Teganni Etmek ve Şiir Okumak | Zehirli Ok - Dilinafetleri - 905. Sayfa
Teganni Etmek ve Şiir OkumakBiz Sema kitabında teganninin helâl ve haram kısımlarını belirtmiştik. Bu bakımdan ikinci bir defa tekrar etmeye gerek görmüyoruz. Şiir'e gelince, o bir konuşmadır. Güzeli güzel, çirkini çirkindir. Ancak kendini sadece şiire vermek kötüdür. Nitekim Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: Yemin ederim ki birinizin içi irin ile dolarsa, bu durum içinin şiirle dolmasından daha hayırlıdır.109 Mesruk'a şiir hakkında soruldu. Mesruk bu suali çirkin gördü. Kendisine 'Neden bunu çirkin gördün?' denildiği zaman şu cevabı verdi: 'Ben, amel defterimde şiir bulunmasını istemiyorum'. Seleften birisine şiirden birşey soruldu. Sorana 'Onun yerine Allah'ın zikrini koy! Çünkü Allah'ın zikri şiirden daha hayırlıdır' dedi. Kısacası şiir inşad etmek (okumak) ve temelinden inşâ etmek haram değildir, eğer içinde müstehcen bir söz yoksa... Nitekim Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: 'Muhakkak şiirin bir kısmı hikmettir'.110 Evet! Şiirin maksadı övmek, kötülemek ve kadınların vasıflarından bahsetmektir. Bazen buna yalan da katılır. Hz. Peygamber (s.a) Ensa'dan Hasan b. Sahife kâfirlere şiirleriyle taarruz etmesini emir buyurmuştur. Şairin medh u senada ileri gitmesi her ne kadar yalansa da haramlık bakımından yalan sınıfına girmez. Nitekim şair el-Mütenebbî şöyle demiştir: İşte şairin bu sözü, cömertliğin son zirvesini vasfetmekten ibarettir. Eğer şairin övdüğü kişi cömert değilse şair yalancıdır. Eğer cömertse, mübalağa etmek şiir sanatındandır. Şairin buna inanması gerekmez. Hz. Peygamber'in huzurunda birçok beyitler inşâd edilmiştir. Eğer onlar tedkik edilirse, onlarda da bunun benzeri şeyler bulunur. Oysa Hz. Peygamber onu söyleyen şairi menetmemiştir.111 Hz Aişe şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber ayakkabılarını tamir ediyordu. Ben de yün eğiriyordum. Hz. Peygamber'in alnının terlemeye başladığını gördüm. Bu ter nûra dönüşüyordu. Bu durum karşısında dilim tutuldu ve şaşkın şaşkın baktım. Bu durumumu gören Hz. Peygamber 'Neden hayrete düştün?' dedi. Cevap olarak dedim ki: 'Ey Allah'ın Resulü! Alnından ter akmaya başladı. Sonra o terin nûra dönüştüğünü gördüm. Eğer Ebu Kebir el-HuzeJî' (meşhur bir şairdir) seni görseydi senin onun şiirine konu olmaya herkesten daha lâyık olduğunu anlardı'. Hz. Peygamber şöyle dedi: 'Ey Âişe! Ebu Kebir el-Huzelî şiirinde ne diyor?' 'O şiirinde şöyle diyor dedim: Övdüğüm insan hayz kanının kalıntılarından, emziren kadının çirkin durumundan ve miğyel hastalığından uzaktır.112 Onun yüzünün hatlarına baktığın zaman o hatlar su serpen bulutun berraklığı gibi parlar. Ey Âişe! Allah sana hayrı mükâfat olarak versin. Benim senden aldığım sevinç gibi (kadar), sen benden sevinç almış değilsin.113 Hz. Peygamber, Huneyn savaşında ganimeti taksim ederken Abbas b. Murdas'a dört deve verdi. ''Abbas bunları az görüp bir şiirinde bu durumdan şikayet etti ve o şiirin sonunda şunlar vardır: Benim ve atım Ubeyd'in aldığı ganimeti, Uyeyne ve Akrâ arasında taksim mi ediyorsun? Bunun dilini benden kesiniz. Bu emir üzerine Ebubekir (r.a), Abbas'ı götürüp istediği yüz deveyi kendisine verdi. Sonra Hz. Peygamberin huzuruna herkesten daha fazla Hz. Peygamber'den razı olarak döndü. Bunun üzerine Hz. Peygamber kendisine 'Benim aleyhimde şiir mi söylüyorsun?' dedi. Abbas bu tenkide karşı Hz. Peygamber den özür dileyerek şöyle dedi: 'Annem ve babam cana fedâ olsun! Karıncaların üremesi gibi dilimin üzerinde şiirin yürüdüğünü hissediyorum. Sonra karıncaların ısırdığı gibi beni ısırıyor. Bu bakımdan şiir söylemekten kendimi alamıyorum'. Bunun üzerine Hz. Peygamber tebessüm ederek şöyle buyurdu: Deve, inlemeyi veya bağırmayı bırakmadıkça Arap da şiiri bırakmaz.115 108)Tirmizî, (Hz. Âişe'den bir benzerini) |
İslami Okul Okulların En Önemlisi