Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Gıdasını Alamayanlar(Mearic 19-4-2001perş) - Nuzulsirasinagorekuran - 73. Sayfa

GIDASINI ALAMAYANLAR(Mearic 19-4-2001Perş)
Maymun ile yavrusunu büyük bir kazanın içine koymuşlar;kazanın altını yakmışlar. Kazanın dibi ısınınca maymun hemen yavrusunu kucağına almış. Kazan biraz daha ısınınca ayaklarının birini kaldırıp öbürünü basarak yanmamaya çalışıyormuş. Ateş biraz daha artınca ve dayanılmaz hale gelince yavrusunu ayağının altına almış ve kendi ayaklarını korumaya başlamış.
“O maymun biz insanız;canan için candan geçeriz.Fedakarlık,ferağat,diğergamlık,sencillik bizim dinimizde,huyumuzda,kanımızda var.”denebilir ve doğrudur.
Serveti için babasını veya annesini öldüren veya öldürtenleri duyuyoruz. Küçücük çıkarları için kardeşini öldürenleri okuyoruz. “Bunlar istinalardır. Ailesi,vatanı,namusu için ölümü göze alanlar da var”denebilir ve doğrudur.
Ancak dünyadaki fedakarlıklarımız nasıl olsa ölünce terkedeceklerimizdir.
“Mahşer yerinde suçlular,birbirleriyle konuşmayacaklar. O günün azabından kurtulmak için kendi yerine çocuğunun,eşinin,kardeşinin,barındığı kabilesinin ve yeryüzündeki bütün insanların yanmasını isteyecektir” diyor Rabbimiz. (el-Mearic 10-14)
Çocuk köle ticareti yapanlar,organ ticareti yapanlar,uyuşturucu ticareti yapanlar,kadın ticareti yapanlar,hazineyi hortumlayanlar,bunların hepsi batıda eğitim görmüş,İngilizceleri ve bilgisayarları ile dünyayı avuçlarının içi gibi bilen insanlar.
Bunlar, gıdasını alamamış insanlardırlar.Tenimiz toprak dan geldiği için gıdası topraktan geliyor. Onu helal ve temiz olarak kazanıp kullanırken canımız Rahmandan geldiği için onun gıdası Rahmandan gelir. O gıda Kur’an dır.
Can kuşunu Kur’an gıdasıyla beslemezsek aç kalan insanın ağaç kabuklarını bile yediği gibi can gıdasını alabilmek için İngiliz, Fransız, Amerika, Çin düşünürlerinin beyinlerinin salgısıyla doymaya çalışırlar.
Tenimiz sun’i, yapay gıdaları değil, tabii gıdaları istediği gibi canımızda yapay fikirleri değil, ilahi emirler yasaklar ve tavsiyeleri ister.
Sıhhatli bir ten ve cana sahip olanlar gıdalarını düzgün alır,temizliğe dikkat ederlerse kendilerine hücum eden mikroplar onlara zarar veremezler. İyi bir mü’min de içini imanla süsler,dışında da amel çiçekleri açtırırlarsa şeytanlar ve şeytanlaşmış insanlar ona zarar veremezler. Rabbimiz: “Çünkü onun(Şeytanın ve şeytanlaşmış insanların), iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde otoritesi yoktur.” Buyuruyor. (Hıcr 42,İbrahim 22)

Ruhumuzun ve toplum vücudunun gıdası ve onun etkileri elle tutulur gözle görülür şekilde olmadığından, midemizin zil çalması gibi ruhumuzun da feryadı olduğu halde hissetmediğimizden Ruhunuzun gıdası olan Rabbani ayetlerden yüz çevirmeler başlıyor.
Viranelerde yaşayan baykuşun dünyada en sevmediği yerler gül bahçeleriymiş. Karga “En güzel yavru benimki”dermiş. Kara sinek gül kokusundan kaçarmış.
Kula kul olanlar, beynini başkalarının emirlerine çanak şeklinde hazırlayanlar, Allah’ın ayetlerinden yüz çevirirlermiş.
Rabbimiz Kur’anı kerimde kafirlerin yüz çevirmelerini haber veren ayetlerin hemen ardından yeryüzü ayetlerini hatırlatır.
Yani:mideniz için yarattığım gıdaları alıyorsunuz ama iki dünyanızı ma’mur etmek için indirdiğim ayetlerden yüz çeviriyorsunuz uyarısında bulunuyor.
Biz insanları kendi fikir ve görüşlerimize çağırmayacağız. Onların da insan olduğunu, bizden daha isabetli kararlar alabileceklerini , fikir üretebileceklerini bileceğiz. Ama bütün akılları yaratan Allah’tan daha isabetli hüküm koyamayacaklarını bileceğiz.


YOLSUZLUKLARIN KAYNAĞI (Mearic 20-4-2001 Cuma)
Her doğan çocuk,üçbin dolar borçla doğuyormuş. İkiyüzon milyar dolar borcumuz varmış. “Battı balık yan gider” on milyar dolar daha borç alsak ne zararımız var? Nasıl olsa altmış beş milyona bölünüyor. Üç bin dolar borcun üzerine 155 dolar daha borç gelir. “Çeken çeker”miş. Yüke alışana hiç bir şey olmaz,Ama on milyar dolar dört zengine dağıtılırsa onlar için çok şey olur.
Yetkililerimiz,Amerika’dan borç para isteyeceklerine, Türk uyruklu insanların,Amerika bankalarında yatan paralarını geri istese,ihtiyacımız karşılandığı gibi,ihtiyacı olan dost ülkelere de yardım edebiliriz.
En fazla milliyetçi olan birinin ingiliz bankalarında sakladığı paralar varislerini birbirine düşürdü. “Vatanım rûyü zemin” diyenlerin kaçırdıklarını siz hesap ediverin.
Limon satarak Limuzin alanlardan biri de Amerikada yakalanmış. Türkiye, iadesini isteyecekmiş. Geri gönderilmeyeceğini bile bile iade talebinde bulunuyor. Dünyanın her tarafından,dolarlarla kaçanlar Amerikayı boyluyorlar. Eğer bir tanesini geri gönderirse daha sonra gelecek hırsızlara güvenli bir yatak olmayacağından geri göndermez. Ancak parasını başka ülkelerde saklarda Amerikaya kaçarsa, Amerika onu sınır dışı eder ve “Al götür” diyebilir.
“Ekonomi paketi”nin içinde yurt dışında çalışan işçilerimizin tasarruflarını Türkiye’ye getirmenin yolları yok. Çünkü kendi vatandaşının elindeki paraya “Yeşil Sermaye” diye bir ad koydu ve onu düşman haline getirerek genelde Avrupa’nın,özelde Almanya’nın ekmeğine yağ sürdü, ve Amerika’dan istediğimiz borcun çok çok üstünde bir paranın gelmemesi sağlandı.
Baş örtüsü karşıtlığının ekonomik boyutuna dikkat çekilmedi. Binlerce kızımız ve oğlumuz, özgürce dinini yaşayamadığı için Üniversiteyi yurt dışında okumaya çıktı. Türkiyede bir kolej veya özel üniversitede çocuk okutanlar masrafın boyutunu daha iyi bilirler. Bir başörtüsü nedeniyle milyonlarca dolar yurt dışına uçup gittiği gibi,o çocukların velileri paralarını dolara çevirip yastık altına aldılar. Çocuklarını ziyarete gidip-gelirken yiyecekler.
Bunda da vardır bir hayır. Yarın bu öğrencilerin bir çoğu “Prens” olarak,afedersiniz “Beyefendi”olarak Türkiyenin kurtuluşu için gelecekler veya çağırılacaklar.
Yolsuzluklara,yoksulluğa hayır diye yollara dökülen işçi,esnaf,çiftçi ve memurlarımız,bütün bu pisliklerin kaynağı olan dinsizliğe,imansızlığa da bir hayır diyebilse.
Rabbimiz,Cehennemde yanacak insanların özellilerini veriyor: İslâma sırt döner,serveti tekelinde toplar,sabırsız,zarar gördüğünde feryat eder,servete kavuştuğunda cimrilik yapıp kimseye vermez. (Mearic süresi 17-21)
Bütün bu yolsuzluklar bizde mi var? Hayır. Bizimkiler bütün bu yolsuzlukları batıdan öğrendik. Bakınız bu günlerde Amerikalı İnternet soyguncuları,Türkiyedeki İnternet kullanıcılarını soyuyorlarmış. Çok yakın bir zamanda İngilizceyi bilen ama Haram helal nedir bilmeyenlerimiz bunu öğrenecekler ve gereğini yapacaklar. Polisiye tedbirler yetersiz kalır.
Onun için herkesin gönlüne iman yerleştirmekten başka çıkar yolumuz yok. Yine Mearic süresinin devam eden ayetlerinde Namazını kılmaya devam eden,kazandığı malda fakir lerin hakkı olduğuna inanan ve haklarını verenler,Kıyamet gününe inananlar,Rabbin azabından korkanlar müstesna der (Ayet 22-27)


Dünyanın en zengin 225 insanının varlığının yalnızca yüzde 4’ü bütün dünyadaki insanların gereksinimlerini karşılayacak ölçekte imiş. (Hıfzı Topuz,Globalleşme içinde bilimsel araştırmalar,Adam Sanat,1998 s:6)
Altı milyar insanın hakkı 225 kişi tarafından, kalem oyunlarıyla gasbediliyor. Rabbimiz Kalem suresinde “Aralarında gizlice konuşan, aranıza fakir girmesin” diyen, Rabbimin verdiği varlığı kendi kasalarında tutmak için planlar kuranların Hak tarafından varlıklarının ellerinden alındığını haber verir.
Zorbalarla zenginler tarih boyunca beraber çalışmışlar. Birisi yer altı dünyasını, öbürü yer üstü siyasetini yönetmiş. Günümüzde kapı kıranları, eğitimi engelleyenleri, Müslümanları aşağılayanları görüp de ümitsizliğe düşmeyin. Peygamberi ateşe atanları gördük biz Kur’an-ı Kerim’de.
Karşılarına çıkıp Hakkı haykıranları İbrahim (s.a.v.) gibi ateşe atmışlar.
Yusuf (s.a.v.) gibi hapse tıkmışlar. Musa (s.a.v.) gibi şehirden kovmağa denizde boğmaya çalışmışlar İsa (s.a.v.) gibi çarmıha germeye çalışmışlar, ama başarılı olan hep hak yolun yolcuları olmuş.

NE YAPALIM? (Mearic süresi 23-4-2001 Pzrts)
Yaratanımız ne için yarattı ise onu yapalım. Buzdolabının soba yerine kullanılması,karıncanın fil olarak değerlendirilmesi ne kadar abes ise,insanın da yaratılış gayesi dışında kullanılması o dereceden daha fazla abestir.
Ne yapmamız gerektiğini Rabbimiz Mearic süresinde belirtmiş:
1-Kafirlere benzememek için İslâma sırt dönüp düşmanlık yapmayacağız.
2-Mal topladıktan sonra cimrilik yaparak muhtaçları mahrum bırakmayacağız.
3-Namazımızı düzenli ve devamlı kılacağız.
4-Kazandığımız malda fakirin hakkı olduğunu bileceğiz ve haklarını vereceğiz. Verdiğimiz Zekât ve sadakaları hak sahibine hakkını vermenin huzuru içinde vereceğiz. Yoksa onu,başa kakma vasıtası yapmayacağız. Birileri “Ölme ben senin için çareler arıyorum”diyerek aylarca açlığa sevkederken,öbürleri de onları tenkit ederek vakit geçirirken Müslüman insan elinin erdiği,gücünün yettiği kadarıyla hemen,bu günün yardımını yarına bırakmadan yardım etmeli. Bunun için:
a) Borçlarınızı zamanında ödeyiniz ve krizi bahane ederek ertelemeye çalışmayınız. Gücünüz yetiyorsa zor durumda olanlara borç para vererek sıkıntısını gideriniz ki Allah da sizin sıkıntılarınızı iki dünyada da gidersin.
b) Siz sıkıntıya düşmeyecekseniz, alacaklarınızı erteleyiniz ve sıkboğaz etmeyiniz. Bu ertelemelerde faiz talep etmeyiniz.
c) Çok zor durumda olduğu halde bildirmemeye çalışan,veren adam iken, alan adam durumuna düşenlere özellikle dikkat ediniz. Firasetiniz size yol gösterecek ve siz onları tanıyacaksınız.
d) Karınların doyması konusunda Müslüman-Kâfir ayırımı yapmadan yardım elinizi uzatacaksınız.
4-Yaptığımız her hareketin iyi veya kötü olarak karşılığını göreceğimiz kıyamet gününe imanımızı tam ve sağlam tutalım. Bu iman bizi cennete giden doğru yoldan ayrılmamızı engeller.
5-Namusumuzu koruyalım. Eşimizin,çocuklarımızın,yakınlarımızın,gücümüzün yetişebildiği her insanın haram yollardan uzaklaşmasına ve ihtiyaçlarını helal yollardan karşılamasına yardım edelim. Başlık paralarının İslâm’da yeri olmadığını bilelim. Mihirleri de en aza indirerek evlenmeleri kolaylaştıralım. Evlenenlere maddi manevi yardım yapalım.
6-Emanete hıyanet etmeyelim. Organlarımız bize emanet olarak verildi. Dilimizle Allaha şükretmemiz gerekirken küfretmede kullanmayalım. Her organ yaratılış gayesi doğrultusunda Rabbin çizdiği yolda görevini yerine getirmeli. Yöneticilere hazine bir emanettir. Bir lirasını haksız yere almak ihanettir. Kur’an, bütün insanlık ailesine emanettir. Tek emrine veya yasağına karşı gelmemeye dikkat edelim. Akıl,emanettir. Onu uyuşturucu ile örtmeyelim. Kafirlerin fikir kusmuğuna çanak yapmayalım.
7-Sözlerimize,senetlerimize,çeklerimize,taahhütlerimize sahip çıkalım. Başta Rabbimize verdiğimiz kulluk sözüne sahip çıkalım da kula kul olmayalım.
8-Şahitliğimizi dosdoğru yapalım. Başta Allahdan başka yaratan,yaşatan ve yöneten olmadığına,Muhammed (S.A.V.) in Allahın kulu ve rasülü olduğuna,okulda,tarlada,dairede,üniversitede,divanda,dergahda,mecliste ve meydanda velhasıl her yerde şahitlik yapalım ki bu dünyada güzel bir hayat yaşayalım ve ahirette de Cennette Allah tarafından ağırlananlardan olmaya çalışalım.
İsterseniz siz,Mearic süresinin 17-44 ayetlerinin tefsirini “ŞİFA TEFSİRİ” 8/62 den bir okuyuverin.