Kısa ve Uzun Olmak Üzere Zikr'in Fazileti | Zehirli Ok - Zikir Ve Dua - Zikrin Fazileti
Kısa ve Uzun Olmak Üzere Zikr'in FaziletiÂyetler Sâbit el-Bennâî bir keresinde 'Rabbimin beni andığı zamanı biliyorum!' dedi. Onun bu sözü üzerine orada bulunanlar ürktüler ve kendisine 'bunu nasıl bildiğini' sordular. Bunun üzerine 'O'nu andığım zaman O da beni anar' cevabını verdi. Arafat'tan dönüşünüzde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin! O size nasıl hidayet ettiyse, siz de O'nu öylece anın!(Bakara/198) Hacla ilgili ibâdetlerinizi bitirince, (câhiliyye devrinde hacdan sonra toplanıp) atalarınızı anarak (övündüğünüz gibi), hatta daha kuvvetli bir şekilde Allah'ı anın! (Bakara/200) Onlar ayaktayken, otururken ve yatarken (daima) Allah'ı anarlar. (Âlu İmran/191) Namazı kılıp bitirdiğiniz zaman ayakta, otururken ve yanlarınız üzerinde yatarken hep Allah'ı anın! (Nisâ/103) İbn Abbas (r.a) bu ayetin tefsirinde "Yani 'Gecegündüz, karada ve denizde, seferde ve hazarda, zenginlikte ve fakirlikte, hastalıkta ve sıhhatte, gizli ve açık Allah'ı anın!' demektir" buyurmuştur. Allah Teâlâ münafıkları kötülemek üzere şöyle buyurmuştur: Yine Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: Allah'ı anmak (bütün ibâdetlerden) daha büyüktür. (Ankebût/45) İbn Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: 'Bu âyetin iki vechi (mânâsı) vardır: a) Allah'ın sizi anması, sizler için, sizin O'nu zikretmenizden daha büyüktür, b) Allah'ın zikri, içerisinde zikir bulunmayan diğer ibâdetlerin hepsinden daha büyüktür'. Zikrin büyüklüğünü bildiren, bunlar gibi daha nice âyetler vardır. Hadîsler Gafiller arasında Allah'ı zikreden kimse, hezimete uğramış askerler arasında düşmanla (Allah için) amansızca muha-rebe eden kimse gibidir. Hz. Peygamber'in naklettiği bir hadîs-i kudsîde Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: Hz. Peygamber bir keresinde 'Âdemoğlu kendisini Allah'ın azabından kurtaracak ameller içerisinde, O'nun zikrinden daha faydalı bir amel işlemiş değildir' buyurdu. Ashâb-ı kiramın 'Allah yolunda cihad da mı zikir kadar faydalı değildir?' diye sorması üzerine şöyle cevap verdi: 'Evet, Allah yolunda cihad da zikir kadar faydalı olamaz. Ancak kılıcın paramparça oluncaya ve sonra ikinci ve üçüncü kılıçlarında parçalanıncaya kadar düşmanla savaşman müstesna...'3 Cennet bahçelerinde otlamak (teferrüc etmek) isteyen kimse Allah'ı çok zikretsin.4 Hz. Peygamber'e 'Amellerin hangisi daha üstündür?" diye sorulduğunda şöyle cevap vermiştir: 'Dilin Allah'ın zikriyle taptaze olduğu halde ölmen (Yani ölünceye kadar Allah'ın zikrini terketmemen)'.5 Dilin Allah'ın zikriyle taptaze olduğu halde sabahla ve akşamla! Böyle yaptığın takdirde günahsız olarak sabahlamış ve akşamlamış olursun.6 Sabah-akşam Allah'ı zikretmek, Allah yolunda ve O'nun düşmanlarıyla savaşılırken kılıçların kırılmasından daha efdâl olduğu gibi. O'nun rızası için fakirlere bol bol infakta bulunmaktan da daha efdâldir'.7 Bir hadîs-i kudsîde Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: Yedi sınıf insan vardır ki Allah Teâlâ onları, kendi gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı bir günde (kıyamet gününde) kendi gölgesinde gölgelendirir. Bunlardan biri de, tek başına kaldığı zamanlarda Allah'ı anan ve O'nun korkusundan gözleri yaşaran kimsedir.9 Hz. Peygamber birgün 'Ey ashâbım! Size amellerinizin en hayırlısını, padişahınız (Allah) nezdinde en verimlisini ve derecelerinizi en fazla yükseltecek olanı, Allah yolunda altın ve gümüş harcamanızdan ve düşmanlarınızla karşı karşıya gelip onların boynunu vurmanızdan ve onların da sizin boynunuzu vurmalarından daha hayırlısını haber vereyim mi?' diye sordu. Sahabîler 'Ey Allah'ın Rasûlü! Bu amel nedir?' diye sorduklarında da şöyle buyurdu: 'Devamlı olarak Allah'ı anmaktır'.10 Bir hadîs-i kudsîde Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Ashâb'ın ve Âlimlerin Sözleri Âlimlerden biri şöyle der: "Allah Teâlâ şöyle buyurur: Hangi kulumun kalbinde zikrime yapışmayı ve beni anmayı galip görürsem, onun işlerini düzenler ve ona, kendisiyle oturup konuşan bir arkadaş olurum". Hasan Basrî (r.a) şöyle buyurmuştur: "Zikir iki kısımdır: a) Allah Teâlâ'yı kendinle O'nun arasında (gizlice) zikretmendir. Böyle bir zikir ne kadar güzel ve ecir bakımından da ne kadar büyüktür! b) Bundan daha büyüğü ise Allah'ı, haram kıldıklarının yanında anarak bunları yapmamandır". Rivayet ediliyor ki, Allah'ı zikredenin nefsi müstesnâ dünyasını değiştiren her nefis, dünyadan susuz olarak çıkar.. Muaz b. Cebel şöyle buyurmuştur: 'Cennet ehli Allah'ı zikretmeksizin geçirilen saatlerin dışında dünyanın hiçbir şeyine üzülmezler. Allah herşeyi herkesten daha iyi bilir'. 1) Ebu Nuaym ve Beyhakî, (İbn Ömer'den zayıf bir senedle) |
İslami Okul Okulların En Önemlisi