26.Münker ve Nekir'in Sorgusu, Suretleri, Kabrin Sıkması ve Kabir Azabı ile İlgili Diğer Hususlar | Zehirli Ok
26.Münker ve Nekir'in Sorgusu, Suretleri, Kabrin Sıkması ve Kabir Azabı ile İlgili Diğer HususlarEbû Hüreyre Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: Atâ b. Yesar, Hz. Peygamberin (s.a) Ömer b. Hattab'a şöyle dediğini rivayet ediyor: Bu hadîs, aklın ölümle bozulmayacağına ve ancak bedenin bozulduğuna dair açık bir hükümdür. Bu bakımdan ölünün aklı, idraki, elem ve lezzetleri daha önce bildiği gibi bilme hissi sağlam olarak kalır. Onun aklından birşey bozulmaz. İdrâk edici akim bu azalar ile ilgisi yoktur. O idrak, uzunluğu ve eni olmayan bir şeydir. Hatta bölünme kabul etmeyen eşyayı idrâk edici cüz kalırsa, akıl var demektir. İşte ölümden sonra da böyledir; zira ölüm, o idrâk edici parçaya girmez. O yok olmaz. Muhammed b. Münkedir şöyle diyor: 'Kulağıma geldiğine göre kabirde kâfire kör, sağır, elinde demirden yapılmış ve başında devenin hörgücü gibi topuzu olan ve elinde kamçı olan bir hayvan musallat kılınır. O kamçı ile kıyamete kadar kâfiri döver. Kâfir Ebû Hüreyre şöyle demiştir: Ölü kabre konulduğunda sâlih amelleri gelir, etrafını çepeçevre sararlar. Başı tarafından azap geldiğinde okuduğu Kur'ân imdadına yetişir. Ayakları tarafından geldiğinde kıldığı namaz, imdadına yetişir. Elleri tarafından gelince, eller derler ki: 'Yemin olsun! O bizi sadaka vermek ve dua etmek için açardı. Bizden taraf ona yol yoktur'. Ağız tarafından gelirse zikir ve oruç imdada yetişir. Böylece sabır ve namaz bir tarafta dururlar. Böylece (azap) der ki: 'Eğer ben ona varacak bir geçit görseydim mutlaka onun arkadaşı olurdum'. Süfyan es-Sevrî der ki: Kişi nasıl kardeşini, ailesini, çocuğunu koruyorsa, sâlih amalleri de kişiyi o şekilde kabirde korurlar. Sonra kişiye şöyle denir: 'Allah senin için kabrini bereketli kılsın! Dostların ne güzel dost, arkadaşların ne güzel arkadaşlardır!' Huzeyfe şöyle rivayet ediyor: Hz. Peygamber ile beraber bir cenazeye gitmiştim. Kabrin başına oturduktan sonra kabre bakıp şöyle dedi: Hz. Âişe, Hz. Peygamberin şöyle buyurduğunu rivayet eder: Enes'ten şöyle rivayet ediliyor: Hz. Peygamberin kızı Zeyneb vefat etti. O çok hastalıklı bir kadındı. Hz. Peygamber onun cenazesinin arkasından gitti. Hz. Peygamberin hali, bizi üzüntüye garketti. Kabre indiğinde Hz. Peygamberin yüzü iyice sarardı. Kabirden çıkınca yüzü beyazlaşıp normale döndü. Bunun üzerine 'Ev Allah'ın Rasûlü! Sende bir durum gördük. O durumu icabettiren ne idi?' diye sorduk. Hz. Peygamber şöyle dedi: Kabrin, kızımı sıkıştın}) azap edeceğini düşündüm. Bana ondan azabın hafifletildiği haber verildi. Yemin, olsun! O öyle bir şekilde sıkıştırıldı ki onun sesini, insan ve cin hariç, yer ile gök arasındaki herşey işitti.163 158) Tirmizî, (hasen bir sonedle); İbn Hibban |
İslami Okul Okulların En Önemlisi