Rüşvet (27/12/2001 Prşm Milligazete) - Nuzulsirasinagorekuran - 84. Sayfa
RÜŞVET (27/12/2001 Prşm Milligazete)
07/10/2004/Prşmb
Hastalarının organlarını kesip satan doktoru herkes nefretle izler
televizyondan. Afrika’dan binlerce siyah insanı zorla yakalayıp, gemilere
bindirip, Amerika’ya götürüp yıllarca köle olarak çalıştıran ve onları alıp
satanlar tarihin en iğrenç insanları olarak anılırlar.
Ama kendi şahsiyetini para karşılığı satanlar,haklıyı haksız,haksızı haklı
yapmak için rüşvet alanlar,her nedense insan ticareti yapanlar kadar nefret
edilmezler.Halbuki Rabbimiz,Oruç ayetinin hemen arkasında Bakara süresinin
188’inci ayetinde:
“Mallarınızı aranızda batıl yolla yemeyiniz ve o malları bilerek, günaha girerek
insanların mallarından bir kısmını yemeniz için hakimlere(Rüşvet olarak)
vermeyiniz.”buyurmuş.
Dikkat ederseniz önce rüşvet vermek yasaklanıyor.Çünkü verici olmazsa alıcı
olmaz.Biz hep alıcıları suçladık.Vericileri “Ne yapsın mecbur”diyerek aklama
çalıştık.
Dünyadaki bütün milletlerin “Temiz toplum ” sloganıyla yola çıktığı halde bir
türlü başaramamasının nedeni her şeyi ekonomi ve ceza yollarıyla halledeceğine
inanmasındandır.Rüşvetin ortadan kalkması için, memurun maaşının artması
teklifi,tek çıkar yol olmadığı milyarlık rüşvetleri,milyarlık adamların alıp
vermesinden,trilyonluk rüşvetleri de trilyonlara sahip insanların alıp
vermesinden anlıyoruz.
Bazı hukuk profları,eşkıyaya akıl satıyor,ekonominin başında bulunan bazı
yetkililer bankanın nasıl soyulacağını para karşılığı öğretiyor. Böylece eğitime
katkıda bulunuyor.
Ömrü devlet ihaleleri almakla geçen bir müteahhit ilahiyat mezunu bürokrata
geliyor ve “Bu çağda bu kadar büyük miktarda rüşveti almayan bir insanı görmek
için geldim.Ben,senin yüzünden kârdan zarar ettim ama olsun.Senin gibi bir
insanın bu çağda var olabileceğini düşünmüyordum.Beni yanılttın ama bana ümit
verdin.Bu ülke yıkılmaz” diyor.
Allah sevgisini tatmayanlar,servet,makam ve mevkiyi put gibi görenler,hep ekmek
veren el’e baktıklarından ekmeği vereni görmediklerinden dostla düşmanı ayırt
edemezler.
Onlara göre dünyadaki insanlar, Ona yardım edenler ve etmeyenler diye ikiye
ayrılırlar.
Ekmek karşısında el pençe divan dururlar. Dolar’ın dümen suyuna kapılırlar.
Marka göre yelken açarlar. “Höt” diyen olursa servet yelkenini rüşvet limanına
indirirler.
Bunlar, Kur’anın ifadesiyle “ Ne onlardandırlar, nede bunlardandırlar. Bunların
arasında bocalayıp dururlar.”(Nisa 143)
Günümüzde yapılan din düşmanlığının temelinde haksız kazanç kavgası vardır. Bu
güne kadar hazine soyarak gelen dede,oğul,torun,amca,yeğen ,kardeş ve dayılara
birileri “Dur” demeye başladı
Adalette,maliyede,mülkiyede,bakan,müsteşar,vali,kaymakam,hakim savcı,emniyet
müdürü,müfettiş,müdür,şef,memur seviyesinde değerli insanların yetişmesi ,
dinine ,vatanına, milletine zarar veren işlemlere imza atmamaları birilerini
rahatsız ediyor.
“Rüşvet almıyor, rakı içmiyor, fuhuşla kandırılamıyor. Bize de geçit vermiyor.
Öyle ise bu irticacıdır.” diyerek haram yolunu açmaya çalışıyorlar.Ama bu sefer
başarılı olamayacaklar.“Allah”diyenler kazanacaklar.
SAYGI KARŞILIKLIDIR(03/01/2002 Prşmb Milligazete)
Hatır saymak,hurmet etmek,saygı göstermek,saymak,gönül almak,deyimleri dilimizin
çiçeğidir.Ama kökleri gönlümüzdedir.Zaten gönülde ne varsa dilden o dökülür.
Cahiliye döneminin ibadet adına geliştirdiği şekilcilikten çıkıp Rabbin koyduğu
kurallara uymamız emreder Rabbimiz.
Rabbimizin ve rasülünün bildirmediği şekilde Rabbe ibadetin takva olmayacağını
bildirir.
“Sana hilâlleri sorarlar. De ki: Onlar insanlar ve hac için vakit ölçüsüdür.
Evlere arkadan girmek bir (iyilik) değildir. İyi kişi sakınandır. Evlere
kapılarından girin. Allah'tan sakının, umulur ki kurtuluşa erersiniz.” (Bakara
189)
Rabbimiz gökyüzüne yelkovan gibi ay’ı,akrep gibi güneşi takıvermiş.
Rasathanenin müdüründen dağdaki çobana kadar herkesin iş ve ibadet günlerini ve
saatlerini kolaylıkla öğrenebileceği halede yaratmış.
Avuç büyüklüğündeki takvimi herkes para verip alamazken Rabbimiz dünyadan daha
büyük güneşi üstümüze asıvermiş ve hiçbir şahsın tekeline de vermemiş.
Haram aylarda(Zilkade,Zilhıcce,Muharrem ve Receb)harp etmeye kalkan insanlara
karşı sizde harp ediniz.Yani “Biz,Cuma günü,bayram günü,haram aylarda harp
etmeyiz”diye bir anlayışta olmayınız:
“Sizinle harp edenlerle, Allah yolunda siz de harp ediniz, aşırı gitmeyin.
Şüphesiz Allah haddi aşanları sevmez.” (Bakara 190)
“(Harpde) Onları nerede bulursanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de
onları çıkarın. Fitne (zorla islam dininden döndürmeye çalışmak) öldürmeden
beterdir. Onlar sizinle Mescid-i Haram yanında harp etmedikçe, siz de onlarla
harp etmeyin. Eğer onlar harp ederse siz de onlarla harp edin.” (Bakara 191)
Bu ayetin içindeki: “Onları nerede bulursanız öldürün”bölümü kesilip alınarak
epeyce İslâm aleyhinde yayın yapan oldu ama tutmadı.Çünkü Kur’anı Kerim ellerde
ve gönüllerde.O yazıyı okuyan biri hemen açıp bakıyor ve Kur’anın ifadesinin
hayata daha uygun olduğunu anlıyor.
Maraş’ta Sütçü İmamların,Antep’te Şahin beylerin,Libya’da Ömer
Muhtarların,İzmir’de Demirci efelerin yaptığı, işgal kuvvetlerini nerede bulursa
öldürmek olmuştur.Ama:
“Şayet harbe son verirlerse, şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”
(Bakara 192)
“Fitne (zorla islam dininden döndürmeye çalışmak,zulüm ve işkence) kalmayıncaya
ve (yaşanan) din Allah'ın oluncaya kadar onlarla harp edin. Şayet harbe son
verirlerse artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.” (Bakara 193)
Rahmet peygamberinin rahmet ümmeti,rahmet gibi dünyanın her tarafına yağar,bu
yağışta bülbülle akrep arasında ayırım yapmaz.Dikenle gül arasında da ayırım
yapmaz.O yağar ve yeşertir.Görevi,zorbalığa,zulüme,işkenceye son vermektir.
“Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler karşılıklıdır. Kim sizin üzerinize
saldırırsa, onun size saldırdığı gibi siz de onlara saldırın. Allah'tan sakının
ve bilin ki, Allah sakınanlarla beraberdir.” (Bakara 194)
Unutmayın ki saygılar karşılıklıdır.Saygı gösterin ki saygı göresiniz.
İslami Okul Okulların En Önemlisi