup,gözümüzle görüp,burnumuzla kokladığımızda “İşte hakikatını yakaladım” deyinceye kadar solup gidiyor.
Hakikat=Gerçek: Bir şeyin en doğrusu ve en mükemmeli ise,mükemmel olan nedir veya kimdir. En sevdiklerimiz gözlerimizin önünde eriyip,solup gidiyor. Asırlık çınar ağaçları çürüyüp gidiyor. Gerçek hayat dediğimiz şeyin arkasında ölüm var.Beraberliklerin gerisinde ayrılıklar pusu kurmuş vuruyor.
Seviyorsunuz,sevdiğiniz sizi sararken soluyor. Özgürlük istiyorsunuz,o da kendine ait bağlarla gelip sizi yeni bir esaretin içine sokuyor. Mutluluğu yakaladığınız anda içinden mutsuzluk başını gösterip sizinle dalga geçebiliyor.
Öyle ise nedir gerçek?
Rabbimiz de “el-Hâkka”süreisnde : “Gerçek, nedir gerçek? Gerçeğin ne olduğunu sana ne bildirdi?” dedikten sonra gerçeğin ahiret olduğunu,orada iyiyle-kötünün,haklıyla haksızın ortaya çıkacağı,mal ve evladın fayda vermeyeceği,yöneticilerin saltanatına son verileceği ve cehenneme sallanacağı haber verilir ve gerçeğin bu olduğu ifade edilir.
Bu dünyada güçlü olanlar,haksızken haklı çıkmanın yollarını bulabilirler,iyiyi,kötüleyebilirler,iffetsizi namus örneği olarak gösterebilirler,hanini vatan dostu olarak yutturabilirler ama varlığı sonsuza değin devam edecek olan ahirette kişilerin içi dış olacak ve gerçek kimlikleri ortaya çıkacak.
Dünyaya kazık çakmaya çalışan Ad ve Semud kavmi,kayaları oyarak ebediliğin yollarını aradılar ama bulamadılar. Hakkın gönderdiği hakikatlara değil kendi hayalhanelerinde geliştirdikleri hayallerinin gölgesine sığındılar ve bu dünyada cezalandırıldılar.
Firavun, hakkın ve hakikatin kaynağının kendisi olduğunu iddia etti,Lut kavmi cinsel sapmalara yöneldi ve doğru olanın o olduğunu savundu ve helak edildiler. Şimdi gerçeği gördüler ama bize bir şeyler söyleyecek durumda değiller. Ancak yaşadıkları tarihi mekanlar ve Rabbimizin verdiği haberlerle gerçeği öğrenebiliyoruz.
Gerçek hayat, Cennet ve Cehennem hayatıdır. Ancak gerçek ve mükemmel hayat Cennet hayatıdır. Çünkü orada arzu ettiğiniz herşey var.Yorulmak,ihtiyarlamak,iktidarsızlık,bıkkınlık,hastalık....yok.
Cehnnemliklerin suçlarının bazılarını bildiriyor ve en büyük suç olarak Allaha iman etmedikleri bildiriliyor. Arkasından fakirin yemeğini teşvik etmedikleri bildiriliyor.Yani dünya ihmal edilmiyor. Dünyada fakirleri ihmal eden,teşvikleri hep zenginlere veren insanlar uyarılıyor. Müminler de yalnız onları tenkitle vakit geçirmeyecekler ve kendi güçleri oranında ihtiyaç sahiplerine yardım edecekler ve böylece gerçek hayatta mükemmel olan yere,Cennete girmeye çalışacaklar.
Bu sürenin 51inci ayetinde Kur’anın,gerçek bilginin ta kendisi olduğu vurgulanır.Bizim akıllarımızla bulduğumuz gerçekler her an yenilenmekte ve gerçeğe doğru yol almakta. Bütün zamanları ve mekanları ve insanları yaratan Rabbimizin kelamı ise en doğru ve en mükemmeldir. O bir şairin,kahinin veya bir peygamberin sözü değildir. Alemlern Rabbinin indirdiğidir.

Kadir olan Allah’ın kitabını terk ederek altı milyar insandaki hakikat parçalarını toplayarak bir bütün oluşturulamaz. Hipokrattan doktorluk, Durkheimden sosyoloji, Feud’dan felsefe, Adam Simit’den ekonomi diye hap gibi yutulanlar, İtalyan ceza yasası, İsviçre medeni hukuku, Alman muhakeme usulü diyerek toplananlar her geçen gün suç ve suçlu oranını artırdığını istatistikler söylemekte.
Aklımızın delili Kur’an olsun.
Kalbimizin kandili Kur’an olsun.