İki Yüzlüler (21-6-2001 Prşm) - Nuzulsirasinagorekuran - 80. Sayfa
İKİ YÜZLÜLER (21-6-2001 Prşm)
Bakara sûresinin başında beş âyetle Müttaki bir Müslüman tarif edilmiş. İki
âyetle kâfir tanıtılmış ve on üç âyetle de Münafık tanıtılmış.
Her münâfık,kâfirdir ama her kâfir,münâfık değildir. Kâfiri tanırsınız ve ona
göre tavır belirlersiniz. Ama münâfık’ı ayırdetmek çok zor.
Medine’deki münafıkları sevgili peygamberimizden başkası bilemezdi. Ancak
hakkında ayet nazil olan kişiler hariç. Gerçi İbn-i Habib (- 245 h.) el-Mühabber
s: 467 de Otuz altı tane münâfık’ın adını ve kabilesinin ismini verir. Bunlar
daha sonra koynundan Haç’ı çıkanlardırlar.
Sonra Mekke münâfıkları türedi. Her peygamberin çevresinde münâfık insan
olmuştur. Kıyamete kadar da münafık olacaktır.
Fert olarak münafık yaşayıp,münafık olarak ölen insanların münafık olduğunu
bilmemiz zordur.
Ama toplu münafıklık hareketleri bir yerde yakayı ele verirler. Medine
münafıkları,bazı olaylarda hemen Müslümanların zararına olacak şekilde toplu
harekete geçiveriyorlar.
Toplu münafıklığa günümüzde en tipik örnek Sabatay’cılardırlar. İzmirli Haham
Sabatay Sevi (1632-1675) “Tanrı krallığını” kurmak, Yahudileri Kudüs’te toplamak
ve Süleyman ma’bedini ihya etmek için kendisini “Mesih”olarak ilan eder. Bir çok
inananı olur. Yahudiler arasında ihtilaf büyüyünce Osmanlı devleti olaya el kor
ve Sabatay’ı hapis cezasına çarptıracağını ifade edince Sabatay da hemen
Müslüman olur ve Mehmet adını alır. İçerde Yahudi, dışarıda Müslüman olarak
yaşamaya devam ederler. Sabatay’ın ölümünden sonra Yakubiler, Karakaşlar, ve
Kapancılar diye üç guruba ayrılırlar.
Müslüman olduklarını halka inandırmak için zenginlerden birkaç kişi her sene
hacca giderlermiş ve gidiş-gelişleri çok tantanalı olurmuş. Çok ses getiren
Mevlit merasimleri yaparlarmış. (Bak:İslâm Ansiklopedisi Türkiye.Diy.Vakf.
“Dönme” maddesi )
Rabbimiz Bakara süresinin 8-20’nci âyetlerinde bu iki yüzlü insanların hasta
olduklarını,fakat hasta olduklarını da bilmediklerini,bozgunculuk yaptıkarı
halde düzelttiklerini zannettiklerini,Müminlerin yanında iman ettiklerini
söyledikleri halde kâfirlerin yanına varınca Müminlerle alay etmek için öyle
dediklerini haber verirken iki yüzlülerin röntgen filmini vermekte.
Sevgili peygamberimiz de bizi uyarır: ”Sakın kişinin namazı ve orucu sizi
aldatmasın. Dileyen namaz kılsın, dileyen oruç tutsun. Emaneti olmayanın dini
olmaz”buyurur. (Musannef, Abdurrezzak bab ül emanet 11/157 hadis 20192)
Münafikun süresinde açıklandığı gibi görüntüleri güzel ama giydirilmiş odundan
farksız olan bu insanlara aldanmayacağız.
Münafikun suresinin dördüncü ayetinde “Onları gördüğün zaman cisimlerini
beğenirsin. Konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Sanki onlar giydirilmiş kereste
gibidirler. Her bağırışı kendi aleyhlerine zannederler. Onlar düşmandırlar.
Onlardan sakının. Allah onları gebertir. Nasılda döndürülüyorlar.” Diye haber
verir.
Bakara suresinin 204-205 inci ayetinde ise “İnsanlardan öyleleri vardır ki, onun
dünya hayatındaki sözü hoşuna gider. Kalbinde olana Allah’ı şahit tutar. Halbuki
O, düşmanların en azılısıdır. O işbaşına geçtiği zaman yeryüzünde bozgunculuk
yapmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Allah, bozgunculuk yapanı sevmez.”
Buyurur.
Fakir olduğu halde zengin havası estirenler,Türk olmadığı halde Türkçülük
hareketinin en önünde yürüyenler,gelene ağam,gidene paşam diyenler, Kral öldü
yaşasın kralcılar,iki yüzlü sayılırlar ama Kur’anda tarif edilen Münafıkın bir
çok özelliğini taşıdıkları halde münafık sayılmazlar. Çünkü Kur’anın tarif
ettiği bu iki yüzlüler İman konusunda iki yüzlü davrananlardırlar.
Bir de amelde münâfık vardır ki o, İman ettiği halde ahlaki eksikliğinden dolayı
sözünü yerine getirememekte,yalan söylemekte,emanete hıyanet etmekte. İşte
bunlar amelde münafıktırlar.
Bizler hem İmanımıza,hem amelimize nifak kokusu dahi karıştırmamaya dikkat
edelim.
MANKURTLARA MERHAMET (22-6-2001 Cuma)
Milli Eğitim Bakanlığının bursunu kazanarak yurt dışına gidecek olan iki lise
mezunu gencimiz bana uğrayarak “Hocam yurt dışına üniversite tahsili için
gidiyoruz. Tavsıyelerinizi bekleriz”dediler.
“Gittiğiniz üniversitede dünyanın her tarafından gelen öğrenciler göreceksiniz.
Birleşmiş Milletlerde ki Türkiye’nin temsilcisi nasılsa siz de Birleşmiş
Öğrenciler arasında öylesiniz. Yahudi, Hıristiyan, Budist, Paganist, Deist veya
Ateist her ne olursa olsun bir kerre bütün bu insanları Allahın kulu, Hz. Ademin
çocuğu olarak göreceksiniz. Sevgili peygamberimiz: “Hepiniz Adem’densiniz, Adem
de Topraktandır.”buyurmuş. Müslüman ülkelerden gelen öğrenciler,hem Adem’den
kardeşiniz hemde din kardeşiniz. Türkiye’den gelenler ise hem milli hem de dini
yakınlığınız var” dediğimde :
-Türkiye’de olduğu gibi Yurt dışında da insanlarımız guruplara ayrılmışlar bu
durumda ne yapalım? Dediklerinde :
-“Mezun olduğunuz liseyi ve orada tanıdığınız arkadaşlar top yekûn Türkiye’nin
numunesidir. Yalan makinası olduğu gibi İman makinası olsada okulda sağcı,
solcu, futbolcu, devgençci, sevgençci ne kadar varsa bunların hepsini iman
makinasına oturtsanız hepsinin bilgi birikimi yüzde doksan aynı çıkar. Yüzde
onluk bir slogan farkı olur. Onun için siz, yüzde doksan beraberliğinizi öne
çıkarırsanız, yüzde onluk ayrılığı da ortadan kaldırabilirsiniz” dedim.
Karaman’daki dostlarıma ne var ne yok? Dediğimde: Camilerdeki birinci safı eski
sosyalist ve de Komünist olanlara kaptırdık demişlerdi.
Zaten olacağı o idi. Komünizmin çökmesiyle art niyetli olmayan eski Komünistler
camide boş kalan yerlerine dönüverdiler.
“Ama hocam benim tanıdıklarım var onlar dönmediler” denebilir. Onlar hiçbir
zaman komünist olmadılar. Onlar iliklerine kadar din düşmanı idiler. “Biz
gâvuruz”diyemedikleri için “Komünistiz”demişlerdi.
Şimdi din düşmanlıklarını Amerikanın çıkarlarını koruma adına yapmaya devam
ediyorlar. Bunların sayısı ayak parmaklarını geçmeyecek kadar azdırlar.
Mehmet Âkif merhum onlar için:
“Serseri, hiç birinin mesleği yok meşrebi yok.
Feylesof hepsi fakat pek çoğunu mektebi yok.
Şimdi Allah’a söver sonra biraz bol para ver,
Hiç utanmaz Protestanlara zangoçluk eder.” Diyor.
Bu bir avuçluk insan, nerede ve nasıl yetişmişlerse İslâm’dan olan her şeye
düşmanlık yapıyorlar. Belirli bir yaşa geldikten ve bir çok olayın gerisinde
cereyan eden sebeplere bilimin kesin bir şey söyleyemediğini gördükten sonra
“Gayba” iman hareketi içlerinde kımıldıyor ama bu kımıltıların kişiyi İslâm’a
yöneltmemesi için özel baskı araçları kuruluyor. “Aydın” olma sıfatını
yitirirsin,entel kalamazsın,işe yaramaz yazılarına binlerce dolar alamazsın”
gibi baskı araçlarında ruhunu cendereye veriyorlar.
Biz her halu karda Hz. Adem’in çocuklarına sahip çıkacağız. Kendisinin beynini
yıkayanların emriyle anasını öldürmeye kalkan ”Mankurt” a karşı anasının
sevgi,şefkat ve merhamet dolu bakışları varya işte biz o bakışlara sahip olursak
birliğimizi kurar,dirliğimizi sağlarız.
İslami Okul Okulların En Önemlisi