Gıdasını Alamayanlar(Mearic 19-4-2001perş) - Nuzulsirasinagorekuran - 73. Sayfa
GIDASINI ALAMAYANLAR(Mearic 19-4-2001Perş)
Maymun ile yavrusunu büyük bir kazanın içine koymuşlar;kazanın altını yakmışlar.
Kazanın dibi ısınınca maymun hemen yavrusunu kucağına almış. Kazan biraz daha
ısınınca ayaklarının birini kaldırıp öbürünü basarak yanmamaya çalışıyormuş.
Ateş biraz daha artınca ve dayanılmaz hale gelince yavrusunu ayağının altına
almış ve kendi ayaklarını korumaya başlamış.
“O maymun biz insanız;canan için candan
geçeriz.Fedakarlık,ferağat,diğergamlık,sencillik bizim
dinimizde,huyumuzda,kanımızda var.”denebilir ve doğrudur.
Serveti için babasını veya annesini öldüren veya öldürtenleri duyuyoruz. Küçücük
çıkarları için kardeşini öldürenleri okuyoruz. “Bunlar istinalardır.
Ailesi,vatanı,namusu için ölümü göze alanlar da var”denebilir ve doğrudur.
Ancak dünyadaki fedakarlıklarımız nasıl olsa ölünce terkedeceklerimizdir.
“Mahşer yerinde suçlular,birbirleriyle konuşmayacaklar. O günün azabından
kurtulmak için kendi yerine çocuğunun,eşinin,kardeşinin,barındığı kabilesinin ve
yeryüzündeki bütün insanların yanmasını isteyecektir” diyor Rabbimiz. (el-Mearic
10-14)
Çocuk köle ticareti yapanlar,organ ticareti yapanlar,uyuşturucu ticareti
yapanlar,kadın ticareti yapanlar,hazineyi hortumlayanlar,bunların hepsi batıda
eğitim görmüş,İngilizceleri ve bilgisayarları ile dünyayı avuçlarının içi gibi
bilen insanlar.
Bunlar, gıdasını alamamış insanlardırlar.Tenimiz toprak dan geldiği için gıdası
topraktan geliyor. Onu helal ve temiz olarak kazanıp kullanırken canımız
Rahmandan geldiği için onun gıdası Rahmandan gelir. O gıda Kur’an dır.
Can kuşunu Kur’an gıdasıyla beslemezsek aç kalan insanın ağaç kabuklarını bile
yediği gibi can gıdasını alabilmek için İngiliz, Fransız, Amerika, Çin
düşünürlerinin beyinlerinin salgısıyla doymaya çalışırlar.
Tenimiz sun’i, yapay gıdaları değil, tabii gıdaları istediği gibi canımızda
yapay fikirleri değil, ilahi emirler yasaklar ve tavsiyeleri ister.
Sıhhatli bir ten ve cana sahip olanlar gıdalarını düzgün alır,temizliğe dikkat
ederlerse kendilerine hücum eden mikroplar onlara zarar veremezler. İyi bir
mü’min de içini imanla süsler,dışında da amel çiçekleri açtırırlarsa şeytanlar
ve şeytanlaşmış insanlar ona zarar veremezler. Rabbimiz: “Çünkü onun(Şeytanın ve
şeytanlaşmış insanların), iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde
otoritesi yoktur.” Buyuruyor. (Hıcr 42,İbrahim 22)
Ruhumuzun ve toplum vücudunun gıdası ve onun etkileri elle tutulur gözle görülür
şekilde olmadığından, midemizin zil çalması gibi ruhumuzun da feryadı olduğu
halde hissetmediğimizden Ruhunuzun gıdası olan Rabbani ayetlerden yüz çevirmeler
başlıyor.
Viranelerde yaşayan baykuşun dünyada en sevmediği yerler gül bahçeleriymiş.
Karga “En güzel yavru benimki”dermiş. Kara sinek gül kokusundan kaçarmış.
Kula kul olanlar, beynini başkalarının emirlerine çanak şeklinde hazırlayanlar,
Allah’ın ayetlerinden yüz çevirirlermiş.
Rabbimiz Kur’anı kerimde kafirlerin yüz çevirmelerini haber veren ayetlerin
hemen ardından yeryüzü ayetlerini hatırlatır.
Yani:mideniz için yarattığım gıdaları alıyorsunuz ama iki dünyanızı ma’mur etmek
için indirdiğim ayetlerden yüz çeviriyorsunuz uyarısında bulunuyor.
Biz insanları kendi fikir ve görüşlerimize çağırmayacağız. Onların da insan
olduğunu, bizden daha isabetli kararlar alabileceklerini , fikir
üretebileceklerini bileceğiz. Ama bütün akılları yaratan Allah’tan daha isabetli
hüküm koyamayacaklarını bileceğiz.
YOLSUZLUKLARIN KAYNAĞI (Mearic 20-4-2001 Cuma)
Her doğan çocuk,üçbin dolar borçla doğuyormuş. İkiyüzon milyar dolar borcumuz
varmış. “Battı balık yan gider” on milyar dolar daha borç alsak ne zararımız
var? Nasıl olsa altmış beş milyona bölünüyor. Üç bin dolar borcun üzerine 155
dolar daha borç gelir. “Çeken çeker”miş. Yüke alışana hiç bir şey olmaz,Ama on
milyar dolar dört zengine dağıtılırsa onlar için çok şey olur.
Yetkililerimiz,Amerika’dan borç para isteyeceklerine, Türk uyruklu
insanların,Amerika bankalarında yatan paralarını geri istese,ihtiyacımız
karşılandığı gibi,ihtiyacı olan dost ülkelere de yardım edebiliriz.
En fazla milliyetçi olan birinin ingiliz bankalarında sakladığı paralar
varislerini birbirine düşürdü. “Vatanım rûyü zemin” diyenlerin kaçırdıklarını
siz hesap ediverin.
Limon satarak Limuzin alanlardan biri de Amerikada yakalanmış. Türkiye, iadesini
isteyecekmiş. Geri gönderilmeyeceğini bile bile iade talebinde bulunuyor.
Dünyanın her tarafından,dolarlarla kaçanlar Amerikayı boyluyorlar. Eğer bir
tanesini geri gönderirse daha sonra gelecek hırsızlara güvenli bir yatak
olmayacağından geri göndermez. Ancak parasını başka ülkelerde saklarda Amerikaya
kaçarsa, Amerika onu sınır dışı eder ve “Al götür” diyebilir.
“Ekonomi paketi”nin içinde yurt dışında çalışan işçilerimizin tasarruflarını
Türkiye’ye getirmenin yolları yok. Çünkü kendi vatandaşının elindeki paraya
“Yeşil Sermaye” diye bir ad koydu ve onu düşman haline getirerek genelde
Avrupa’nın,özelde Almanya’nın ekmeğine yağ sürdü, ve Amerika’dan istediğimiz
borcun çok çok üstünde bir paranın gelmemesi sağlandı.
Baş örtüsü karşıtlığının ekonomik boyutuna dikkat çekilmedi. Binlerce kızımız ve
oğlumuz, özgürce dinini yaşayamadığı için Üniversiteyi yurt dışında okumaya
çıktı. Türkiyede bir kolej veya özel üniversitede çocuk okutanlar masrafın
boyutunu daha iyi bilirler. Bir başörtüsü nedeniyle milyonlarca dolar yurt
dışına uçup gittiği gibi,o çocukların velileri paralarını dolara çevirip yastık
altına aldılar. Çocuklarını ziyarete gidip-gelirken yiyecekler.
Bunda da vardır bir hayır. Yarın bu öğrencilerin bir çoğu “Prens”
olarak,afedersiniz “Beyefendi”olarak Türkiyenin kurtuluşu için gelecekler veya
çağırılacaklar.
Yolsuzluklara,yoksulluğa hayır diye yollara dökülen işçi,esnaf,çiftçi ve
memurlarımız,bütün bu pisliklerin kaynağı olan dinsizliğe,imansızlığa da bir
hayır diyebilse.
Rabbimiz,Cehennemde yanacak insanların özellilerini veriyor: İslâma sırt
döner,serveti tekelinde toplar,sabırsız,zarar gördüğünde feryat eder,servete
kavuştuğunda cimrilik yapıp kimseye vermez. (Mearic süresi 17-21)
Bütün bu yolsuzluklar bizde mi var? Hayır. Bizimkiler bütün bu yolsuzlukları
batıdan öğrendik. Bakınız bu günlerde Amerikalı İnternet
soyguncuları,Türkiyedeki İnternet kullanıcılarını soyuyorlarmış. Çok yakın bir
zamanda İngilizceyi bilen ama Haram helal nedir bilmeyenlerimiz bunu
öğrenecekler ve gereğini yapacaklar. Polisiye tedbirler yetersiz kalır.
Onun için herkesin gönlüne iman yerleştirmekten başka çıkar yolumuz yok. Yine
Mearic süresinin devam eden ayetlerinde Namazını kılmaya devam eden,kazandığı
malda fakir lerin hakkı olduğuna inanan ve haklarını verenler,Kıyamet gününe
inananlar,Rabbin azabından korkanlar müstesna der (Ayet 22-27)
Dünyanın en zengin 225 insanının varlığının yalnızca yüzde 4’ü bütün dünyadaki
insanların gereksinimlerini karşılayacak ölçekte imiş. (Hıfzı Topuz,Globalleşme
içinde bilimsel araştırmalar,Adam Sanat,1998 s:6)
Altı milyar insanın hakkı 225 kişi tarafından, kalem oyunlarıyla gasbediliyor.
Rabbimiz Kalem suresinde “Aralarında gizlice konuşan, aranıza fakir girmesin”
diyen, Rabbimin verdiği varlığı kendi kasalarında tutmak için planlar kuranların
Hak tarafından varlıklarının ellerinden alındığını haber verir.
Zorbalarla zenginler tarih boyunca beraber çalışmışlar. Birisi yer altı
dünyasını, öbürü yer üstü siyasetini yönetmiş. Günümüzde kapı kıranları, eğitimi
engelleyenleri, Müslümanları aşağılayanları görüp de ümitsizliğe düşmeyin.
Peygamberi ateşe atanları gördük biz Kur’an-ı Kerim’de.
Karşılarına çıkıp Hakkı haykıranları İbrahim (s.a.v.) gibi ateşe atmışlar.
Yusuf (s.a.v.) gibi hapse tıkmışlar. Musa (s.a.v.) gibi şehirden kovmağa denizde
boğmaya çalışmışlar İsa (s.a.v.) gibi çarmıha germeye çalışmışlar, ama başarılı
olan hep hak yolun yolcuları olmuş.
NE YAPALIM? (Mearic süresi 23-4-2001 Pzrts)
Yaratanımız ne için yarattı ise onu yapalım. Buzdolabının soba yerine
kullanılması,karıncanın fil olarak değerlendirilmesi ne kadar abes ise,insanın
da yaratılış gayesi dışında kullanılması o dereceden daha fazla abestir.
Ne yapmamız gerektiğini Rabbimiz Mearic süresinde belirtmiş:
1-Kafirlere benzememek için İslâma sırt dönüp düşmanlık yapmayacağız.
2-Mal topladıktan sonra cimrilik yaparak muhtaçları mahrum bırakmayacağız.
3-Namazımızı düzenli ve devamlı kılacağız.
4-Kazandığımız malda fakirin hakkı olduğunu bileceğiz ve haklarını vereceğiz.
Verdiğimiz Zekât ve sadakaları hak sahibine hakkını vermenin huzuru içinde
vereceğiz. Yoksa onu,başa kakma vasıtası yapmayacağız. Birileri “Ölme ben senin
için çareler arıyorum”diyerek aylarca açlığa sevkederken,öbürleri de onları
tenkit ederek vakit geçirirken Müslüman insan elinin erdiği,gücünün yettiği
kadarıyla hemen,bu günün yardımını yarına bırakmadan yardım etmeli. Bunun için:
a) Borçlarınızı zamanında ödeyiniz ve krizi bahane ederek ertelemeye
çalışmayınız. Gücünüz yetiyorsa zor durumda olanlara borç para vererek
sıkıntısını gideriniz ki Allah da sizin sıkıntılarınızı iki dünyada da gidersin.
b) Siz sıkıntıya düşmeyecekseniz, alacaklarınızı erteleyiniz ve sıkboğaz
etmeyiniz. Bu ertelemelerde faiz talep etmeyiniz.
c) Çok zor durumda olduğu halde bildirmemeye çalışan,veren adam iken, alan adam
durumuna düşenlere özellikle dikkat ediniz. Firasetiniz size yol gösterecek ve
siz onları tanıyacaksınız.
d) Karınların doyması konusunda Müslüman-Kâfir ayırımı yapmadan yardım elinizi
uzatacaksınız.
4-Yaptığımız her hareketin iyi veya kötü olarak karşılığını göreceğimiz kıyamet
gününe imanımızı tam ve sağlam tutalım. Bu iman bizi cennete giden doğru yoldan
ayrılmamızı engeller.
5-Namusumuzu koruyalım. Eşimizin,çocuklarımızın,yakınlarımızın,gücümüzün
yetişebildiği her insanın haram yollardan uzaklaşmasına ve ihtiyaçlarını helal
yollardan karşılamasına yardım edelim. Başlık paralarının İslâm’da yeri
olmadığını bilelim. Mihirleri de en aza indirerek evlenmeleri kolaylaştıralım.
Evlenenlere maddi manevi yardım yapalım.
6-Emanete hıyanet etmeyelim. Organlarımız bize emanet olarak verildi. Dilimizle
Allaha şükretmemiz gerekirken küfretmede kullanmayalım. Her organ yaratılış
gayesi doğrultusunda Rabbin çizdiği yolda görevini yerine getirmeli.
Yöneticilere hazine bir emanettir. Bir lirasını haksız yere almak ihanettir.
Kur’an, bütün insanlık ailesine emanettir. Tek emrine veya yasağına karşı
gelmemeye dikkat edelim. Akıl,emanettir. Onu uyuşturucu ile örtmeyelim.
Kafirlerin fikir kusmuğuna çanak yapmayalım.
7-Sözlerimize,senetlerimize,çeklerimize,taahhütlerimize sahip çıkalım. Başta
Rabbimize verdiğimiz kulluk sözüne sahip çıkalım da kula kul olmayalım.
8-Şahitliğimizi dosdoğru yapalım. Başta Allahdan başka yaratan,yaşatan ve
yöneten olmadığına,Muhammed (S.A.V.) in Allahın kulu ve rasülü
olduğuna,okulda,tarlada,dairede,üniversitede,divanda,dergahda,mecliste ve
meydanda velhasıl her yerde şahitlik yapalım ki bu dünyada güzel bir hayat
yaşayalım ve ahirette de Cennette Allah tarafından ağırlananlardan olmaya
çalışalım.
İsterseniz siz,Mearic süresinin 17-44 ayetlerinin tefsirini “ŞİFA TEFSİRİ” 8/62
den bir okuyuverin.
İslami Okul Okulların En Önemlisi